Trkiz.Com ‘Cinsellik’

7 asırlık seks tavsiyeleri02.23.10

ŞEYH El Nefzavi’nin 1394-1433 yılları arasında yazdığı “Kokulu Bahçe” adlı kitap, müslümanlığın en ünlü seksoloji kitabı olarak biliniyor. Tunus Sultanı Abdül Aziz ‘in veziri Muhammed bin Uane ez Zonavui ‘nin isteği üzerine hazırlanan kitap “Binbir Gece Masalları” yazarı Lady Burton ‘u bile etkisi altına almış ve 1850 yılında bir Fransız subay tarafından Fransızca’ya çevrilmiş.

Değişen birşey yok
Araplar’ ın cinsel hayatı konusunda tek kaynak gösterilen kitap, 19. yüzyılın sonlarına doğru Avrupalı yazarlarca keşfedildi. Faruk Ülkü tarafından Fransızca’dan tercüme edilen kitabın kapağında “Cinsi aşk bahsinde yazılmış büyük Arap seksoloji şaheseri” ifadesi yer aldı. İçinde ise 14′üncü yüzyılın sonlarına o dönemde cinsel ilişkideki ayrıntılar en açık şekilde anlatılıyor. “Ey Vezirim” hitabıyla başlayan kitap önce kadını tarif ediyor:

“Yuvarlak belini, güzel göbeğini, şahane sırtını, dolgun kalçalarla birbirine bağladıktan sonra bütün bu harikaların arasına, o oyun ya da savaş alanını yerleştirdi.”

Ardından mükemmel bir erkeğin tarifi yapılıyor, “Geniş omuzlu, dolgun kalçalı olmalı ve boşalma anını ayarlamayı olduğu gibi, organını yeniden aşka hazırlama yollarını da bilmelidir. Organın kadını tatmin için en çok on iki parmak ya da üç el toplamı, en az altı parmak ya da bir buçuk el toplamı boyunda olması gerekir.”

Karnınız tok olmamalı
Yazar ideal bir cinsel birleşmenin nasıl olması gerektiğini ise şu şekilde tarif ediyor; “Bilin ki ey Vezir! Bir kadınla beraber olmak istediğinizde birleşmeniz iyi ve sıhhate faydalı olsun derseniz, midenizi fazla yiyecek ve içecek ile doldurmamalısınız. Böyle durumda belinizde tutukluk, idrarınızı tutamama ve göz zaafiyeti tehlikesi yaşarsınız. Tam birleşme anında onunla oynaşınız. Yanaklarını öperek, dudaklarını ve göğüslerini emerek onu heyacanlandırabilirsiniz. Öpüşmeler, ısırmalar, göğüsleri okşamalar, kucaklaşmalar ağız ve dilin hareketleri zevki uzatabilecek, artırabilecek en güzel şeylerdir, inan bana.”

Kitapta ayrıca 11 değişik cinsel birleşme tarifi yapılıyor. Bunun dışında Hintliler tarafından uygulanan 24 ayrı birleşmeden de söz ediliyor. Hepsine ayrı ayrı isimler veren yazar vezirine seslenerek şöyle diyor:

“Siz de deneyin değişik durumları. Her kadın şahsen en zevk aldığını seçecektir.”

Hint usulü teknikler

Kokulu Bahçe ‘ de özellikle Hintler tarafından uygulanan bazı cinsel birleşme pozisyonları da yer alıyor.

* Dok el ovted (Çivileme): Kadın bacakları ile erkeğin belini sarar sıkıca, arkasını bir yere dayayıp kolları ile erkeğin boynuna sarılır.

* Nik el haddadi (Demirci biçimi): Kadın, kalçalarının altına bir yastık koyarak sırtüstü uzanır ve dizlerini göğsüne çeker.

