<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Trkiz.Com Kiz Kizlar Kizlarla Chat Sohbet Muhabbet Mirc SesliChat SesliSohbet &#187; Genel Kultur</title>
	<atom:link href="http://www.trkiz.com/kiz/genel-kultur/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.trkiz.com</link>
	<description>Kiz Bayan bayanlar hanimlar Sohbet chat mirc muhabbet Hakkinda Hersey Sesli</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 11:45:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Facebooka isyan etmek neden populer</title>
		<link>http://www.trkiz.com/facebooka-isyan-etmek-neden-populer.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/facebooka-isyan-etmek-neden-populer.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Dec 2011 11:07:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Kultur]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[facebook isani]]></category>
		<category><![CDATA[facebook modasi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=595</guid>
		<description><![CDATA[Facebook’ta isyan etmek neden popüler? Facebook ve diğer sosyal ağları bu kadar “isyan sever” yapan şeyleri hiç düşündünüz mü? Küresel çaptaki toplumsal olayların nedeni internet olmasa da, internet son zamanlarda bu toplumsal olaylarda giderek daha büyük bir rol üstlenir hale geldi. Bunun başlıca sebebi ise sosyal medyanın gücü. Peki sosyal medya kitlesel ayaklanmalara, sokaklarda protestolarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Facebook’ta isyan etmek neden popüler?</p>
<p>Facebook ve diğer sosyal ağları bu kadar “isyan sever” yapan şeyleri hiç düşündünüz mü?</p>
<p>Küresel çaptaki toplumsal olayların nedeni internet olmasa da, internet son zamanlarda bu toplumsal olaylarda giderek daha büyük bir rol üstlenir hale geldi. Bunun başlıca sebebi ise sosyal medyanın gücü. Peki sosyal medya kitlesel ayaklanmalara, sokaklarda protestolarını bağıran gruplara nasıl etkili oluyor?</strong><br />
<a href="http://www.trkiz.com/wp-content/uploads/sosyal.jpg"><img src="http://www.trkiz.com/wp-content/uploads/sosyal-150x150.jpg" alt="" title="sosyal" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-596" /></a><br />
Doğası gereği ifade özgürlüğüne yatkın olan internet ve özellikle de sosyal medya, insanların farklı görüşlerini daha rahat ifade edebilmelerini sağlıyor. Her hangi bir ayrım olmadan herkes tarafından, mekandan bağımsız olarak erişilebilir hale gelmiş olan internet İran’dan Suriye’ye Londra’dan Çin’e kadar her yerde bu etkisini açık bir şekilde gösteriyor.<br />
<span id="more-595"></span><br />
İnternet sizinle benzer görüşte olan insanları bulmanız için benzersiz imkanlar sunuyor. Twiangulate gibi araçlar sayesinde ilgilendiğiniz konulardan bahseden yeni insanlar keşfetmek son derece kolay.</p>
<p>Ortak hareket etmek veya toplantılar organize etmek için internet yine son derece pratik araçlar dolu. İlk akla geleni Facebook grupları ve etkinlikleri ile tanıdığınız, tanımadığınız farklı kişiler ile ortak planlar yapmak mümkün.</p>
<p>Üstelik toplumsal olaylarda “sokaklar” tek seçenek değil. İnternetin mekandan bağımsız olma özelliği birbirlerinden çok farklı coğrafi konumlarda bulunan insanların da ortak paylaşımlarda bulunabilmesi, eş zamanlı hareket etmeyi kolaylaştırıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/facebooka-isyan-etmek-neden-populer.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker Hastalığı Nedir</title>
		<link>http://www.trkiz.com/seker-hastaligi-nedir.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/seker-hastaligi-nedir.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 May 2009 07:48:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Kultur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=216</guid>
