<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Trkiz.Com Kiz Kizlar Kizlarla Chat Sohbet</title>
	<atom:link href="http://www.trkiz.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.trkiz.com</link>
	<description>Kiz Bayan bayanlar hanimlar Hakkinda Hersey</description>
	<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 20:18:53 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yardimci besinler</title>
		<link>http://www.trkiz.com/yardimci-besinler.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/yardimci-besinler.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 20:18:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bayanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=369</guid>
		<description><![CDATA[Bazı besinlerden ne kadar kıssanız da kilo veremiyor olabilirsiniz, ama bazı besinlerde yağ yakma özelliklerinden dolayı kilo kaybetmenize yardımcı oluyor.
Vücuttan en zor atılan, kilo vermeyi en zorlaştıran
şeyler yağlardır. Kendinize uymayan diyet programları yüzünden ya da yanlış
yemekleri yediğiniz için yağ yakamıyor olabilirsiniz. Ama bunun da doğal bir
çözümü var. Bazı yağ yakıcı besinler sayesinde vücudunuzdan bir türlü
atamadığınız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı besinlerden ne kadar kıssanız da kilo veremiyor olabilirsiniz, ama bazı besinlerde yağ yakma özelliklerinden dolayı kilo kaybetmenize yardımcı oluyor.</p>
<p>Vücuttan en zor atılan, kilo vermeyi en zorlaştıran<br />
şeyler yağlardır. Kendinize uymayan diyet programları yüzünden ya da yanlış<br />
yemekleri yediğiniz için yağ yakamıyor olabilirsiniz. Ama bunun da doğal bir<br />
çözümü var. Bazı yağ yakıcı besinler sayesinde vücudunuzdan bir türlü<br />
atamadığınız kilolarınızdan kurtulabilirsiniz. İşte o besinler;</p>
<p>Suyosunu: Düşük kalorili suyosunu için adeta ilaç tanımlamasını yapmak<br />
kesinlikle yanlış değil: içindeki vitamin ve minerallerle tiroid bezlerinin<br />
çalışmasını düzene sokuyor, metabolizmayı hızlandırıyor ve tüketilen besinler<br />
kolay yakılmasına yardımcı oluyor.</p>
<p>Ananas: Ananastaki bazı enzimler, balık ve kırmızı etteki proteinin daha<br />
kolay parçalanmasına yardımcı oluyor. Böylece protein, hücreler içinde daha<br />
kolay emilebiliyor, vücut bu proteinlerden daha fazla yarar sağlıyor. Ananas<br />
aynı zamanda vücudun enerjisini artırarak daha fazla yağ yakılmasını da<br />
sağlıyor.</p>
<p>Elma: Elmanın sağlımıza pek çok faydası olduğunu artık herkes biliyor. Bu<br />
faydaların arasında özellikle bir tanesi kilo vermenize yardımcı olabilir.<br />
Hangisi mi? Tabii ki iştah kapatması. Elmadaki pektin sizi uzun süre tok tutar<br />
ve gereksiz atıştırmaları önler. Üstelik bir tanesi ile doymazsanız bir<br />
ikincisini yemekte hiç sakınca yok!</p>
<p>Enginar: Enginarda bulunan “cynarin” isimli madde vücuttaki toksinlerin<br />
atımını kolaylaştırıyor. Karaciğerin dostu olarak bilinen bu sebze bol magnezyum<br />
içeriyor ve yağ yakımını hızlandırıyor. Ayrıca bağırsakların çalışmasını da<br />
düzene sokuyor.</p>
<p>Fasulye: Yağ oranı düşük ve protein açısından zengin fasulyenin her türü,<br />
zayıflamak isteyenlerin listesinde mutlaka bulunmalı. Tok tuttuğu için<br />
atıştırmayı da önleyen fasulye, Kolesterolü düzenliyor, metabolizmayı<br />
hızlandırıyor, yağ yakımın kolaylaştırıyor. Tüm bu özelliklerin, nohut ve<br />
mercimekte de bulunduğunu hatırlatalım…</p>
<p>Kırmızı acı biber: Bibere acı tadın veren “capsaicin” maddesi<br />
metabolizmayı hızlandırıyor, vücut ısısını artırıyor. Vücut yükselen ısıyı<br />
düşürmek için ekstra enerjiye ihtiyaç duyuyor ve böylece yağ yakımı<br />
kolaylaşıyor. Zerdeçal da, vücutta kırmızıbibere benzer etkiye sahip.</p>
<p>Yabanmersini: C vitamini bombası yabanmersini aynı zamanda çok güçlü bir<br />
antioksidan. Ona koyu rengini veren madde serbest radikalleri yok ederek,<br />
toksinlerin dışarıya atılmasını kolaylaştırıyor. Yabanmersini yağ hücrelerinin<br />
çözülmesine de yardımcı oluyor.</p>
<p>Rezene: Çok güçlü bir aromaya sahip bu bitkinin içindeki uçucu yağlar<br />
metabolizmayı hızlandırıyor, enzim oluşumunu artırıyor ve bu enzimler yağların<br />
vücutta depolanmasını önlüyor.</p>
<p>Tavuk eti: Derisinden ayrılan beyaz tavuk eti protein açısından zengin,<br />
yağ açısından ise son derece fakirdir. Tavuğun yanı sıra piliç, deve kuşu ve<br />
hindi eti de aynı özelliğe sahip. Ayrıca bu gıdalar zengin birer protein kaynağı<br />
olarak cildin yağ dokusunu güçlendirirler.</p>
<p>Salatalık: Hemen hemen hiç kalori içermeyen salatalık, potasyum, kalsiyum<br />
ve demir açısından çok zengin. Selülitlere karşı kullanabileceğiniz bu gizli<br />
silah, vücudun su ihtiyacını karşılamaya da yardımcı.</p>
<p>Zencefil: Zencefil de, içerdiği yağlarla, tıpkı kırmızı acı biber gibi<br />
kalori yakımını hızlandırır. Aynı zamanda midenin yeterli derecede enzim<br />
salgılamasına yardım ederek sindirimi kolaylaştırır.</p>

<p class="sayac_bilgi">Trkiz.Com Kiz Kizlar Kadin Sitesinde Bu yazı toplamda 2281, bugün ise 32 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/yardimci-besinler.php/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Saçlar için Ne Yapılmalı</title>
		<link>http://www.trkiz.com/saglikli-saclar-icin-ne-yapilmali.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/saglikli-saclar-icin-ne-yapilmali.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 20:18:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bayanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=367</guid>
		<description><![CDATA[Bakımlı saçlar, yüzyıllardır özellikle kadınlar için güzelliğin en önemli unsurlarından birisi. Öyle ki saçlarda meydana gelen her patolojik durum, kişide derin psikolojik sorunlara neden olabiliyor. Dolayısıyla saç problemleri kişiler için önemli bir stres kaynağı oluşturuyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Figen Akın, kadınlarda saç dökülmelerinin nedenleriyle ilgili bilgi verdi. Kadınlarda; “yaygın” ve “erkek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bakımlı saçlar, yüzyıllardır özellikle kadınlar için güzelliğin en önemli unsurlarından birisi. Öyle ki saçlarda meydana gelen her patolojik durum, kişide derin psikolojik sorunlara neden olabiliyor. Dolayısıyla saç problemleri kişiler için önemli bir stres kaynağı oluşturuyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Figen Akın, kadınlarda saç dökülmelerinin nedenleriyle ilgili bilgi verdi. Kadınlarda; “yaygın” ve “erkek tipi” olmak üzere iki tip saç dökülmesi görülüyor. Erkek tipi saç dökülmesinde, özellikle saç üst kısımlarında seyrelme ve bu bölge saçlarında incelme gerçekleşiyor. Erkek tipi saç dökülmesi genellikle yumurtalık kistleri, hormonal bozukluklar ve böbrek üstü bezi büyümeleri sonucu oluşuyor.</p>

<p class="sayac_bilgi">Trkiz.Com Kiz Kizlar Kadin Sitesinde Bu yazı toplamda 17, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/saglikli-saclar-icin-ne-yapilmali.php/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bal ile guzellik</title>
		<link>http://www.trkiz.com/bal-ile-guzellik.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/bal-ile-guzellik.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 20:16:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bayanlar]]></category>

