Archive for the ‘Fikralar’

Cenazeden Sonra12.10.07

Adamın biri en iyi arkadaşının karısının cenazesine gitmiş. Cenazede bir bakmış tabutun üzerinde bir olta. Cenaze merasiminden hemen sonra taziyetlerini bildirmek üzere arkadaşının yanına gitmiş. Baş sağlığı diledikten sonra, - Tabutun üzerinde bir olta gördüm… Her halde eşinle ilgili özel bir anısı vardı? diye sormuş. Adamda : - Yooo, cenazeden sonra balığa gidicem de.. diye cevap vermiş..

Posted in Fikralarwith No Comments →

AkilliEr12.10.07

Bir albay, bir er, bir yasli kadin ve bir de genc kiz trende ayni kompartmanda yolculuk etmektedir. Tren bir tunele girip kompartman karardigi zaman, MUCUK bir öpücük sesi ve ardindan SIIRRRRAAAK ! diye bir tokat sesi duyulur. Tünelden ciktıktan sonra yasli kadin “Aferin genc kiza Nasil yapistirdi tokadi” diye düsünmekte ve kafasini sallamaktadir.
Genc kiz da “Zevksiz herif bu morukta ne buldu ki , bi de öpmeye kalkti ama kadin da iyi yapistirdi ” diye dusunmektedir.
Albay ise “Ulan bizim esoglusu er, kizi öptü. Tokadi biz yedik” diye yanarken er de icinden soyle düsünmektedir:
“Hehe. Aferin lan bana. elimi öpüp nasil yapistirdim tokadi albaya…

Posted in Fikralarwith No Comments →

Anne ve Kizlari12.10.07

Karli bir kis gunu genc bir adam dagda mahsur kalmis soguktan ve acliktan olmek uzereyken bir isik gormus, isik bir evden geliyormus. Neyse adam evin kapisini calmis, kapiyi yaslica bir kadin acmis adami iceri almis, adam acim susuzum filan derken neyse adamin karnini doyurmus yatarken yasli kadin iki kizini cagirmis, adama tanitmis,

bak demis bu buyuk kizim gecen yil dul kaldi, bu kucuk kizim halen bekar. Biz bu evde ucumuz yasariz… adam bir bakmis hepsi birbirinden guzel ama yani ayip olacak neyse aksam olunca yatmaya karar vermisler, ama kadin fazla yatagimiz ve odamiz yok demis biz kizlarla beraber yatariz sende yerde yatasin demis adama…. adam kabul etmis ve hepsi ayni odada yatmislar…. biraz zaman gecince adamin aklina tabi malum aktivite gelmis ama nasil olur hepsi beraber uyuyorlar diye sesini cikaramamis…. biraz daha zaman gecince, dul kiz baslamis sayiklamaya:
-dula gel, dula gel diye adam dayanamamis tabi hemen cikmis yataga dula sokulmus,biraz takildiktan sonra bekar kiz baslamis konusmaya:
-bolu birak dara gel, bolu birak dara gel..
adam mutlu bir sekilde kiza yonelmis ama arada anne yatmakta…. adam tam gecerken kadinin ustunden kadin baslamis sayiklamaya..

-bok yeme siradan gel, bok yeme siradan gel..

Posted in Fikralarwith No Comments →

Bi Kac Egitici Fikra11.29.07

Öğretmen Ali’ye:
-uzun bir kelime söyle, demiş.
Ali:
-Lastik öğretmenim! demiş
tekrar öğretmeni ali’ye:
lastik uzun kelime değildir ondan daha uzunları da vardır deyince ali:
çekince uzar hocam demiş:

******
Küçük Rıza okuldan dönmüştü. Babası Temel’e anlattı:
-Baba bilirmisin, yer çekimi kanunu olmasa şimdi hepimiz havada uçacaktık?

-Vay anasını, dedi Temel….
Peki ne zaman kabul edilmiş bu kanun?