		<description><![CDATA[Şeker hastalığı, insan vücudundaki şeker dengesinin bozulmasından ileri gelir.Kanda normal olarak % 70 ile % 110 miligram oranındaki şeker,bu hastalıkla c/r 50 miligrama, hatta daha fazlasına yükselir.Aynı zamanda idrara geçer. Hafif olaylarda idrarda % l gram, ağır olaylarda ise % 10 gram glikoz (şeker) bulunur.Şekerin fazlalığıyla koyulaşan idrar,organizma tarafından sulandırılmaya çalışılır. Dolayısıyla idrarın miktarı da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şeker hastalığı, insan vücudundaki şeker dengesinin bozulmasından ileri gelir.Kanda normal olarak % 70 ile % 110 miligram oranındaki şeker,bu hastalıkla c/r 50 miligrama, hatta daha fazlasına yükselir.Aynı zamanda idrara geçer. Hafif olaylarda idrarda % l gram, ağır olaylarda ise % 10 gram glikoz (şeker) bulunur.Şekerin fazlalığıyla koyulaşan idrar,organizma tarafından sulandırılmaya çalışılır. Dolayısıyla idrarın miktarı da artar.</p>
<p>Şeker hastalığının nedeni,şeker dengesini kontrol eden ensülin hormonunu salgılayan pankreas bezinin yetersiz çalışmasıdır. Kanda şeker miktarını kontrol eden ensülin hormonunun azalması, ya da tamamen yok olması, kandaki şeker oranının yükselmesiyle sonuçlanır.</p>
<p>Tarih kaynakları, 2000-3000 yıl önceki hekimlerin, şeker hastalığına tutulanların idrarındaki şekeri gözlemlediklerini (müşahade ettiklerini) belirtmektedir. Şeker hastalığı,genellikle kadınlar ve erkeklerde aynı oranda görülür. Orta yaşlı ve şişman kadınlarda,şeker hastalığı oranı daha fazladır.</p>
<p>Kalıtım(ırsiyet) bakımından, ailesinde aynı hastalık görülmüş olan şeker hastalarının oranı % 50 yi bulmaktadır. Hafif şeker olaylarına daha ziyade orta yaşlılarda rastlanır. Genellikle şişman insanların kilolarında yakın zamanlarda artış olmuşsa, hastalık yavaş yavaş kendini gösterir. Çok su içmek, sık sık idrar yapmak, vücutta sık sık kırmızı lekelerin görülmesi,ayakta yaralar,sinir ağrıları, görme bulanıklığı, hafif şeker hastalığının şiddetlenmeye dönüşme halindeki belirtileridir.</p>
<p>Şiddetli şeker gençlerde olur. Hızla kendini gösterir.İştah aşırı ölçüde artar. Kuru cilt üzerinde ekzema lekelerine benzeyen kızarıklıklar belirir. Bacaklarda, ayaklarda ağrılar şiddetlenir. Damarlar zamanından önce kireçlenir.</p>
<p>Hastalığın tehlikeli halleri:</p>
<p>a)Şeker koması</p>
<p>b)Damar sertliği</p>
<p>c)Sinir sistemi bozuklukları</p>
<p>d)Cilt bozuklukları</p>
<p>e)Tüberküloz (verem)</p>
<p>olarak belirlenebilir. En etkin tedavi yöntemi, iğneyle verilen ensülin ve hastaya aşağı yukarı şekersiz bir beslenme sistemi uygulamaktır. Şeker, şekerli besinler ve nişastalı maddeler yasaklanır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/seker-hastaligi-nedir.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gıdalar Midemizde Ne Kadar Kalır</title>
		<link>http://www.trkiz.com/gidalar-midemizde-ne-kadar-kalir.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/gidalar-midemizde-ne-kadar-kalir.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 May 2009 07:46:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Kultur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=214</guid>
		<description><![CDATA[gıdanın midede kalış süresi değişiktir. Örneğin hindi dolması ancak dört saat 15 dakika sonra mideden barsağa geçerken, ıspanak püresi için bu süre bir saat yirmi beş dakikadir. Haşlanmış sığır ve dana eti dört,pirinç pilavı bir buçuk, domates, soğan, fasulye, iki, bakla, kuzu eti iki buçuk,marul,kereviz,koyun eti,tavuk,makarna,peynir, yumurta, ekmek üç saat midemizde kalır. Ördek, kaz gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>gıdanın midede kalış süresi değişiktir. Örneğin hindi dolması ancak dört saat 15 dakika sonra mideden barsağa geçerken, ıspanak püresi için bu süre bir saat yirmi beş dakikadir. Haşlanmış sığır ve dana eti dört,pirinç pilavı bir buçuk, domates, soğan, fasulye, iki, bakla, kuzu eti iki buçuk,marul,kereviz,koyun eti,tavuk,makarna,peynir, yumurta, ekmek üç saat midemizde kalır.</p>
<p>Ördek, kaz gibi gıdaların midede kalış süresi dört buçuk saati bulur.</p>
<p>Burada dikkati çeken nokta, kolay hazmolduğunu sandığımız marulun, kızarmış tavuk kadar güç hazmolan bir gıda oluşudur. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/gidalar-midemizde-ne-kadar-kalir.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vücudumuz Nelerden Oluşmuştur</title>