		<category><![CDATA[bal]]></category>

		<category><![CDATA[bal ile]]></category>

		<category><![CDATA[balla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=365</guid>
		<description><![CDATA[Doğanın en önemli mucizelerinden biri olan bal, vücuda faydalı olduğu kadar cilde de çok faydalı Bal; içeriğindeki birçok vitamin mineral, antioksidan ve aminoasitlerle değerli bir besin maddesi olmasının yanında , her geçen gün yeni bir tedavi edici özeliği kanıtlanmakta ve aynı zamanda doğal bakım ürünü yapımındada kullanılmaktadır. Cildimize sürdüğümüz herşeyin hücrelerimiz tarafından emildiğini düşünürsek, yiyemediğiniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğanın en önemli mucizelerinden biri olan bal, vücuda faydalı olduğu kadar cilde de çok faydalı Bal; içeriğindeki birçok vitamin mineral, antioksidan ve aminoasitlerle değerli bir besin maddesi olmasının yanında , her geçen gün yeni bir tedavi edici özeliği kanıtlanmakta ve aynı zamanda doğal bakım ürünü yapımındada kullanılmaktadır. Cildimize sürdüğümüz herşeyin hücrelerimiz tarafından emildiğini düşünürsek, yiyemediğiniz hiçbirşeyi cildinize sürmeyin düşüncesi haklılık kazanmaktadır. Burada balla yapabileceğimiz bazı bakım ürünlerinin reçetesini bulabileceksiniz. Tabiiki bu ürünlerin yararlı olabilmesi için kesinlikle doğal, katıksız bal olması gerekmektedir. Üzerinde bunca spekülasyon olan balı mutlaka güvenebileceğiniz bir yerden Sıkılaştırıcı Yüz Maskesi</p>
<p>İçindekiler: 1 kaşık bal 1 yumurtanın beyazı 1 kaşık gliserin (eczanelerden bulunabilir) 1/4 fincan un<br />
Uyuglama: Malzemeleri karıştırın hamur olacak kadar unu katın ve hamurla yüzünüzü ve boynunuzu kaplayın. 10 dakika bekletip ılık suyla yıkayın.</p>
<p>Ballı Dudak Parlatıcısı</p>
<p>Malzeme: 1 fincan tatlı badem yağı 1/2 fincan balmumu 2 kaşık bal Uygulama Bademyağı ve balmumunu mikrodalga firina uygun bir kaba koyun . yüksek derecede 1 dakika yada balmumu eriyene kadar tutun. Bu karışıma balı ilave edip karıştırın.. iyice karıştırdıktan sonra soğumaya bırakın. kapaklı minik kaplara dökün..</p>
<p>dudak nemlendiricisi olarak yada ruj üzerine parlatıcı olarak kullanabilirsiniz.</p>
<p>Bal Yabanmersini Dudak Parlatıcısı</p>
<p>İçindekiler 1 kaşık tatlı badem yağı 10 adet taze yabanmersini 1 kaşık bal 1 damla e vitamini yağı( buğday yağı olabilir) Uygulama Microdalgaya uygun bir kapta tüm malzemeyi karıştırın kaynar su bulunan babın içine karışımın kabını yerleştirin, yavaşça karıştırırken yabanmersinlerini ezin. karışım kaynama noktasına gelene kadar sürdürün. Karışımı ateşten alıp 5 dakika kadar soğumaya bırakın. Bir kalburdan geçirerek tüm meyve parçalarını ayırın. Süzülen sıvıyı yeniden karıştırıp soğumaya bırakın. Soğuduğunda küçük plastik bir kaba yada kavanoza alın. Arada bir dudaklarınıza sürün. Hem besleyecek , hem kuruluğu önleyecek hemde hoş bir görünüm sağlayacaktır.</p>
<p>Bal Vanilya Banyo Köpüğü<br />
İçindekiler 1 fincan tatlı badem yağı, veya zeytinyağı yada susam yağıda olabilir. 1/2 fincan bal 1/2 fincan sıvı sabun 1 kaşık vanilya extraktı Uygulama Yağı bir kaba koyun ve ve diğer tüm malzemeleri yavaşça karıştırarak katın. Temiz, kapaklı, plastik bir kaba karışımı aktarın. Kullanmadan önce yavaşça çalkalayın. 4 banyo için yeterli banyo köpüğü elde edilmiştir. Küvete girmeden önce su akarken yeteri kadar köpüğü küvete ilave edin.</p>
<p>Bal Temizleyici Losyonu</p>
<p>Malzeme 1/4 fincan bal 1 kaşık sıvı sabun 1/2 fincan gliserin(eczanelerden bulunabilir) Uygulama Malzemeleri küçük bir kapta iyice karışana kadar karıştırın. Temiz plastik bir kaba alın. Sunger yada pamuklu bir beze döküp bununla yüzünüzü hafifçe ovun ve .ılık suyla durulayın. Salatalık Bal Tonik 1/2 findan için Malzeme 1 orta boy salatalık(soyulup doğranmış) 2 Kaşık bal Uygulama Salatalığı mikserde püre haline getirip bir kevgire koyun kevgirin altınada cam bir kap yerleştirin. 15 dakika kadar süzülmeye bırakın. Salatalığın suyu iyice süzüldüğünde minik bir kavanoza alıp içine balı ilave edin. Kullanmak için şişeyi iyice çalkalayın ve pamuklu bir bezi bu tonikle ıslatın ,sabah ,akşam yüz, boyun ve göğüs bölgesini silin. 34 dakika kurumasını bekleyin. Kalan toniği papaklı kabında 1 hafta kadar tutabilirsiniz. Bir haftalık kullanımdan sonra yeniden tonik yapmalısınız.</p>
<p>Bal Elma Yüz Toniği<br />
İçindekiler 1 kaşık bal 1 elma( soyulup göbeği çıkarılmış) Uygulama: Bal ve elmayı mixerden geçirip püre haline getirin. Yüze sürüp 15 dakika bekletin. soğuk suyla durulayın. Salatalık Bal Göz Besleyicisi 4 kullanımlık Malzeme 1 Kaşık. aloe vera jel 2 Kaşık salatalık(soyulmuş,çekirdekleri ayrılmış) 1/2 Kaşık bal 1/2 Kaşık papatya çayı Uygulama Papatyaya kaynar su ilave edin. Soğumaya bırakın. Salatalığı ,bal ve aleo verayı mikserden geçirin . (mikseri en düşük hızda çalıştırın). papatya çayını ilave edin ,Yumuşak bir karışım olana kadar karıştırın. Yüzük parmağınızla göz altlarına hafifçe sürün. Cam bir kaba koyarak üzerini naylonla kapatın. Buzdolabında bir hafta kadar ömrü vardır. Bir hafta boyunca kullanabilirsiniz. Yararları: Göz kapağındaki şişlikleri giderir göz çevresine taze bir görünüm kazandırır.</p>
<p>Saç İçin Bakım Maskesi<br />
Malzemeler 1/2 fincan bal 1/4 fincan zeytinyağı Uygulama Bal ve zeytinyağını karıştırın. Tüm saça sürün. Başınıza naylon bone geçirip 30 dakika bekleyin. Daha sonra şampuanlayıp durulayın. Kırışıklıklara Karşı Maske Civan perçemi çiçeği, saf suda 10 dakika kaynatılıp sıkılarak süzülür. Bir fincan su soğutulur. Elde edilen posa ezildikten sonra, yarım fincan limon suyu, bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir tatlı kaşığı bal ve çırpılmış yumurta sarısı ile karıştırılıp bu karışıma. soğuk civan perçemi suyu katılır. Maske kıvamına gelinceye kadar yulaf unu eklenir. Bu maske yüzdeki çöküntü ve kırışıklıkların giderilmesi için uygulanır., bir hafta boyunca uygulanmalıdır. Yüzde bir saat kalmalıdır.</p>
<p>Bal Banyosu<br />
Kuru ciltler için ideal Plastik su şişesinde bir litre süt, bir fincan tuz ve yarım fincan balı çalkalayıp karıştırın. Bu köpükle vücudunuzu ovun, sonra durulayın.</p>

<p class="sayac_bilgi">Trkiz.Com Kiz Kizlar Kadin Sitesinde Bu yazı toplamda 24, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/bal-ile-guzellik.php/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt ve saç renginize göre makyaj</title>
		<link>http://www.trkiz.com/cilt-ve-sac-renginize-gore-makyaj.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/cilt-ve-sac-renginize-gore-makyaj.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 20:16:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bayanlar]]></category>