* Haşu en nikanuk (Devekuşu kuyruğu): Kadın sırtüstü yatağa uzanır, erkek onun önünde diz çöker ve sadece başı ve omuzları yatağa değecek şekilde bacaklarını kaldırır kadının; duhulden sonra bacakları ile boynunu kavramış olan kadının kalçalarını kavrayarak aşağı yukarı oynatır.
“İdeal seks” neye benziyor?

Kadın ve erkek arasındaki farklılık cinsellikte de karşımıza çıkıyor. İkisinin de kafasında “ideal cinsel ilişki” konusunda çok değişik düşünceler var. Erkek sadece fiziksel boşalım düşlerken, kadın duygusal tatmin peşinde de koşuyor

Bir kadın “kendi idealini” anlatıyor… “Benim için iyi seks, aslında yatağa beraberce girdiğimiz an değil, bundan saatler önce başlar. İşten eve iyi bir ruh hali ile gelirsem ve eşim de aynı ruh hali içindeyse, bütün gece dikkatimi benim üzerimde yoğunlaştırırsa her şey çok daha iyi olur.

Mesela buna benzer bir geceyi unutamıyorum. Gözlerini bir an olsun benden ayırmamıştı. Yemek yerken, TV seyrederken devamlı olarak gözlendiğimi hissediyordum. Ona baktığım zaman ne kadar uyarılmış olduğunu ve beni ne kadar arzuladığını anlayabiliyordum. Bu bakışlar benim de arzularımı kamçılıyordu.

Yataktaki ilişkiyi güzelleştirecek bir başka şey, arzudan çıldırarak kendimizi yatağa atmaktansa yavaş ve gevşek hareketlerle birbirimize ümit verip sonra yeniden davetkar davranmak… Böyle yapınca cinsel arzularım o kadar çok yükseliyor ki, artık yatağa girip sevişmekten başka bir şey düşünemez oluyorum…

Ayrıca ilişki öncesi uzun süre aşk oyunları yapmak, birbirimize dokunmak, okşamak ve sonra kendimi kaybedecek duruma gelinceye kadar cinsel organımla oynanması hoşuma gidiyor.

Aynı şekilde ilişki bittikten sonra da bir müddet birbirimizi okşamaya, sarılmaya devam etmek de hoşlandığım şeyler arasında…”

Bir erkek “kendi idealini” anlatıyor…

“Sevişmek istediğim veya eşimin sevişmek istediğini düşündüğüm geceler, ilişki öncesi erotik dergiler okumak ya da erotik kasetler izlemek hoşuma gidiyor. Daha sonra eşimin yumuşak bedenine sarılmam, uyarılmam için yeterli oluyor….

Eğer sarılmamız sırasında eşim, ereksiyon halindeki organıma özel ilgi gösterirse daha çok haz alıyorum, bu bir gerçek! Tabii bu esnada ben de onu deliler gibi okşamaya devam ediyorum.

Eşimin orgazmını düşünerek orgazmımı, kendi boşalmamı geciktirmek benim için de çoğu zaman heyecanlı oluyor. Ama eşimle aramda ilişki esnasındaki ritmi yakalamak benim için çok önemli. Benim gelip gittiğim esnada, o da aynı şekilde kalçalarını hareket ettirirse her şey yolunda gidebiliyor.

Ve tabii finalden, yani boşalmadan her erkek gibi müthiş haz alıyorum. Daha sonra onu öpüp biraz sarıldıktan sonra ne yazık ki uykuya dalıyorum… O bundan pek hoşlanmıyor ama uyku o kadar tatlı geliyor ki, anlatamam…”

İdeal seks düşünceleri arasındaki farklar…

Kadın, seksi duygusal, cinsel oyun gerektiren ve uzun süreye gereksinimi olan bir şey olarak görüyor. Dolayısıyla içinde bulunduğu ruh hali cinsel yaşamını da etkiliyor. Seks öncesi partnerine karşı hangi duyguları hissediyorsa, seks sonrasında da aynı duyguları besliyor.

Bu yüzden erkeğin seks sonrası uykuya dalması birçok kadın için “hayal kırıklığı” yaratan bir durum.