******
Okula yeni gelen öğretmen ilk dersinde öğrencilere ilginç bir çağrıda bulunmuş:
-”Kendini geri zekalı hisseden varsa ayağa kalksın…”
Sınıfta çıt yok. Nihayet biri kalkmış:
-”Siz kendinizi geri zekalı mı hissediyorsun?”
-”Hayır”, demiş çocuk,
-”Ama sizin tek başına ayakta kalmanıza gönlüm razı olmadı da…”

******

Bütünleme sınavına girmişti Hakan.
Akşam evde babası sınavının nasıl geçtiğini sordu :
-Sorulara cevap verebildin mi, oğlum?
-Evet babacığım… Ne sordularsa tümüne tek tek cevap verdim.
-Peki, ne cevaplar verdin bakalım?
-Bilmiyorum, dedim babacığım!…
******

Babası oğluna demişki yazılından kaç aldın çocuk demişki beş,
bi anda yalan makinesi ötmüş bu olay üç kere daha tekrarlanmış hep ötmüş.

sonunda bi daha ötmüş babası oğluna demişki oğlum ben senin yaşındayken hep beş alırdım
 yalan makinesi patlamış.
*******

ÖLÜLER ÇİÇEK KOKLAMAZ

Amerikalı iş adamı, bir Çinli’ye alay ederek sormuş:

_Ölüleriniz, mezarlarına koyduğunuz pirinçleri ne zaman yiyecek?

Çinli başını kaldırmadan cevap vermiş:

- Sizin ölüleriniz, koyduğunuz çiçekleri kokladığı zaman.

******

YIKA DA GETİR

Süleyman Nazif ve Abdülhak Şinasi birlikte yemek yerken, Şinasi garsonu çağırır ve su ister. Şinasi’nin kirden ve mikroptan eldivenle el sıkacak derecede korktuğunu bilen Süleyman Nazif garsona seslenmeden edemez:

-Oğlum, beyefendinin suyunu yıka da öyle getir.

******

SUSTURUCU TEDAVİ

Zamane gençlerinden biri,bir toplantıda Akif’i küçük düşürmeye çalışıp:

- Siz baytardınız, değil mi? Demiş.

Akif, istifini bozmadan şu cevabı vermiş:

- Evet,bir yeriniz mi ağrıyordu?

******

NE ALIRSINIZ?

Yahya Kemal bir yokuşu çıkıncaya kadar nefes nefese kalır. Yokuşun sonundaki lokantadan bir garson seslenir:

-Buyrun beyim ne alırsınız?

Yahya Kemal tebessümle:

-Evlat,müsaade edersen bir nefes alacağım.

******

SIR SAKLAMAK

Yavuz Sultan Selim, bir çok Osmanlı Padişahı gibi devletin selameti için sefer hazırlıklarını gizli tutarmış. Bir keresinde vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:

- Sen sır saklamasını bilir misin? diye sormuş.

Vezir, Yavuz’dan cevap alacağı ümidiyle:

-Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Sultan Yavuz cevabı yapıştırmış:

-Ben de bilirim.

******

NE ALIRSINIZ ?

Çok şişman olan Yahya Kemâl, bir yokuşun sonundaki lokantanın önünde dinlenirken,içeriden çıkan garson:

-Buyurun beyim, diye atılmış. Ne alırsınız?

Yahya Kemâl, tebessüm edip:

-Evlât, demiş. Müsaade edersen biraz nefes alacağım.

******

ÇANAKKALE İÇİNDE

İngiliz garson, Türk müşteriye:

-“Çanakkale’de çok askerimizi öldürdüğünüz için sizleri pek sevmeyiz” deyince, bizimkinden gayet soğukkanlı bir şekilde şu cevabı almış:

-Orada ne işiniz vardı?

******

HASTANIN YEMEĞİ

Lokman Hekim’ e:

-“Hastamıza ne yedirelim?” diye sorduklarında, şu cevabı vermiş:

-Acı söz yedirmeyin de, ne yese olur.

******
NEYZEN’ İN NEZAKETİ!

Mehmet Âkif, elini yıkadıktan sonra, Neyzen Tevfik’ in kendisine uzattığı havlunun kirini görünce:

-Hayır, diye bağırmış. Elimi daha yeni yıkadım.