		<category><![CDATA[cilt]]></category>

		<category><![CDATA[makyaj]]></category>

		<category><![CDATA[sac rengi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=363</guid>
		<description><![CDATA[Cilt, saç ve göz renginize göre yapacağınız makyajın rengi de değişiyor. Kendi cilt ve saç renginizi bulun ve size uygun olan makyajı yaparak daha güzel görünün&#8230; Soğuk cilt - sarı saç Porselen ten rengi ve açık renk saç ile pastel tonlarını gizli bir parıltı kullanarak sürebilirsiniz.
 Böylece kendi renginizi kapatmadan makyajla hoş bir hale getirmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cilt, saç ve göz renginize göre yapacağınız makyajın rengi de değişiyor. Kendi cilt ve saç renginizi bulun ve size uygun olan makyajı yaparak daha güzel görünün&#8230; Soğuk cilt - sarı saç Porselen ten rengi ve açık renk saç ile pastel tonlarını gizli bir parıltı kullanarak sürebilirsiniz.</p>
<p> Böylece kendi renginizi kapatmadan makyajla hoş bir hale getirmiş olursunuz. Bu makyaj; açık sarıdan mat kahveye ya da orta sarı renkte saça sahipseniz veya saçınız beyaz ya da metalik gri ise; gözleriniz mavi, gri, ela veya yeşil ise beyaz, makyajınızda fildişi veya pembemsi renkler kullanmayı tercih edin.</p>
<p>Tavsiye edilen renkler<br />
Fondöten: Pembe ya da porselen<br />
Allık: Pembe<br />
Göz Kalemi: Kahve veya gri<br />
Rimel: Kahverengi, siyah<br />
Ruj: Pembe tonları</p>
<p>Sıcak cilt - sarı saç</p>
<p>Sıcak bir cilde sahip olmanıza rağmen genel görüntünüz oldukça narindir. Doğal renginizi korumak için sarımsı kahverengi doğal gölgeler kullanmanız gerekir. Gözleriniz mavi, ela veya yeşil ise açık altın rengi gibi sıcak tonları kullanmanız makyaj uzmanlarınca tavsiye ediliyor. Cilt renginiz ve sarı saçınız bir bütün olarak görüntünüzü oldukça narin gösterecektir. Saçınızda ve makyajınızda çok yoğun olmayan gölgeler seçmeye özen gösteriniz.</p>
<p>Tavsiye Edilen Renkler<br />
Fondöten: Sarı tonlu<br />
Allık: Kahverengi<br />
Göz Kalemi: Kahverengi veya gri<br />
Rimel: Kahverengi<br />
Ruj: Acık ve koyu kahve tonları</p>
<p>Soğuk cilt - koyu saç</p>
<p>Soluk tenli esmer kadınlar yoğun soğuk gölgelerle mükemmel görünür. Soğuk tonlar, fildişi cilt tonu üzerinde son derece dikkat çekici bir görüntü oluşturur. Orta kahve veya koyu kahve saç renginiz ve de kahve, mavi, ela, gri veya yeşil göz rengine sahipseniz tavsiye edilen renkleri kullanın.</p>
<p>Tavsiye Edilen Renkler<br />
Fondöten: Pembe ya da porselen<br />
Allık: Pembe<br />
Göz Kalemi: Siyah veya gri<br />
Rimel: Siyah<br />
Ruj: Pembe tonları</p>
<p>Sıcak cilt - koyu saç</p>
<p>Size kahve, sıcak kızıl ve toprak rengi gölgeler çok yakışır. Ten renginizi tamamlar ve yüz hatlarınızı belirginleştirir. Orta-koyu kahve saç rengine sahipseniz gözleriniz kahverengi, koyu mavi, gri, ela veya yeşil ise güneşte kolaylıkla yanan bir teniniz varsa eğer tavsiye edilen renkler size yakışır.</p>
<p>Tavsiye Edilen Renkler<br />
Fondöten: Sarı tonlu ya da naturel kahve<br />
Allık: Açık kahve tordan<br />
Göz Kalemi: Siyah veya kahverengi<br />
Rimel: Siyah<br />
Ruj: Turuncu ya da kırmızı tonları</p>
<p>Soğuk cilt - kızıl saç</p>
<p>Soğuk cilt rengi olan kızıl saçlılar genel de yanlış renkleri tercih eder. Oysa, parlak renkler onların kendi renkleriyle güzel bir kontrast yapar. Yeşiller, gözlerinize heyacan verici bir boyut kazandırırken yoğun toprak renkleri de dudaklarınızın güzelliğini artırır. Çilek sarısı veya soluk kızıl saça sahipseniz gözleriniz mavi, gri, ela veya yeşil ise fildişinden pembe tonuna kadar soluk bir teniniz varsa işte size yakışan renkler&#8230;</p>
<p>Tavsiye Edilen Renkler<br />
Fondöten: Pembe ya da porselen<br />
Allık: Pembe<br />
Göz Kalemi: Yeşil ya da kahverengi<br />
Rimel: Kahve siyah<br />
Ruj: Pembe, leylak</p>
<p>Sıcak cilt – kızıl saç</p>
<p>Parlak canlı saç renginize bordo, mor ve kahverengi cesur gölgeler yakışır. Koyu mavi tonlu renkler sıcak cildiniz ve saç tonunuzla harika görünecektir. Orta koyuluktan koyuya kadar kızıl saça sahipseniz veya saçlannda kızılımsı tonlar olan esmer kadınlardansanız, gözleriniz mavi, gri, ela, kahve veya yeşil ise cildiniz güneşte altın rengine bürünür ve renginiz fazla koyulaşmaz. Çillerinizin olması ise doğaldır.</p>
<p>Tavsiye Edilen Renkler<br />
Fondöten: Sarı tonlu, nude<br />
Allık: Sarımsı kahverengi<br />
Göz Kalemi: Kahve,gri<br />
Rimel: Kahve, siyah<br />
Ruj: Kahve tonları</p>
<p>Yağlı cilt - koyu saç</p>
<p>Cildiniz zengin kahverengiler, turuncular, altın ve bronz parıltılarla çok iyi uyum sağlar. Bu gölgeler yüz hatlannızı belirginleştirir ve cilt tonunuzla uyum sağlar. Koyu kahve ve siyah saçlarınız varsa gözleriniz kahverengi, gri veya yeşil ise tavsiye edilen renkler size yakışır. Yağlı ciltler güneşte çok iyi bronzlaşır.<br />
Tavsiye Edilen Renkler<br />
Fondöten: Koyu bej<br />
Allık: Koyu pembe<br />
Göz Kalemi: Siyah<br />
Rimel: Siyah<br />
Ruj: Bordo</p>
<p>Soluk esmer cilt - siyah saç</p>
<p>Yüz hatlanruz toprak renkleriyle belirginleştirilebilirsiniz. Altın ya da kırmızı tonlarını cilde bej, kahverengi ve bakır renkleriyle beraber kullanın. Altın ya da kırmızı tonlu parlaklıkları olan siyah saçlarınız varsa, gözleriniz de ela ya da kahverengiyse size uygun renkler biraz daha koyu olmalıdır.</p>
<p>Tavsiye Edilen Renkler<br />
Fondöten: Koyu tonlar<br />
Allık: Koyu pembe<br />
Göz Kalemi: Siyah<br />
Rimel: Siyah<br />
Ruj: Koyu kahve, bordo</p>

<p class="sayac_bilgi">Trkiz.Com Kiz Kizlar Kadin Sitesinde Bu yazı toplamda 30, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/cilt-ve-sac-renginize-gore-makyaj.php/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>7 asırlık seks tavsiyeleri</title>
		<link>http://www.trkiz.com/7-asirlik-seks-tavsiyeleri.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/7-asirlik-seks-tavsiyeleri.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 20:14:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel tavsiyeler]]></category>