Erkek ise seks konusunda geç ama çok hızlı uyarılıyor. Onun için iyi bir seks, tamamen olmasa bile, büyük ölçüde bedensel boşalma ve rahatlamayla ilgili. Dolayısıyla erkek ne olursa olsun, boşalmaya çok önem veriyor.

Kadın ve erkeğin kendi kafalarındaki “ideal seksi” birbirleriyle paylaşmaları, her iki tarafın da “ortak bir ideale” ulaşma yolunda ilk adımı olarak görülebilir. Hatta kişiler “ortak ideal seks”lerini yaratırken değişik fanteziler geliştirebilirler

Gonderen Cinselliktrkiz Yorumlar kapalı

Etiketler: »

Daha iyi Seks icin ne yemeli09.02.09

Yapılan son araştırmalar bazı vitamin ve minerallerin hormon seviyesini yükselttiğini, duyarlılık hissini ve seks yapma arzusunu farkedilir ölçüde arttırdığını gösteriyor. “Bunlar hangileri?” diye soracak olursanız, hemen aşağıdaki listeye göz atın…

ÇİLEK

Dolgun ve sevimli küçük çilekler zaten oldukça seksi bir görünüme sahip.
Ama bundan daha önemlisi
çileklerin bol miktarda antioksidan ve kan dolaşımını hızlandıran maddeler içermesi ve bunun da kendinizi çok enerjik hissetmenizi sağlaması.

YUMURTA

Katı, rafadan, sahanda veya omlet şeklinde yediğiniz her çeşit yumurta B6 vitaminleriyle dolu olarak tabağınıza geliyor. Bu ne anlama mı geliyor? Bu vitaminler, vücudumuzun hormon dengesini ayarlıyor ve stresle başa çıkmamıza yardımcı oluyor. Stresten arınmak ve rahatlamak da sağlıklı cinselliğin ilk adımı. Cinsel hayatınız pek de iyi gitmiyorsa kendinize bir omlet pişirin ve işleri düzene koymaya başlayın. Eğer yumurtadan hoşlanmıyorsanız yine B6 vitamininden zengin olan; ıspanak, bezelye, havuç, ayçekirdeği, buğday veya balığı tercih edebilirsiniz.

ET

Etoburları sevindirelim: Dana ve koyu renkli kümes hayvanlarına ait etler, sevişme isteğini baskılayan “prolaktin” gibi hormonların üretimine engel oluyor. Ama sebze sevenlerin de üzülmesine hiç gerek yok. Aynı etkiyi alabileceğiniz esmer prinç, lifli yeşil sebzeler, kolay ufalanan peynir, öğütülmüş ekmek de size yardımcı olacaktır.

SARIMSAK

Sarımsağın en bilindik özelliği nefesinizi saatler sonra bile toplu yıkıma sebep olabilecek bir silaha dönüştürmesi mi? Yanılıyorsunuz. Bu dezavantajı bir tarafa bırakırsak bu keskin lezzet baştan sona vücudunuzdaki bütün kan dolaşımını hızlandırıp seks hayatınıza yeni bir tat getirecek. Tabii, seks zamanından birkaç gün önce yerseniz!

ÇİKOLATA

Kadınların büyük çoğunluğunun kendini iyi hissetmek için kakao ürünü olan çikolataya yönelmesinin bir sebebi var; İçeriğindeki “methylxanthine”, zevkden başınızı döndürerek partnerinizin kollarınızda erimesine sebep olabilir. Ayrıca içerdiği “phenylethyamine” maddesiyle tam anlamıyla ‘aşk etkisi’ yaratıyor.Yani daha kolay aşık oluyorsunuz.