		<link>http://www.trkiz.com/vucudumuz-nelerden-olusmustur.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/vucudumuz-nelerden-olusmustur.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 May 2009 07:45:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Kultur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=212</guid>
		<description><![CDATA[Normal yapıya sahip bir insanda, vücudun yüzde altmış dördünü su teşkil eder. Bunu şöyle ifade edelim. Yetmiş kilo ağırlığındaki bir insanın vücudunda tam 45 kilosu vardır. Bunu yüzde yirmi ile, yani 14 kilo ile Albümin takip eder. Daha sonra,yüzde on&#8217;la yağlar gelir. Yetmiş kilogelen bir insanda, yedi kilo yağ vardır.Oysa,biz vücudumuzda yağın daha çok bulunduğunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Normal yapıya sahip bir insanda, vücudun yüzde altmış dördünü su teşkil eder. Bunu şöyle ifade edelim. Yetmiş kilo ağırlığındaki bir insanın vücudunda tam 45 kilosu vardır. Bunu yüzde yirmi ile, yani 14 kilo ile Albümin takip eder. Daha sonra,yüzde on&#8217;la yağlar gelir. Yetmiş kilogelen bir insanda, yedi kilo yağ vardır.Oysa,biz vücudumuzda yağın daha çok bulunduğunu sanırız. Madensel tuzların miktarı yüzde beşi geçmez. Karbonhidratlar ise ağırlığımızın yüzde biri kadardır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/vucudumuz-nelerden-olusmustur.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ülser Ve Gastrit Nedir</title>
		<link>http://www.trkiz.com/ulser-ve-gastrit-nedir.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/ulser-ve-gastrit-nedir.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 May 2009 07:44:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Kultur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=210</guid>
		<description><![CDATA[Sindirim işinde en büyük görevi yüklenmiş olan mide, karnın üst kısmında ve ortada bulunur. Şekil bakımından arkaya yatık bir (J) harfine benzer. Üst ucundan yemek borusuna, alt taraftan da oniki parmak barsağına bağlıdır. Sindirim esnasında asit salgılar. Mide yapı bakımından hassas bir organımızdır. Aldığımız düzensiz gıdalar, sinir sistemi bozuklukları ve fazla içki mide&#8217;de, ülser, gastirit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sindirim işinde en büyük görevi yüklenmiş olan mide, karnın üst kısmında ve ortada bulunur. Şekil bakımından arkaya yatık bir (J) harfine benzer. Üst ucundan yemek borusuna, alt taraftan da oniki parmak barsağına bağlıdır.</p>
<p>Sindirim esnasında asit salgılar. Mide yapı bakımından hassas bir organımızdır. Aldığımız düzensiz gıdalar, sinir sistemi bozuklukları ve fazla içki mide&#8217;de, ülser, gastirit ve mide düşüklüğü gibi hastalıklara sebep olur.</p>
<p>Mide düşüklüğü genellikle çok fazla yemek yiyenlerde görülen bir hastalıktır. Gereğinden fazla doldurulan Mide, karındaki dokuların gevşemesine, mide kasları ile dokularının esnekliğini kaybetmesine sebep olur. Bu da midenin belirli yerden aşağı kaymasını (düşmesini) doğurur.</p>
<p>Mide sarktığı zaman,çıkış kapısı gene yerinde kaldığından, alınan gıdaların boşalması çok güçleşir. Bu durumda mide, içindekileri boşaltmak için aşırı kasılmalar yapmak zorunluğunu duyar. Bu aşırı kasılmalar neticesinde, hasta midesinde şiddetli ağrılar hisseder.</p>
<p>Ayrıca, düşük mide, onu komşu organlara bağlayan, kasları da aşağı doğru çekeceğinden şiddetli sancılara sebep olur.</p>
<p>Mide düşüklüğüne zamanında müdahale edilmezse, mide kaslarındaki gevşeme devam ederek mide büyümesine yol açar. Büyüyen mide alınan gıdaları dışarı atmakta güçlük çeker. Bunun neticesinde midede uzun süre kalan gıdalar ekşimeye, kokuya ve şiddetli gaz sancılarına sebep olur.</p>
<p>Fazla içki,sigara,kuvvetli baharatlı yiyecekler çok soğuk veya sıcak içecekler mide zarının (Mukoza) iltihaplanmasına yol açabilir. Mide nezlesi veya tıb dilindeki adı ile &#8220;Gastrit &#8221; denilen bu hastalık,iştahsızlık, sancı,yanma, mide bulantısı ve kusma şeklinde kendini gösterir. Hastayı devamlı bir tedirginlik ve sinirliliğe sürükler.Zamanında tedavi yoluna gidilmezse, ülser&#8217;e dönüşebilir.</p>