		<category><![CDATA[seks tavsiyesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=361</guid>
		<description><![CDATA[ŞEYH El Nefzavi’nin 1394-1433 yılları arasında yazdığı “Kokulu Bahçe” adlı kitap, müslümanlığın en ünlü seksoloji kitabı olarak biliniyor. Tunus Sultanı Abdül Aziz ‘in veziri Muhammed bin Uane ez Zonavui ‘nin isteği üzerine hazırlanan kitap “Binbir Gece Masalları” yazarı Lady Burton ‘u bile etkisi altına almış ve 1850 yılında bir Fransız subay tarafından Fransızca’ya çevrilmiş.
Değişen birşey [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ŞEYH El Nefzavi’nin 1394-1433 yılları arasında yazdığı “Kokulu Bahçe” adlı kitap, müslümanlığın en ünlü seksoloji kitabı olarak biliniyor. Tunus Sultanı Abdül Aziz ‘in veziri Muhammed bin Uane ez Zonavui ‘nin isteği üzerine hazırlanan kitap “Binbir Gece Masalları” yazarı Lady Burton ‘u bile etkisi altına almış ve 1850 yılında bir Fransız subay tarafından Fransızca’ya çevrilmiş.</p>
<p>Değişen birşey yok<br />
Araplar’ ın cinsel hayatı konusunda tek kaynak gösterilen kitap, 19. yüzyılın sonlarına doğru Avrupalı yazarlarca keşfedildi. Faruk Ülkü tarafından Fransızca’dan tercüme edilen kitabın kapağında “Cinsi aşk bahsinde yazılmış büyük Arap seksoloji şaheseri” ifadesi yer aldı. İçinde ise 14′üncü yüzyılın sonlarına o dönemde cinsel ilişkideki ayrıntılar en açık şekilde anlatılıyor. “Ey Vezirim” hitabıyla başlayan kitap önce kadını tarif ediyor:</p>
<p>“Yuvarlak belini, güzel göbeğini, şahane sırtını, dolgun kalçalarla birbirine bağladıktan sonra bütün bu harikaların arasına, o oyun ya da savaş alanını yerleştirdi.”</p>
<p>Ardından mükemmel bir erkeğin tarifi yapılıyor, “Geniş omuzlu, dolgun kalçalı olmalı ve boşalma anını ayarlamayı olduğu gibi, organını yeniden aşka hazırlama yollarını da bilmelidir. Organın kadını tatmin için en çok on iki parmak ya da üç el toplamı, en az altı parmak ya da bir buçuk el toplamı boyunda olması gerekir.”</p>
<p>Karnınız tok olmamalı<br />
Yazar ideal bir cinsel birleşmenin nasıl olması gerektiğini ise şu şekilde tarif ediyor; “Bilin ki ey Vezir! Bir kadınla beraber olmak istediğinizde birleşmeniz iyi ve sıhhate faydalı olsun derseniz, midenizi fazla yiyecek ve içecek ile doldurmamalısınız. Böyle durumda belinizde tutukluk, idrarınızı tutamama ve göz zaafiyeti tehlikesi yaşarsınız. Tam birleşme anında onunla oynaşınız. Yanaklarını öperek, dudaklarını ve göğüslerini emerek onu heyacanlandırabilirsiniz. Öpüşmeler, ısırmalar, göğüsleri okşamalar, kucaklaşmalar ağız ve dilin hareketleri zevki uzatabilecek, artırabilecek en güzel şeylerdir, inan bana.”</p>
<p>Kitapta ayrıca 11 değişik cinsel birleşme tarifi yapılıyor. Bunun dışında Hintliler tarafından uygulanan 24 ayrı birleşmeden de söz ediliyor. Hepsine ayrı ayrı isimler veren yazar vezirine seslenerek şöyle diyor:</p>
<p>“Siz de deneyin değişik durumları. Her kadın şahsen en zevk aldığını seçecektir.”</p>
<p>Hint usulü teknikler</p>
<p>Kokulu Bahçe ‘ de özellikle Hintler tarafından uygulanan bazı cinsel birleşme pozisyonları da yer alıyor.</p>
<p>* Dok el ovted (Çivileme): Kadın bacakları ile erkeğin belini sarar sıkıca, arkasını bir yere dayayıp kolları ile erkeğin boynuna sarılır.</p>
<p>* Nik el haddadi (Demirci biçimi): Kadın, kalçalarının altına bir yastık koyarak sırtüstü uzanır ve dizlerini göğsüne çeker.</p>
<p>* Haşu en nikanuk (Devekuşu kuyruğu): Kadın sırtüstü yatağa uzanır, erkek onun önünde diz çöker ve sadece başı ve omuzları yatağa değecek şekilde bacaklarını kaldırır kadının; duhulden sonra bacakları ile boynunu kavramış olan kadının kalçalarını kavrayarak aşağı yukarı oynatır.<br />
 “İdeal seks” neye benziyor?</p>
<p>Kadın ve erkek arasındaki farklılık cinsellikte de karşımıza çıkıyor. İkisinin de kafasında “ideal cinsel ilişki” konusunda çok değişik düşünceler var. Erkek sadece fiziksel boşalım düşlerken, kadın duygusal tatmin peşinde de koşuyor</p>
<p>Bir kadın “kendi idealini” anlatıyor… “Benim için iyi seks, aslında yatağa beraberce girdiğimiz an değil, bundan saatler önce başlar. İşten eve iyi bir ruh hali ile gelirsem ve eşim de aynı ruh hali içindeyse, bütün gece dikkatimi benim üzerimde yoğunlaştırırsa her şey çok daha iyi olur.</p>
<p>Mesela buna benzer bir geceyi unutamıyorum. Gözlerini bir an olsun benden ayırmamıştı. Yemek yerken, TV seyrederken devamlı olarak gözlendiğimi hissediyordum. Ona baktığım zaman ne kadar uyarılmış olduğunu ve beni ne kadar arzuladığını anlayabiliyordum. Bu bakışlar benim de arzularımı kamçılıyordu.</p>
<p>Yataktaki ilişkiyi güzelleştirecek bir başka şey, arzudan çıldırarak kendimizi yatağa atmaktansa yavaş ve gevşek hareketlerle birbirimize ümit verip sonra yeniden davetkar davranmak… Böyle yapınca cinsel arzularım o kadar çok yükseliyor ki, artık yatağa girip sevişmekten başka bir şey düşünemez oluyorum…</p>
<p>Ayrıca ilişki öncesi uzun süre aşk oyunları yapmak, birbirimize dokunmak, okşamak ve sonra kendimi kaybedecek duruma gelinceye kadar cinsel organımla oynanması hoşuma gidiyor.</p>
<p>Aynı şekilde ilişki bittikten sonra da bir müddet birbirimizi okşamaya, sarılmaya devam etmek de hoşlandığım şeyler arasında…”</p>
<p>Bir erkek “kendi idealini” anlatıyor…</p>
<p>“Sevişmek istediğim veya eşimin sevişmek istediğini düşündüğüm geceler, ilişki öncesi erotik dergiler okumak ya da erotik kasetler izlemek hoşuma gidiyor. Daha sonra eşimin yumuşak bedenine sarılmam, uyarılmam için yeterli oluyor….</p>
<p>Eğer sarılmamız sırasında eşim, ereksiyon halindeki organıma özel ilgi gösterirse daha çok haz alıyorum, bu bir gerçek! Tabii bu esnada ben de onu deliler gibi okşamaya devam ediyorum.</p>
<p>Eşimin orgazmını düşünerek orgazmımı, kendi boşalmamı geciktirmek benim için de çoğu zaman heyecanlı oluyor. Ama eşimle aramda ilişki esnasındaki ritmi yakalamak benim için çok önemli. Benim gelip gittiğim esnada, o da aynı şekilde kalçalarını hareket ettirirse her şey yolunda gidebiliyor.</p>
<p>Ve tabii finalden, yani boşalmadan her erkek gibi müthiş haz alıyorum. Daha sonra onu öpüp biraz sarıldıktan sonra ne yazık ki uykuya dalıyorum… O bundan pek hoşlanmıyor ama uyku o kadar tatlı geliyor ki, anlatamam…”</p>
<p>İdeal seks düşünceleri arasındaki farklar…</p>
<p>Kadın, seksi duygusal, cinsel oyun gerektiren ve uzun süreye gereksinimi olan bir şey olarak görüyor. Dolayısıyla içinde bulunduğu ruh hali cinsel yaşamını da etkiliyor. Seks öncesi partnerine karşı hangi duyguları hissediyorsa, seks sonrasında da aynı duyguları besliyor.</p>
<p>Bu yüzden erkeğin seks sonrası uykuya dalması birçok kadın için “hayal kırıklığı” yaratan bir durum.</p>
<p>Erkek ise seks konusunda geç ama çok hızlı uyarılıyor. Onun için iyi bir seks, tamamen olmasa bile, büyük ölçüde bedensel boşalma ve rahatlamayla ilgili. Dolayısıyla erkek ne olursa olsun, boşalmaya çok önem veriyor.</p>
<p>Kadın ve erkeğin kendi kafalarındaki “ideal seksi” birbirleriyle paylaşmaları, her iki tarafın da “ortak bir ideale” ulaşma yolunda ilk adımı olarak görülebilir. Hatta kişiler “ortak ideal seks”lerini yaratırken değişik fanteziler geliştirebilirler</p>