Gonderen Cinselliktrkiz Yorumlar kapalı

Milenyum prezervatifleri02.23.10

Tırtıllı, renkli ya da geciktirici kremli…Prezervatifler artık bildiğiniz eski formlarından çok farklı. Sizi sadece istenmeyen hamilelikten ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korumuyor. Aynı zamanda cinsel ilişkinizin daha uzun süreli ya da daha zevkli hale gelmesini sağlıyor. Nasıl mı?
Çilekli, portakallı, naneli, böğürtlenli… Kırmızı, yeşil, sarı ya da oranj… Bu betimlemeler sizi yanıltmasın; rengarenk görünümleri ve karşı konulmaz lezzetleriyle soframızı şenlendiren pastalardan bahsetmiyoruz. Sözünü ettiğimiz, bizi hem istenmeyen hamilelikten hem de cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruyan, günümüzün modern prezervatifleri! Cinsel birleşme sırasında daha fazla tahrik olmak mı istiyorsunuz? O zaman, size “tırtıllı” prezervatifleri tavsiye ediyoruz. Eğer partnerinizin cinsel birleşme sırasında zirveye daha geç ulaşmasıysa amacınız; “geciktirici”etkiye sahip olanları tam size göre. Peki, çilekli kırmızı prezervatifleri denemeye ne dersiniz? Evet, konumuz yaşam pastasının en lezzetli dilimi olan cinsel yaşam sırasında her çiftin mutlaka kullanması gereken, prezervatifler…Ama, bu kez eğlenceyi artırmaya yönelik etkiye sahip olanlardan…

Genç nüfusa sahip ülkemizde korunmasız cinsel ilişkinin yaratabileceği sorunlar son derece yüksek rakamlarda seyrediyor. İşte, bu noktadan hareket eden prezervatif firmaları da, korunmasız cinsel ilişkinin minimum düzeye inmesini hedef edindiler. Günümüzde prezervatifler, paralel kenarlı ve standart kremli olarak üretiliyorlar. Ancak bunlar sadece istenmeyen hamileliklerin önlenmesi ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak amacıyla kullanılıyor. Oysa yapılan araştırmalar; değişik yaş gruplarındaki çiftlerin cinsel ilişkilerine farklı tatlar katmak istediklerini gösteriyor. Firmalar da, çiftlerin beklentilerini ve ihtiyaçlarını göz önünde tutarak, cinsel ilişkinin daha cazip ve keyifli hale gelmesi için çeşit çeşit prezervatifler ürettiler. Tırtıllı, geciktirici kremli, renkli ya da kokulu… Biri mutlaka sizin için!
Neden prezervatif?

Prezervatif kullanımının en büyük avantajı, çiftler için en uygun korunma yöntemi olması. Prezervatif doğru kullanıldığında AIDS de dahil olmak üzere, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruma sağlayan tek doğum kontrol yöntemi. Bu özellik diğer korunma yöntemlerinin hiçbirinde bulunmuyor. Üstelik, hamilelik ve hastalıklardan korumada yüzde 95 gibi güvenilir bir orana sahip. Prezervatifi eczane, market ve benzin istasyonu gibi yerlerden kolayca temin edebilirsiniz. Üstelik reçeteye de ihtiyacınız yok. Ayrıca, prezervatif sperme karşı antikorların oluşmasını önleyebiliyor. Bu özellik kadında partnerinin spermlerine karşı antikor oluşumuna bağlı kısırlık tedavisinde yararlı olabiliyor.
Hem kokulu, hem renkli…
Geç gelmek isteyenlere “kremli”

Cinsel ilişkinin uzun sürmesi, çiftlerin daha uzun süre ve daha fazla zevk almasını sağlıyor. Ayrıca ilişki sırasında bazı erkeklerin aşırı heyecanlandıklarından, arzu ettiklerinden daha erken boşaldıkları da malum. Dolayısıyla, erkeğin boşalma süresini uzatmak, her iki tarafın ilişkiden aldığı zevki artırıyor ve ilişkinin daha sağlıklı olmasına yardım ediyor. İşte, prezervatif firmaları da çiftlerin bu yöndeki beklentisine yanıt vermek üzere “geciktirici kremli”prezervatif üretiyor. Bu prezervatif, içerdiği geciktirici krem sayesinde, zirveye ulaşma süresinin uzatılmasına yardımcı olarak, ilişkinin daha uzun süreli olmasını, dolayısıyla alınan zevkin artmasını sağlıyor.