******

GÖNÜLSÜZ GÖNÜL

Abdülhak Hâmid’ in evindeki sohbette, konu gençlik ve ihtiyarlıktan açılır. Yaşı geçmiş bir hanım, Abdülhak Hamid’ e döner ve:

-Efendim, gönül kocamaz! der.

Hamid cevap verir:

-Kocamaz ama, kocamış bir vücut içinde oturmak da istemez.

******

BÖYLE KORUNUR

Çok değerli olan kütüphanesini millete vakfeden Koca Ragıp Paşa, onların bakımı için tanıdıklarından birini memur tayin eder.

Bir gün ansızın kütüphanesini ziyarete giden Paşa, etrafı ve kitapları toz, toprak içinde bulunca canı çok sıkılır ve belli etmemeye çalışarak:

-Seni tebrik ederim yavrum, der. Gerçekten de gerçekten de emniyetli bir adammışsın. Teslim edilen şeylere hiç el sürmemişsin, âferin!

******

VELÂYETİN GÖRDÜĞÜ

Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han:

-“Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz” diye çıkışır.

Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der:

-Peder ne der, kader ne der.

******

ÇIKMAYAN MANA

Mehmet Akif, Baytar Mektebi’nde müdür muavini olarak çalıştığı bir dönemde, muhasebeden gelen bir yazıyı anlayamaz. Yazıyı kaleme alan Salih Efendi’yi aratarak yazıda ne demek istediğini sorar:.:

-“ Salih Efendi İki türlü mana çıksın diye böyle yazdık efendim” cevabını verince, Akif dayanamaz ve:

-Hayret doğrusu, der. Biz birini bile çıkartamadık da.

******

SOKRAT VE BİLEYTAŞI

Talebelerden biri Sokrat’a sormuş:

-Herkese güzel konuşma dersleri verdiğin ve onlara hitabet sanatını öğrettiğin halde, niçin sen de çıkıp bir konuşma yapmıyorsun?

-Evlat, demiş Sokrat. Bileytaşı keskin değildir amma, en sert demiri bile keskin eder…

******

ANLADIĞININ İSPATI

Tanıdıklardan biri, yazdığı romanın müsveddelerini Neyzen Tevfik’e göstererek fikrini sorar:

Neyzen beğenmediğini ifade edince, adam:

-İyi ama, der. Siz hiç roman yazmadınız ki!

Neyzen Tevfik şu cevabı verir:

-Ben yumurtanın tazesini bayatını iyi anlarım. Ama bu güne kadar hiç yumurtlamadım.

******

BİRBİRİNE BAĞLI

Hâkim, kaza yaparak birkaç kişinin ölümüne yol açan bir şoförün ehliyetini iptal edince, şoför:

-Aman hakim bey, diye sızlanmış. Benim yaşayabilmem, şoförlük yapmama bağlı.

Hâkim cevap vermiş:

-Başkalarının yaşaması da sizin şoförlük yapmamanıza bağlı.

******

AKŞAM YEMEĞİ

Yahya Kemâl, dostlarından birine:

-Bu akşam yemeği benimle yer misin? Diye sorunca, arkadaşı:

-Hay hay! Der. Çok memnun olurum. Hiçbir mazeretim yok!

Yahya Kemal gülümseyerek karşılık verir:

-İyi öyleyse, bu akşam size geliyorum.

******
HAKLI ÖLÜM

Sokrat ölüme mahkum edildiğinde, eşi:

-Haksız yere öldürüyorsunuz, diye ağlamaya başlayınca,

Sokrat:

-Ne yani, demiş. Bir de haklı yere mi öldürseydim?
******

HZ. ADEM’İN MİRASI

Fatih Sultan Mehmet, adamları ile gezerken, yanına sokulan dilenciye bir altın vermiş. Dilenci parayı alınca:

-Aman Sultanım, demiş. Koskoca bir padişah, kardeşine bu kadar para verir mi?