<p class="sayac_bilgi">Trkiz.Com Kiz Kizlar Kadin Sitesinde Bu yazı toplamda 39, bugün ise 1 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/7-asirlik-seks-tavsiyeleri.php/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Performans anksiyetesi</title>
		<link>http://www.trkiz.com/performans-anksiyetesi.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/performans-anksiyetesi.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 20:13:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=359</guid>
		<description><![CDATA[Performans anksiyetesi, cinsel yaşamlarında sorun yaşayan erkekler kadar kadınların da en büyük kaygılarından biri. Üstelik bu durumdan şikâyet eden kadınların sayısı hızla artıyor. Kaynağında da büyük oranda orgazm olamama korkusu yatıyor. Bu sorunun üstesinden nasıl gelinir? İşte cevapları…Cinsel yaşamda “performans anksiyetesi” denilince aklınıza ne geliyor? Erkeklerin ereksiyon sorunları üzerine duydukları kaygı mı? Yoksa, ön sevişme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Performans anksiyetesi, cinsel yaşamlarında sorun yaşayan erkekler kadar kadınların da en büyük kaygılarından biri. Üstelik bu durumdan şikâyet eden kadınların sayısı hızla artıyor. Kaynağında da büyük oranda orgazm olamama korkusu yatıyor. Bu sorunun üstesinden nasıl gelinir? İşte cevapları…Cinsel yaşamda “performans anksiyetesi” denilince aklınıza ne geliyor? Erkeklerin ereksiyon sorunları üzerine duydukları kaygı mı? Yoksa, ön sevişme sırasında eşlerini tatmin edememe korkuları mı? Evet, cinsel yaşamda ‘performans’ denilince hep ‘erkekler’ geliyor aklımıza, değil mi? Ancak, bu kez konumuz erkeklerde değil, kadınlarda ortaya çıkan ‘performans anksiyetesi’. ‘Biz kadınların böyle bir sorunu yok ki?’ demeyin. Bir düşünün bakalım. Örneğin, tek gecelik ilişkilerin hızla yayıldığı, çok eşliliğin daha çok tercih edildiği günümüzde, “kıyaslanma” kaygısına kapıldığınız olmadı mı hiç? Veya, orgazm sorunu yaşadığınızda, bir sonraki ilişkinizde “Ya, yine orgazm olamazsam” kaygısıyla ilişkiye başlayıp, aynı sorunla karşılaştığınız bir durum? Belki, siz bu kaygıların üzerinde pek fazla durmadığınız için cinsel yaşantınızda bir sorun yaşamıyor olabilirsiniz. Ancak, günümüzde pek çok kadın artık ‘performans anksiyetesi’nden yakınıyor. Peki, kadınlar cinsel yaşamlarında ne zaman performans kaygısı taşıyorlar ve bu kaygılarından nasıl kurtulabilirler? Acıbadem Hastanesi Cinsel İşlev Bozuklukları Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Cem İncesu, kadınlarda ortaya çıkan ‘performans anksiyetesi’ üzerine bilinmesi gereken her şeyi sizler için anlattı. Gelelim, performans anksiyetesinin oluşma nedenlerine…</p>
<p>Uyarılma ve orgazm sorunu<br />
Uyarılma ve orgazm güçlüğü, performans anksiyetesinin en önemli nedenlerinden birini oluşturuyor. Anatomik sorun, diyabet, koroner kalp hastalıkları gibi fiziksel sorunlar ya da psikolojik kökenli sorunlar, orgazm güçlüğüne yol açabiliyor. Bunların yanı sıra, kadının yeterli cinsel deneyimi olmaması, dikkatini cinsel ilişkiye verememesi veya partneri tarafından şu ya da bu nedenle yeterince uyarılamaması da beraberinde orgazm güçlüğünü getiriyor. Orgazm sorunu yaşayan kadında bir süre sonra olumsuz beklenti, yani ‘Yine orgazm olamayacağım’kaygısı ortaya çıkmaya başlıyor. Bu durum bazen şiddetli boyutlara ulaşarak ‘takıntıya’ dönüşebiliyor. Kadının orgazma ulaşmasında sadece partnerinin dokunuşları yeterli gelmiyor. Aynı zamanda vajinal bölgesine yeterli düzeyde kanın ulaşması gerekiyor. Ancak, kadın çeşitli nedenlerden dolayı orgazm olmakta güçlük çektiğinde, stres devreye giriyor ve bu sorun karşısında vajinal bölgede kanlanmayı engelleyen ‘adrenalin’ hormonu salgılanmaya başlıyor.<br />
Bunun sonucunda, kadın yine orgazm olmakta güçlük çekiyor. Yani, bir kısırdöngü oluşmaya başlıyor.<br />
Vajinismus<br />
Vajinismus, pek çok kadının karşı karşıya kaldığı bir sorun. Öyle ki, ülkemizde cinsel terapi merkezlerine en sık başvurma nedenini oluşturuyor. ‘Vajinismus’, vajinal bölgedeki kasların kasılarak cinsel birleşmeyi engellemesiyle karakterize edilen bir hastalık. Bu hastalık kadınlarda da, performans anksiyetesine zemin hazırlayan bir diğer önemli unsuru oluşturuyor. Ancak vajinismus şikâyetinde performans anksiyetesi ön plana çıkmıyor. Çünkü vajinismus sorunundan yakınan kadın, her cinsel ilişki öncesinde ‘Yine başarılı olamayacağım’ kaygısıyla atağa girse de, “korku” ya da “acı hissi” daha ön plana çıkıyor.</p>
<p>Eşlerin ereksiyon sorunu<br />
Performans anksiyetesi, eşleri “erektil disfonksiyon” sorunu yaşayan kadınlarda da gelişiyor. Bu sorun genellikle cinsel yaşamla ilgili “mitlerden”, yani yanlış inançlardan kaynaklanıyor. Toplumda çok yaygın görülen bir inanışa göre, erkeğin ereksiyon sorunu yaşaması, tahrik olamadığına işaret ediyor. Bunun sorumlusu olarak da, onu tahrik edemediği düşünülen kadın gösteriliyor. Ülkemizde çok yaygın olan bu yanlış inanç yüzünden, eşleri ereksiyon sorunu yaşayan kadınlar, öncelikle kendilerini sorumlu tutuyor. Erkeğin ereksiyon sorunu devam ettikçe de, kadında bir süre sonra takıntı oluşmaya başlıyor. Öyle ki, kadın önsevişme öncesinde bile ‘Sertleşme olacak mı, olmayacak mı?’, ‘Onu tahrik edecek miyim, edemeyecek miyim?’ kaygısını duymaya başlıyor. Sürekli bu kaygıyla yaşayan kadında da bir süre sonra cinsel isteksizlik ve işlev bozukluğu gibi sorunlar oluşmaya başlıyor.</p>
<p>Kıyaslanma korkusu<br />
Artık kadınların da cinsellikte her şeyi erkekten bekleyip, pasif bir tutum takınmaları devri geride kaldı; özellikle de genç kuşaklarda. Günümüzün erkekleri, cinsel yaşamda artık daha aktif ve katılımcı bir kadınla birlikte olmayı tercih ediyor. Bu beklenti aslında sadece erkeklerde değil, aynı zaman kadınlarda da çok sık görülmeye başlandı. İste, bu beklentilerin yayılmasıyla birlikte performans anksiyetesi de daha sık ortaya çıkıyor. Çünkü günümüzün modern kadını, ön sevişmeden tutun da oral sekse, eşin ereksiyonundan boşalmasına kadar her aşamada ‘mutlu’ ve ‘uyumlu’ bir cinselliğin yaşanmasında kendilerinin de sorumlu olduklarının bilincinde. Öyle ki, ‘Tartışmamızın nedeni, cinsel yaşantımızda bir sorun oluştuğuna mı işaret ediyor?” diye düşünmeye başlayan kadınların sayısı da hızla artıyor. Cinsel yaşama daha aktif giren kadın, zevk almaya başlayınca da, doyuma ulaşması gerektiğinin bilincine varıyor ve doğal olarak erkeklerden daha fazla performans bekliyor. Günümüzde çok eşliliğin ve günlük ilişkilerin artması da, beraberinde kıyaslanma korkusunu getiriyor. Çünkü insanlar artık tek eşlilikten uzaklaşmaya başladıkları için, birlikte oldukları partnerlerini diğerleriyle kıyaslamaya başlıyor.</p>
<p>Kaygısız bir cinsel yaşam için…<br />
Performans anksiyetesi nedeniyle cinsel terapi merkezine başvuran çiftler olmasa da, cinsel işlev bozukluklarının ardında bazen bu sorun ilk sırada yer alıyor. Doç. Dr. Cem İncesu, cinsel işlev bozukluğuyla başvuran çiftlerde performans anksiyetesi tespit ettiklerinde, bu soruna yönelik tedavi uyguladıklarını belirtiyor. Bu sorun karşısında öncelikle “performans anksiyetesini” çözmeye yönelik ev ödevleri ve egzersizler veriliyor. Çünkü, sorun çözülmedikçe, çiftin asıl başvurma nedeni olan ‘erektil disfonksiyon’ ya da ‘orgazm bozukluğu’ gibi şikayetler ortadan kalkmıyor. Performans anksiyetesi bir çeşit ‘takıntı’ olduğu için tedavisi uzun uğraş ve zaman gerektirebiliyor. Tedavide, psikoterapiden çok, ‘ev ödevleri’ ve ‘egzersizler’ daha ön plana çıkıyor. Çünkü kişi bunu takıntı haline getirdiği için siz ne söylerseniz söyleyin, deneyimlerine odaklanmış oluyor. Dolayısıyla, tedavide temel prensip, kişiye takıntılarının tersi olan deneyimlerin yaşatılması. Örneğin, erektil disfonksiyon sorunu yasayan erkeklerin en büyük korkularından biri, cinsel birleşme sırasında ereksiyonlarını kaybetmeleri. İşte, bu noktada çiftlere cinsel birleşmeye girmeleri yasaklanarak, sadece ilişkiden zevk almaları isteniyor. Bunun sonucunda erkek cinsel birleşmeye değil, sadece zevke odaklandığı için ereksiyon sorunu ortadan kalkıyor. Böylesi bir paradoks yaşatmak, cinsel işlev bozukluklarında çok güçlü bir etki yaratıyor.</p>
<p>Biliyor musunuz?<br />
*Erkeklerde daha sık ortaya çıksa da, kadınlar da bu sorundan yakınıyor.<br />
*Her yaştan, meslekten, eğitim ya da kültür düzeyinden insanları etkisi altına alabiliyor.<br />
*Daha çok cinsel deneyimi olmayan insanlar bu sorunla karşı karşıya kalıyor. Özellikle cinsel deneyimi olmadan evlenen çiftlerde performans anksiyetesi daha sık görülüyor.<br />
*Ergenlik döneminden itibaren mastürbasyon yaparak vücudunun hassas noktalarını öğrenen ve orgazma ulaşan kadınlarda performans anksiyetesi oluşma riski çok daha düşük.<br />
*Bazı kişilik yapıları da bu sorunun gelişmesinde etkili oluyor. Öyle ki, “obsesif – kompülsif”, ” narsist” ya da “çekingen” kişilik bozukluğu olan kişilerde daha sık görülüyor. Örneğin, obsesif kişiler en ufak bir aksamada hızla takıntı geliştirmeye başlıyor. Ve, bir kez orgazm sorunu yaşadıklarında, mükemmelliyetçi yapıları nedeniyle “Niye olmadı?” kaygısını taşımaya başlıyor.</p>