“Tırtıllılar”la keyfiniz artsın

Cinsel birleşme sırasında daha fazla tahrik olmak istiyorsanız, “tırtıllı” prezervatifler tam size göre. Kadının prezervatif kullanımında nasıl daha fazla tahrik edilebileceği ve aldığı zevkin nasıl artırılabileceği sorusu, “tırtıllı” prezervatif üretimini gündeme getirdi. Yapılan araştırmalar da, prezervatifin kadında vajinanın uyarılmaya daha fazla duyarlı olan bölgesinde yaratılacak tırtılın uyarıcı olduğunu ortaya çıkardı. Bunun üzerine firmalar, sadece o bölge için tırtıllı bir form üretmeye başladılar.
Prezervatif kullanmak istemiyorsa..
Günümüzde birbirinden renkli ve eğlenceli prezertifler olsa da işimiz zor. Çünkü, pek çok erkek maalesef prezervatif kullanımından kaçınıyor. Onlar bu korunma yöntemini, zevki azaltan bir engel gibi görüyor ya da bu bahanenin ardına sığınıyorlar. Oysa prezervatif hem istenmeyen hamileliklerden, hem de cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için etkili. Üstelik, sanılanın aksine cinsel birleşme sırasında alınan zevki de engellemiyor. Eğer partneriniz hâlâ prezervatif kullanmaktan kaçınıyorsa, onu mutlaka ikna etmeye çalışın. Bu noktada sarf ettiğiniz sözler ve davranışınız son derece önem taşıyor. Öncelikle erotik oyunlarınızın içine prezervatifi takma işlemini de ekleyebilirsiniz. Böylelikle partnerinizin cinsel iletişimin devam ettiğini anlamasını sağlarsınız. İsterseniz, prezervatifi ön sevişme sırasında siz de takabilirsiniz. Bu eğlenceli prezervatifler sayesinde, daha şirin bir imaj oluşturabilir, partnerinizin de bunu bir seks oyuncağı olarak görmesini sağlayabilirsiniz.

ALIRKEN SAKLARKEN

. Prezervatif mutlaka lateksten yapılmış olmalı. Yapılan çalışmalar, lateksten yapılmış prezervatiflerin AIDS virüsünün bulaşmasını engellediğini ortaya koyuyor.

. Silikon yağı gibi “su” bazlı kayganlaştırıcılar kullanın. Vazelin, mineral yağ, bitkisel yağ veya krem gibi prezervatife zarar verebilecek “yağ” bazlı kayganlaştırıcılar kullanmaktan kaçının.

. Kuru ve serin yerlerde, güneş ışığı görmeyecek şekilde saklayın. Çok fazla beklemiş bir prezervatif kurur ve kaygan yapısını kaybeder.

. Paketi hasar görmüş, katları birbirine yapışmış, rengi değişmiş prezervatifleri kullanmayın.

. Prezervatifin seçimi çok önemli. Üzerinde üretim tarihi ve son kullanma tarihi mutlaka bulunmalı.

. Son kullanma tarihine dikkat edin. Normal bir prezervatifin raf ömrü 5 yıl, sperm öldürücü özelliğe sahip olanlarınsa 3 yıldır.

. Her cinsel ilişkide mutlaka yeni bir prezervatif kullanın. Boşalma sonrası çıkardıktan sonra penis başında az miktarda da olsa sperm bulunabileceğinden erkeklik organını genital bölgeden uzak tutun.

. Prezervatifi, partnerinizle sıcak temasa girmeden önce takın. Ve siz hanımlar, prezervatifin orda olduğundan emin olun.

. Prezervatif sadece “tehlikeli” günlerde uygulandığında koruyuculuk oranı düşüyor.

Bu nedenle her ilişkide mutlaka prezervatif kullanın.