Fatih Sultan Mehmet, nereden kardeş olduğunu sorunca, dilenci:

-İkimiz de Hazreti Adem’ in çocukları değil miyiz? demiş. Elbette kardeşiz.

Sultan Fatih:

-Bu keşfini sakın başkasına söyleme, diye gülümsemiş. Diğer kardeşlerimiz de pay isterse, sana zırnık bile düşmez.

******

GÖNLÜMÜ FETHETTİĞİ İÇİN

Fatih’e sorarlar:

-İstanbul’u niçin fethettin?

Cevap verir:

-Önce o benim gönlümü fethettiği için!

******

DÜŞMANIN CANI

Şair Nef’ i bir toplantıda konuşurken, düşmanlarından biri içeri girmiş, fakat herkese selam verdiği halde kendisine:

-Merhaba canım! demiş.

Nef’i durur mu? Hemen cevabı yapıştırmış:

-Derhal çıkıyorum.

******

FİKİR YAKALAMAK

Şahabettin Süleyman, bir gün Ahmet Haşim’ e:

-Üç günden beri zihnimde önemli bir fikir saklıyorum, dediğinde, Ahmet Haşim, onun fikir üretmedeki kısırlığını ima ederek şöyle demiş:

-Günahtır yahu, salıver gitsin şu fikri. Zavallıcık günlerden beri tek başına kim bilir ne kadar sıkılmıştır?

******

UYKU KARDEŞLİĞİ

Mevlana Hazretleri, talebelerinin biriyle yürürken, yol kenarında birkaç köpeğin sarmaş dolaş uyuduklarını görürler.

Yanındaki talebesi:

-Güzel bir kardeşlik örneği, der. Keşke insanlar da bundan ibret alsa.

Mevlana, tebessüm ederek karşılık verir:

-Aralarına bir kemik atıver de, gör kardeşliklerini.

******

DÜNYANIN YÜZÜ

Hastalıktan ötürü gözleri kapanmış olan bir adam, halk şairi Seyrani’ ye:

-Bende dünyayı görecek göz mü kaldı? diye şikayette bulununca, söz eri Seyrani:

-Hiç üzülme dostum demiş. Zaten dünyaya da bakılacak surat kalmadı.

******

BRAVO!..

Genç bir şair, saçma sapan şiirlerini Victor Hugo’ ya okuduktan sonra:

-Üstad, diye sormuş. Şiirlerimi nasıl buldunuz?

Victor Hugo:

-Vezinsiz, kafiyesiz ve manasız bir şey yazmak istemiş ve tam muvaffak olmuşsunuz, demiş. Bravo doğrusu.

Posted in Fikralarwith No Comments →

  • You Avatar
    Trkiz.Com Sitesine Hosgeldiniz. Sitemizde Kizlar hakkinda bilgiler Kadin Sagligi, Kadinlar, Kiz, Kizlar, Anne Cocuk, Dogum, Gebelik, Estetik, ev dekor, Moda stil, Yemek Tarifleri, Diyet fitness, itiraf, kadin haklari, Mirc, Chat Sohbet, Kiz Sohbet, kiz Chat, Kizlarla Chat, kizlarla Sohbet, Haber, Evlilik, Cinsellik, Yasam, Saglik, bayan, bayanlar, Kadinca, Diyet, Guzellik, Guzellesme, Ask, Diyet, Astroloji Makyaj, Siirler, Sozler, mesajlar ve yakisiklilar bulunmaktadir . ^_*

Nicknizi Yazip:

mirc mircturkce turkcemirc mircsite mircarama indirmirc chatmirc mirchat
videolari bedava sohbet gazete chet forumlar mirc chat izmir chat kizlarla gazeteler turkchat chat nospam Rent oyun mirc indir kelebek mirc oyun mIRC mirc yukle mirc indir gazete hatay mirc 6.3 english chat kamerali Script odev mIRC yukle sohbet mirc yukle bedava chat Sozler mirc mirc sohbet kamerali mirc mirc mIRC mirc indir chat sohbet web chat hikayeler hikaye
eXTReMe Tracker