<p class="sayac_bilgi">Trkiz.Com Kiz Kizlar Kadin Sitesinde Bu yazı toplamda 18, bugün ise 1 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/performans-anksiyetesi.php/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Marifet chi enerjisinde Her zaman renkli bir cinsellik içi</title>
		<link>http://www.trkiz.com/marifet-chi-enerjisinde-her-zaman-renkli-bir-cinsellik-ici.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/marifet-chi-enerjisinde-her-zaman-renkli-bir-cinsellik-ici.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 20:12:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[Feng Shui]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=357</guid>
		<description><![CDATA[Sözümüz, cinsel yaşantılarının monotonluğundan şikayet edenlere… Enerjik ve uyumlu bir insel birliktelik için Çinlilere kulak vermeye ne dersiniz? Onların yüzyıllar önce keşfettikleri Chi, yani yaşamsal enerjiyle ilişkinizi yeniden renklendirebilirsiniz…Üstelik, kırmızı yastıklar,mumlar ve solunum egzersizleri gibi sın derece basit yöntemlerle…Onu görmeniz, duymanız mümkün değil… Aynı zamanda ona dokunmanız da.. Fakat, vücudunuzdaki tüm hücrelerinizle hissedebilirsiniz. Neyi mi? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sözümüz, cinsel yaşantılarının monotonluğundan şikayet edenlere… Enerjik ve uyumlu bir insel birliktelik için Çinlilere kulak vermeye ne dersiniz? Onların yüzyıllar önce keşfettikleri Chi, yani yaşamsal enerjiyle ilişkinizi yeniden renklendirebilirsiniz…Üstelik, kırmızı yastıklar,mumlar ve solunum egzersizleri gibi sın derece basit yöntemlerle…Onu görmeniz, duymanız mümkün değil… Aynı zamanda ona dokunmanız da.. Fakat, vücudunuzdaki tüm hücrelerinizle hissedebilirsiniz. Neyi mi? Çinli bilgelerin yüzyıllar önce keşfettikleri ve günümüzün bilim dünyasının da kabul ettiği yaşamsal enerjiyi! İşte Feng Shui, bu yaşamsal enerjiye Chi diyor… Chi, cinsel yaşantınızı alevlendiren bir kıvılcım, sınırlarınızı zorlayan esrarengiz bir enerji… Siz de cinsel birlikteliğinizin heyecanını yitirdikten yakınıyorsanız, artık böyle bir sorununuz olmayacak! Çünkü, Chi’yle cinsel yaşantınız yeniden eski heyecanını kavuşacak. Üstelik, tüm evinizi baştan sona Feng Shuy’ye göre düzenlemeniz de şart değil. Çünkü, işin püf noktası, yastık, koku ve mum gibi ayrıntılarda saklı!</p>
<p>Kırmızı mumlar, mavi resimler…<br />
Feng Shui’nin temel prensiplerinden biri Tao’cu düşünceye dayanıyor. Bu düşünceye göre enerjik ve uyumlu bir cinsel birlikteliğin, yaşamı şekillendiren v edengeleyen iki kozmik güce ihtiyacı var: Yin ve Yang. Birbirine karşıt olan bu iki güç, aynı zamanda birbirini dengeliyor. Yin ( negatif enerji ) karanlık alanları, Yang ( pozitif enerji) aydınlığı sembolize ediyor. Siz de doğru renklerle Yin ve Yang’ı dengeye oturtarak yeniden mutlu ve uyumlu bir cinsel yaşantıya kavuşabilirsiniz. Yang’ın güçlenmesini sağlayan kırmızı, hem aşkın rengi olarak nitelendiriliyor hem de enerjiyi açığa çıkartıyor.Bu nedenle kırmızı mumlar, meyveler ve kırmızı yastıklar yüzyıllardan bu yana aşkın sembolü olarak görülüyor. Sizi ve partnerinizi simgeleyen iki kırmızı mumu, yatak odasının kapısının sağ karşı köşesine yerleştirin. Feng Shui ilkelerine göre, bu köşe odanın seks ve ilişki köşesi. Eğer bu köşeyi ısıtırsanız, cinsel yaşatınızı da canlandırabilirsiniz. Yatağınıza koyacağınız kırmızı bir yastık y ada yatağa gelişi güzel serpilmiş kırmızı bir örtü de cinsel uyarımı sağlayacaktır. Ancak fazlaca Yang renklerine sahip bir mekan, enerji fazlası nedeniyle duyularınıza zarar verebilir. Dolayısıyla yatak odanızda Yin renklerine de yer vererek bu iki kozmik gücü dengelemeye çalışın. Bunun için yatak odanızda “mavi” tonlarının da bulunmasına özen gösterin. Örneğin, duvarınıza gökyüzünün de yer aldığı bir resim yerleştirerek odanın rahatlamasını sağlayabilirsiniz.</p>
<p>Saçlarınızla yaşam enerjisini yakalayın<br />
Gergin ve yorucu geçen bir günün ardından rahatlamakta güçlük mü çekiyorsanız? Peki ya partnerinize odaklanabiliyor musunuz? O zaman içinizde saklı kalan enerjiyi ortaya çıkarmak için bir an önce meditasyon ve yoga gibi gevşeme yöntemlerini öğrenmenizde yarar var. Amerikalı Tao uzmanı Eric Steven Yudelove, stresten arınmanız için size “saç”solunumunu öneriyor. Bu nefes egzersizin nasıl gerçekleştiğini merak ediyorsanız; hemen söyleyelim: Rahat bir zemine bağdaş kurarak oturun ve sağ elinizi sol elinizin üzerine koyarak kucağınıza yerleştirin. Gözlerinizi kapayın ve nefes alırken göğüs kafesinizi yanlara doğru genişletmeye çalışarak oksijenin tüm ciğerlerinize dolmasını sağlayın. Ellerinizle, göğüs kafesinizin nefes alırken gerildiğini ve oksijeni verirken yeniden daraldığını hissetmeye çalışın. Ardından da dikkatinizi yaklaşık 2 dakika boyunca saçlarınızın yaşam enerjisini tıpkı bir antem gibi saç uçlarından köküne kadar çekip, bu enerjiyi karnınıza doğru akıttığını hayal edin. Bu şekilde 20-30 kez nefes alıp verdikten sonra gözlerinizi yeniden açın. Rahatladınız, değil mi?</p>
<p>Odanız ve ruhunuz yükten kurtulsun<br />
Partnerinizle cinsel birlikteliğinizi küçük bir mekanda yaşamak gibi fantezileriniz olabilir. Ancak gerçek yaşamda Chi’nin akışını engellememek için, bulunduğunuz yerin büyük ve havadar olmasına dikkat etmelisiniz. Bunun için malikanede yaşamanız gerekmiyor elbette. Yapmanız gereken tek şey; yatak odanızdaki pılı pırtıyı bir an önce ortadan kaldırmak olmalı. Çünkü Feng Shui prensibine göre, yatak odanızda sadece sevdiğiniz eşyalar bulunmalı. belki farkında değilsiniz ama odanızda sevmediğiniz ve işinize yaramadığı için kullanamadığınız için kullanamadığınız pek çok obje vardır mutlaka. şimdi yatak odanıza girin ve gereksiz olan herşeyi atın. yıllarca biriktirmiş olduğunuz gereksiz objelkeri odanızdan attığınızda aynı zamanda psikolojik yükten de arınmış olacaksınız. Siz rahatlarken, odanız da kapısını yeni heyecanlara aralayacak.</p>
<p>Aşk iksiriniz doğadan…<br />
Cinsel yaşantınızda uyarılmaya ihtiyacınız mı var? O halde duyularınızı, Chi’nin daha fazla titreşimini sağlayan doğal afrodizyaklarla kışkırtmaya çalışın. Uzmanlar, coşkulu bir cinsel yaşam için; karanfil, fesleğen, zencefil,ylang-ylang, tarçın, vanilya ve yasemini tavsiye ediyorlar. Tarçın cinsel bölgede enerjiyi dengeliyor, yasemin erotizmi canlandırıyor, Ylang-ylang mutluluk hormonu endorfonin daha fazla salgılanmasını, zencefil cinsel soğukluğun giderilmesini ve vücudun ısınmasını, fesleğen de cinsel uyarımı sağlıyor. Bu doğal yöntemlerin nasıl kullanılduğına gelince… Örneğin baharat olarak kullanarak yemeklerinize lezzet katabilirsiniz. Loş bir ortamda mum eşliğinde yaşanan romantik bir gecede tütsü olarak da yararlanabileceğiniz bu afrodizyaklarla cinsel hayatınıza hoş kokular da yayabilirsiniz pekala.</p>