Gonderen Cinselliktrkiz Yorumlar kapalı

Etiketler: » »

Performans anksiyetesi02.23.10

Performans anksiyetesi, cinsel yaşamlarında sorun yaşayan erkekler kadar kadınların da en büyük kaygılarından biri. Üstelik bu durumdan şikâyet eden kadınların sayısı hızla artıyor. Kaynağında da büyük oranda orgazm olamama korkusu yatıyor. Bu sorunun üstesinden nasıl gelinir? İşte cevapları…Cinsel yaşamda “performans anksiyetesi” denilince aklınıza ne geliyor? Erkeklerin ereksiyon sorunları üzerine duydukları kaygı mı? Yoksa, ön sevişme sırasında eşlerini tatmin edememe korkuları mı? Evet, cinsel yaşamda ‘performans’ denilince hep ‘erkekler’ geliyor aklımıza, değil mi? Ancak, bu kez konumuz erkeklerde değil, kadınlarda ortaya çıkan ‘performans anksiyetesi’. ‘Biz kadınların böyle bir sorunu yok ki?’ demeyin. Bir düşünün bakalım. Örneğin, tek gecelik ilişkilerin hızla yayıldığı, çok eşliliğin daha çok tercih edildiği günümüzde, “kıyaslanma” kaygısına kapıldığınız olmadı mı hiç? Veya, orgazm sorunu yaşadığınızda, bir sonraki ilişkinizde “Ya, yine orgazm olamazsam” kaygısıyla ilişkiye başlayıp, aynı sorunla karşılaştığınız bir durum? Belki, siz bu kaygıların üzerinde pek fazla durmadığınız için cinsel yaşantınızda bir sorun yaşamıyor olabilirsiniz. Ancak, günümüzde pek çok kadın artık ‘performans anksiyetesi’nden yakınıyor. Peki, kadınlar cinsel yaşamlarında ne zaman performans kaygısı taşıyorlar ve bu kaygılarından nasıl kurtulabilirler? Acıbadem Hastanesi Cinsel İşlev Bozuklukları Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Cem İncesu, kadınlarda ortaya çıkan ‘performans anksiyetesi’ üzerine bilinmesi gereken her şeyi sizler için anlattı. Gelelim, performans anksiyetesinin oluşma nedenlerine…

Uyarılma ve orgazm sorunu
Uyarılma ve orgazm güçlüğü, performans anksiyetesinin en önemli nedenlerinden birini oluşturuyor. Anatomik sorun, diyabet, koroner kalp hastalıkları gibi fiziksel sorunlar ya da psikolojik kökenli sorunlar, orgazm güçlüğüne yol açabiliyor. Bunların yanı sıra, kadının yeterli cinsel deneyimi olmaması, dikkatini cinsel ilişkiye verememesi veya partneri tarafından şu ya da bu nedenle yeterince uyarılamaması da beraberinde orgazm güçlüğünü getiriyor. Orgazm sorunu yaşayan kadında bir süre sonra olumsuz beklenti, yani ‘Yine orgazm olamayacağım’kaygısı ortaya çıkmaya başlıyor. Bu durum bazen şiddetli boyutlara ulaşarak ‘takıntıya’ dönüşebiliyor. Kadının orgazma ulaşmasında sadece partnerinin dokunuşları yeterli gelmiyor. Aynı zamanda vajinal bölgesine yeterli düzeyde kanın ulaşması gerekiyor. Ancak, kadın çeşitli nedenlerden dolayı orgazm olmakta güçlük çektiğinde, stres devreye giriyor ve bu sorun karşısında vajinal bölgede kanlanmayı engelleyen ‘adrenalin’ hormonu salgılanmaya başlıyor.
Bunun sonucunda, kadın yine orgazm olmakta güçlük çekiyor. Yani, bir kısırdöngü oluşmaya başlıyor.
Vajinismus
Vajinismus, pek çok kadının karşı karşıya kaldığı bir sorun. Öyle ki, ülkemizde cinsel terapi merkezlerine en sık başvurma nedenini oluşturuyor. ‘Vajinismus’, vajinal bölgedeki kasların kasılarak cinsel birleşmeyi engellemesiyle karakterize edilen bir hastalık. Bu hastalık kadınlarda da, performans anksiyetesine zemin hazırlayan bir diğer önemli unsuru oluşturuyor. Ancak vajinismus şikâyetinde performans anksiyetesi ön plana çıkmıyor. Çünkü vajinismus sorunundan yakınan kadın, her cinsel ilişki öncesinde ‘Yine başarılı olamayacağım’ kaygısıyla atağa girse de, “korku” ya da “acı hissi” daha ön plana çıkıyor.