<p class="sayac_bilgi">Trkiz.Com Kiz Kizlar Kadin Sitesinde Bu yazı toplamda 20, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/marifet-chi-enerjisinde-her-zaman-renkli-bir-cinsellik-ici.php/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Milenyum prezervatifleri</title>
		<link>http://www.trkiz.com/milenyum-prezervatifleri.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/milenyum-prezervatifleri.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 20:10:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[prezervatif]]></category>

		<category><![CDATA[prezervatif kullanimi]]></category>

		<category><![CDATA[prezervatif secimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=355</guid>
		<description><![CDATA[Tırtıllı, renkli ya da geciktirici kremli…Prezervatifler artık bildiğiniz eski formlarından çok farklı. Sizi sadece istenmeyen hamilelikten ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korumuyor. Aynı zamanda cinsel ilişkinizin daha uzun süreli ya da daha zevkli hale gelmesini sağlıyor. Nasıl mı?
Çilekli, portakallı, naneli, böğürtlenli… Kırmızı, yeşil, sarı ya da oranj… Bu betimlemeler sizi yanıltmasın; rengarenk görünümleri ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tırtıllı, renkli ya da geciktirici kremli…Prezervatifler artık bildiğiniz eski formlarından çok farklı. Sizi sadece istenmeyen hamilelikten ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korumuyor. Aynı zamanda cinsel ilişkinizin daha uzun süreli ya da daha zevkli hale gelmesini sağlıyor. Nasıl mı?<br />
Çilekli, portakallı, naneli, böğürtlenli… Kırmızı, yeşil, sarı ya da oranj… Bu betimlemeler sizi yanıltmasın; rengarenk görünümleri ve karşı konulmaz lezzetleriyle soframızı şenlendiren pastalardan bahsetmiyoruz. Sözünü ettiğimiz, bizi hem istenmeyen hamilelikten hem de cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruyan, günümüzün modern prezervatifleri! Cinsel birleşme sırasında daha fazla tahrik olmak mı istiyorsunuz? O zaman, size “tırtıllı” prezervatifleri tavsiye ediyoruz. Eğer partnerinizin cinsel birleşme sırasında zirveye daha geç ulaşmasıysa amacınız; “geciktirici”etkiye sahip olanları tam size göre. Peki, çilekli kırmızı prezervatifleri denemeye ne dersiniz? Evet, konumuz yaşam pastasının en lezzetli dilimi olan cinsel yaşam sırasında her çiftin mutlaka kullanması gereken, prezervatifler…Ama, bu kez eğlenceyi artırmaya yönelik etkiye sahip olanlardan…</p>
<p>Genç nüfusa sahip ülkemizde korunmasız cinsel ilişkinin yaratabileceği sorunlar son derece yüksek rakamlarda seyrediyor. İşte, bu noktadan hareket eden prezervatif firmaları da, korunmasız cinsel ilişkinin minimum düzeye inmesini hedef edindiler. Günümüzde prezervatifler, paralel kenarlı ve standart kremli olarak üretiliyorlar. Ancak bunlar sadece istenmeyen hamileliklerin önlenmesi ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak amacıyla kullanılıyor. Oysa yapılan araştırmalar; değişik yaş gruplarındaki çiftlerin cinsel ilişkilerine farklı tatlar katmak istediklerini gösteriyor. Firmalar da, çiftlerin beklentilerini ve ihtiyaçlarını göz önünde tutarak, cinsel ilişkinin daha cazip ve keyifli hale gelmesi için çeşit çeşit prezervatifler ürettiler. Tırtıllı, geciktirici kremli, renkli ya da kokulu… Biri mutlaka sizin için!<br />
Neden prezervatif?</p>
<p>Prezervatif kullanımının en büyük avantajı, çiftler için en uygun korunma yöntemi olması. Prezervatif doğru kullanıldığında AIDS de dahil olmak üzere, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruma sağlayan tek doğum kontrol yöntemi. Bu özellik diğer korunma yöntemlerinin hiçbirinde bulunmuyor. Üstelik, hamilelik ve hastalıklardan korumada yüzde 95 gibi güvenilir bir orana sahip. Prezervatifi eczane, market ve benzin istasyonu gibi yerlerden kolayca temin edebilirsiniz. Üstelik reçeteye de ihtiyacınız yok. Ayrıca, prezervatif sperme karşı antikorların oluşmasını önleyebiliyor. Bu özellik kadında partnerinin spermlerine karşı antikor oluşumuna bağlı kısırlık tedavisinde yararlı olabiliyor.<br />
Hem kokulu, hem renkli…<br />
Geç gelmek isteyenlere “kremli”</p>
<p>Cinsel ilişkinin uzun sürmesi, çiftlerin daha uzun süre ve daha fazla zevk almasını sağlıyor. Ayrıca ilişki sırasında bazı erkeklerin aşırı heyecanlandıklarından, arzu ettiklerinden daha erken boşaldıkları da malum. Dolayısıyla, erkeğin boşalma süresini uzatmak, her iki tarafın ilişkiden aldığı zevki artırıyor ve ilişkinin daha sağlıklı olmasına yardım ediyor. İşte, prezervatif firmaları da çiftlerin bu yöndeki beklentisine yanıt vermek üzere “geciktirici kremli”prezervatif üretiyor. Bu prezervatif, içerdiği geciktirici krem sayesinde, zirveye ulaşma süresinin uzatılmasına yardımcı olarak, ilişkinin daha uzun süreli olmasını, dolayısıyla alınan zevkin artmasını sağlıyor.</p>
<p>“Tırtıllılar”la keyfiniz artsın</p>
<p>Cinsel birleşme sırasında daha fazla tahrik olmak istiyorsanız, “tırtıllı” prezervatifler tam size göre. Kadının prezervatif kullanımında nasıl daha fazla tahrik edilebileceği ve aldığı zevkin nasıl artırılabileceği sorusu, “tırtıllı” prezervatif üretimini gündeme getirdi. Yapılan araştırmalar da, prezervatifin kadında vajinanın uyarılmaya daha fazla duyarlı olan bölgesinde yaratılacak tırtılın uyarıcı olduğunu ortaya çıkardı. Bunun üzerine firmalar, sadece o bölge için tırtıllı bir form üretmeye başladılar.<br />
Prezervatif kullanmak istemiyorsa..<br />
Günümüzde birbirinden renkli ve eğlenceli prezertifler olsa da işimiz zor. Çünkü, pek çok erkek maalesef prezervatif kullanımından kaçınıyor. Onlar bu korunma yöntemini, zevki azaltan bir engel gibi görüyor ya da bu bahanenin ardına sığınıyorlar. Oysa prezervatif hem istenmeyen hamileliklerden, hem de cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için etkili. Üstelik, sanılanın aksine cinsel birleşme sırasında alınan zevki de engellemiyor. Eğer partneriniz hâlâ prezervatif kullanmaktan kaçınıyorsa, onu mutlaka ikna etmeye çalışın. Bu noktada sarf ettiğiniz sözler ve davranışınız son derece önem taşıyor. Öncelikle erotik oyunlarınızın içine prezervatifi takma işlemini de ekleyebilirsiniz. Böylelikle partnerinizin cinsel iletişimin devam ettiğini anlamasını sağlarsınız. İsterseniz, prezervatifi ön sevişme sırasında siz de takabilirsiniz. Bu eğlenceli prezervatifler sayesinde, daha şirin bir imaj oluşturabilir, partnerinizin de bunu bir seks oyuncağı olarak görmesini sağlayabilirsiniz.</p>
<p>ALIRKEN SAKLARKEN</p>
<p>. Prezervatif mutlaka lateksten yapılmış olmalı. Yapılan çalışmalar, lateksten yapılmış prezervatiflerin AIDS virüsünün bulaşmasını engellediğini ortaya koyuyor.</p>
<p>. Silikon yağı gibi “su” bazlı kayganlaştırıcılar kullanın. Vazelin, mineral yağ, bitkisel yağ veya krem gibi prezervatife zarar verebilecek “yağ” bazlı kayganlaştırıcılar kullanmaktan kaçının.</p>
<p>. Kuru ve serin yerlerde, güneş ışığı görmeyecek şekilde saklayın. Çok fazla beklemiş bir prezervatif kurur ve kaygan yapısını kaybeder.</p>
<p>. Paketi hasar görmüş, katları birbirine yapışmış, rengi değişmiş prezervatifleri kullanmayın.</p>
<p>. Prezervatifin seçimi çok önemli. Üzerinde üretim tarihi ve son kullanma tarihi mutlaka bulunmalı.</p>
<p>. Son kullanma tarihine dikkat edin. Normal bir prezervatifin raf ömrü 5 yıl, sperm öldürücü özelliğe sahip olanlarınsa 3 yıldır.</p>
<p>. Her cinsel ilişkide mutlaka yeni bir prezervatif kullanın. Boşalma sonrası çıkardıktan sonra penis başında az miktarda da olsa sperm bulunabileceğinden erkeklik organını genital bölgeden uzak tutun.</p>
<p>. Prezervatifi, partnerinizle sıcak temasa girmeden önce takın. Ve siz hanımlar, prezervatifin orda olduğundan emin olun.</p>
<p>. Prezervatif sadece “tehlikeli” günlerde uygulandığında koruyuculuk oranı düşüyor.</p>
<p>Bu nedenle her ilişkide mutlaka prezervatif kullanın.</p>

<p class="sayac_bilgi">Trkiz.Com Kiz Kizlar Kadin Sitesinde Bu yazı toplamda 21, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/milenyum-prezervatifleri.php/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Menopozun ilaci sefkat</title>
		<link>http://www.trkiz.com/menopozun-ilaci-sefkat.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/menopozun-ilaci-sefkat.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 20:09:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel bilgiler]]></category>

		<category><![CDATA[menopoz]]></category>

		<category><![CDATA[menopozun ilaci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=353</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar için menopoz artık doğal bir süreç. Ancak fizyolojik sıkıntılar bazen çiftlerin yaşamını olumsuz etkileyebiliyor. Bu dönemde sorunların üstesinden gelmek için ilgi ve şefkat gerekiyor. Türkiye’de menopoza girme yaşı ortalama 48. Bu dönemde uygulanan hormon replasmanı, bu dönem sıkıntılarını rahatlatan bir tedavi . Yorgunluk, konsantrasyon kaybı, depresyon, eşlerin cinsel yaşamını olumsuz etkiliyor. Bu dönemi Prof. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar için menopoz artık doğal bir süreç. Ancak fizyolojik sıkıntılar bazen çiftlerin yaşamını olumsuz etkileyebiliyor. Bu dönemde sorunların üstesinden gelmek için ilgi ve şefkat gerekiyor. Türkiye’de menopoza girme yaşı ortalama 48. Bu dönemde uygulanan hormon replasmanı, bu dönem sıkıntılarını rahatlatan bir tedavi . Yorgunluk, konsantrasyon kaybı, depresyon, eşlerin cinsel yaşamını olumsuz etkiliyor. Bu dönemi Prof. Dr. Bülent Baysal’la konuştuk.</p>
<p>Menopoz, bir hastalık değilse neden ilaç tedavisi uygulanıyor?<br />
Koruyucu hekimlik ve yaşam kalitesini arttırmak amacıyla kullanılmalılar. Bu çalışmalarla yaşam süreleri de artıyor.</p>
<p>Hormon tedavisi bu çalışmalara nasıl katkıda bulunuyor?<br />
Kadınlarda kalça kırıkları azalıyor. Kalın bağırsak kanserinde de azalma olduğu görüldü.</p>
<p>Bu dönemde cinsel problemler neler?<br />
Cinsel istek kaybı, vajinada yanma, kuruluk, kaşıntı, cinsel temasta ağrı. Sık idrara çıkma veya tutamama.</p>
<p>Problemler neden ortaya çıkıyor?<br />
Vajen dokusu, kaygan kalabilmek ve elastikiyetini devam ettirebilmek için östrojene ihtiyaç duyar. Östrojen seviyesi menopozda düşer.</p>
<p>Eşler arasında bu dönem nasıl yaşanıyor?<br />
Kadın, psikolojik olarak kadınlığını kaybettiğini düşünüyor. Sıcak basması, terleme, uykusuzluk gibi değişiklikler yaşıyor .Bu dönem anlayış gerektiriyor.</p>

<p class="sayac_bilgi">Trkiz.Com Kiz Kizlar Kadin Sitesinde Bu yazı toplamda 22, bugün ise 1 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/menopozun-ilaci-sefkat.php/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tarkan</title>
		<link>http://www.trkiz.com/tarkan.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/tarkan.php#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 10:24:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=351</guid>
		<description><![CDATA[Tarkan 17 Ekim 1972 yılında Almanya´nın Frankfurt yakınlarındaki Alzey kasabasında doğdu ve 13 yaşında babası Ali Tevetoğlu´nun aldığı kararla Karamürsel´de Klasik Türk Müziği eğitimi almaya başladı. Önce Karamürsel Musiki Cemiyeti ardından da Üsküdar Musiki Cemiyeti´nde genç yaşta müziğin temellerini özümsemiş oldu.
Kariyer
İstanbul Plak sahibi ve prodüktör Mehmet Söğütoğlu ile arkadaşı Alpay Aydın sayesinde tanıştı. İstanbul Plak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarkan 17 Ekim 1972 yılında Almanya´nın Frankfurt yakınlarındaki Alzey kasabasında doğdu ve 13 yaşında babası Ali Tevetoğlu´nun aldığı kararla Karamürsel´de Klasik Türk Müziği eğitimi almaya başladı. Önce Karamürsel Musiki Cemiyeti ardından da Üsküdar Musiki Cemiyeti´nde genç yaşta müziğin temellerini özümsemiş oldu.</p>
<p>Kariyer</p>
<p>İstanbul Plak sahibi ve prodüktör Mehmet Söğütoğlu ile arkadaşı Alpay Aydın sayesinde tanıştı. İstanbul Plak ile imzaladığı anlaşma sonucunda, Tarkan´ın ilk albümü Yine Sensiz 1992´nin sonunda Türkiye´de piyasaya sürüldü. Bu albümün ilk şarkısı olan &#8220;Kıl Oldum Abi&#8221; çok kısa sürede dinleyenlerin ilgisini çekerek popüler mekanlarda çalınmaya başladı. Yine Sensiz adlı albüm 400 bin adet satınca, Tarkan ülke çapında tanındı. 1994 Mayıs´ta Sezen Aksu´nun katkılarıyla Aacayipsin albümünü çıkaran Tarkan başarısını devam ettirdi. Türkiye çapında çoğu ilklere imza atarak, bu albüm ile Türkiye ve Avrupa´da 24 konser verdi. Bu konserlerin 25´i, ulusal çapta gerçekleştirilen en büyük sponsorlu turne kapsamında, Tarkan´ı Türkiye´nin farklı illerinde yaklaşık 10 bin seyirci ile buluşturan stadyum konserleriydi. Sanatçının kariyerindeki en büyük dönüm noktalarından olan albüm 2,5 milyona yakın satıldı. Avrupa´da da 700 bin rakamına ulaştı. </p>

<p class="sayac_bilgi">Trkiz.Com Kiz Kizlar Kadin Sitesinde Bu yazı toplamda 553, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/tarkan.php/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