Eşlerin ereksiyon sorunu
Performans anksiyetesi, eşleri “erektil disfonksiyon” sorunu yaşayan kadınlarda da gelişiyor. Bu sorun genellikle cinsel yaşamla ilgili “mitlerden”, yani yanlış inançlardan kaynaklanıyor. Toplumda çok yaygın görülen bir inanışa göre, erkeğin ereksiyon sorunu yaşaması, tahrik olamadığına işaret ediyor. Bunun sorumlusu olarak da, onu tahrik edemediği düşünülen kadın gösteriliyor. Ülkemizde çok yaygın olan bu yanlış inanç yüzünden, eşleri ereksiyon sorunu yaşayan kadınlar, öncelikle kendilerini sorumlu tutuyor. Erkeğin ereksiyon sorunu devam ettikçe de, kadında bir süre sonra takıntı oluşmaya başlıyor. Öyle ki, kadın önsevişme öncesinde bile ‘Sertleşme olacak mı, olmayacak mı?’, ‘Onu tahrik edecek miyim, edemeyecek miyim?’ kaygısını duymaya başlıyor. Sürekli bu kaygıyla yaşayan kadında da bir süre sonra cinsel isteksizlik ve işlev bozukluğu gibi sorunlar oluşmaya başlıyor.

Kıyaslanma korkusu
Artık kadınların da cinsellikte her şeyi erkekten bekleyip, pasif bir tutum takınmaları devri geride kaldı; özellikle de genç kuşaklarda. Günümüzün erkekleri, cinsel yaşamda artık daha aktif ve katılımcı bir kadınla birlikte olmayı tercih ediyor. Bu beklenti aslında sadece erkeklerde değil, aynı zaman kadınlarda da çok sık görülmeye başlandı. İste, bu beklentilerin yayılmasıyla birlikte performans anksiyetesi de daha sık ortaya çıkıyor. Çünkü günümüzün modern kadını, ön sevişmeden tutun da oral sekse, eşin ereksiyonundan boşalmasına kadar her aşamada ‘mutlu’ ve ‘uyumlu’ bir cinselliğin yaşanmasında kendilerinin de sorumlu olduklarının bilincinde. Öyle ki, ‘Tartışmamızın nedeni, cinsel yaşantımızda bir sorun oluştuğuna mı işaret ediyor?” diye düşünmeye başlayan kadınların sayısı da hızla artıyor. Cinsel yaşama daha aktif giren kadın, zevk almaya başlayınca da, doyuma ulaşması gerektiğinin bilincine varıyor ve doğal olarak erkeklerden daha fazla performans bekliyor. Günümüzde çok eşliliğin ve günlük ilişkilerin artması da, beraberinde kıyaslanma korkusunu getiriyor. Çünkü insanlar artık tek eşlilikten uzaklaşmaya başladıkları için, birlikte oldukları partnerlerini diğerleriyle kıyaslamaya başlıyor.

Kaygısız bir cinsel yaşam için…
Performans anksiyetesi nedeniyle cinsel terapi merkezine başvuran çiftler olmasa da, cinsel işlev bozukluklarının ardında bazen bu sorun ilk sırada yer alıyor. Doç. Dr. Cem İncesu, cinsel işlev bozukluğuyla başvuran çiftlerde performans anksiyetesi tespit ettiklerinde, bu soruna yönelik tedavi uyguladıklarını belirtiyor. Bu sorun karşısında öncelikle “performans anksiyetesini” çözmeye yönelik ev ödevleri ve egzersizler veriliyor. Çünkü, sorun çözülmedikçe, çiftin asıl başvurma nedeni olan ‘erektil disfonksiyon’ ya da ‘orgazm bozukluğu’ gibi şikayetler ortadan kalkmıyor. Performans anksiyetesi bir çeşit ‘takıntı’ olduğu için tedavisi uzun uğraş ve zaman gerektirebiliyor. Tedavide, psikoterapiden çok, ‘ev ödevleri’ ve ‘egzersizler’ daha ön plana çıkıyor. Çünkü kişi bunu takıntı haline getirdiği için siz ne söylerseniz söyleyin, deneyimlerine odaklanmış oluyor. Dolayısıyla, tedavide temel prensip, kişiye takıntılarının tersi olan deneyimlerin yaşatılması. Örneğin, erektil disfonksiyon sorunu yasayan erkeklerin en büyük korkularından biri, cinsel birleşme sırasında ereksiyonlarını kaybetmeleri. İşte, bu noktada çiftlere cinsel birleşmeye girmeleri yasaklanarak, sadece ilişkiden zevk almaları isteniyor. Bunun sonucunda erkek cinsel birleşmeye değil, sadece zevke odaklandığı için ereksiyon sorunu ortadan kalkıyor. Böylesi bir paradoks yaşatmak, cinsel işlev bozukluklarında çok güçlü bir etki yaratıyor.

Biliyor musunuz?
*Erkeklerde daha sık ortaya çıksa da, kadınlar da bu sorundan yakınıyor.
*Her yaştan, meslekten, eğitim ya da kültür düzeyinden insanları etkisi altına alabiliyor.
*Daha çok cinsel deneyimi olmayan insanlar bu sorunla karşı karşıya kalıyor. Özellikle cinsel deneyimi olmadan evlenen çiftlerde performans anksiyetesi daha sık görülüyor.
*Ergenlik döneminden itibaren mastürbasyon yaparak vücudunun hassas noktalarını öğrenen ve orgazma ulaşan kadınlarda performans anksiyetesi oluşma riski çok daha düşük.
*Bazı kişilik yapıları da bu sorunun gelişmesinde etkili oluyor. Öyle ki, “obsesif – kompülsif”, ” narsist” ya da “çekingen” kişilik bozukluğu olan kişilerde daha sık görülüyor. Örneğin, obsesif kişiler en ufak bir aksamada hızla takıntı geliştirmeye başlıyor. Ve, bir kez orgazm sorunu yaşadıklarında, mükemmelliyetçi yapıları nedeniyle “Niye olmadı?” kaygısını taşımaya başlıyor.

Gonderen Cinselliktrkiz Yorumlar kapalı

  • You Avatar
    Trkiz.Com Sitesine Hosgeldiniz. Sitemizde Kizlar hakkinda bilgiler Kadin Sagligi, Kadinlar, Kiz, Kizlar, Anne Cocuk, Dogum, Gebelik, Estetik, ev dekor, Moda stil, Yemek Tarifleri, Diyet fitness, itiraf, kadin haklari, Mirc, Chat Sohbet, Kiz Sohbet, kiz Chat, Kizlarla Chat, kizlarla Sohbet, Haber, Evlilik, Cinsellik, Yasam, Saglik, bayan, bayanlar, Kadinca, Diyet, Guzellik, Guzellesme, Ask, Diyet, Astroloji Makyaj, Siirler, Sozler, mesajlar ve yakisiklilar bulunmaktadir . ^_*

Trkiz.Com Kiz Kizlar:
Nicknizi Yazip:

mirc mircturkce turkcemirc mircsite mircarama indirmirc chatmirc mirchat

bedava sohbet gazete gazeteler turkchat oyun mirc indir odev hikayeler hikaye