<p>Günümüzde en çok görülen hastalıklardan biri de mide ülseridir. Ülser kendini mide ağrıları kusma ve ağır hallerde de mide kanaması şeklinde gösterir.</p>
<p>Daha ziyade,sinir sistemi bozuk kimselerde görülen bir hastalıktır. Bunun aksini de söylemek mümkündür. Genellikle, bütün ülserlilerde aşırı sinirlilik görülür.</p>
<p>Ülser, mide zarı mukoz dediğimiz, mideyi kaplayan sümüksü dokunun, herhangi bir noktasının zedelenmesi neticesinde, bir asit olan mide salgısının orada bir yara meydana getirmesidir. Genellikle başlangıçta yüzeyde bulunan yara,mide asidinin etkisi ile derinlere kadar iner, hatta bütün dokuları geçerek mideyi deldiği de olur. Mide ülserinin çapı genellikle 5-25 milimetre, derinliği ise 6-20 milimetre kadardır.</p>
<p>İlerlemiş mide ülseri, zaman zaman mide kanamasına sebep olur. Kanama kusma ile birlikte başlar.Kan mideden hemen dışarı atılmışsa rengi kırmızıdır. Şayet bir müddet midede kalmışsa rengi, mide salgısının etkisi ile kahverengi olur.Kanama her zaman ağızdan olmaz. Dışkı ile de çıktığı görülür. Bu durumda dışkının rengi kömür gibi siyah olur.</p>
<p>Başlangıçta kanamalar dikkate alınıp tedavi yoluna gidilmezse hayatı tehtit eden duruma dönüşebilir. Şiddetli kanamalarda hasta kendini kaybeder. Bu durumda derhal hastaneye kaldırılmazsa hastanın hayatı tehlikeye girer.</p>
<p>Gerek gastirit&#8217;de, gerekse ülserin ilk dönemlerinde hastaya mide asidini belirli bir seviyede tutacak ilaçlar verilir. Böylece asidin yara üzerindeki etkisi azaltılır. Bugün uygulanan yöntemlerle gastirit ve ülserin tedavisi mümkün olmaktadır. Gecikilmiş vakalarda ise en kesin yol ameliyattır, </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/ulser-ve-gastrit-nedir.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ritalin</title>
		<link>http://www.trkiz.com/ritalin.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/ritalin.php#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2009 20:57:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Kultur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=196</guid>
		<description><![CDATA[Genel Özellikleri: Ritalin, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu sendromu olan çocukların tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Bazen narkolepsi tedavisinde de kullanılabilir. Merkezi sinir sistemini uyarır; etkisi metaamfetaminlere göre daha az, kafeine göre daha fazladır. Kullanım ve Görünüm: Ritalin tabletler halinde ve sadece doktor reçetesi ile satılmaktadır. Etkiler: Ritalin hiperaktif çocukları yatıştırıcı, dikkat eksikliği olanları da odaklayıcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Genel Özellikleri: Ritalin, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu sendromu olan çocukların tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Bazen narkolepsi tedavisinde de kullanılabilir. Merkezi sinir sistemini uyarır; etkisi metaamfetaminlere göre daha az, kafeine göre daha fazladır.</p>
<p>Kullanım ve Görünüm: Ritalin tabletler halinde ve sadece doktor reçetesi ile satılmaktadır.</p>
<p>Etkiler: Ritalin hiperaktif çocukları yatıştırıcı, dikkat eksikliği olanları da odaklayıcı bir etkiye sahiptir. Tavsiye edildiği dozda alındığında faydalı olabilmektedir. Yapılan araştırmalarda da tedavinin parçası olarak ve tavsiye edilen dozda kullanılan Ritalinin bağımlılık yapmadığı gösterilmiştir. Fakat uyarıcı etkileri nedeniyle, insanların bu ilacı istismar ettikleri bilinmektedir. Ritalinin etkisini arttırmak için eroinle ya da hem eroin hem de kokainle karıştırıp kullananlar olduğu saptanmıştır. Orta okul ve lise öğrencileri tabletleri kırıp burundan çekerek ya da tabletleri yutarak “kafa bulmaya” çalışmaktadırlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/ritalin.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalori Cetveli</title>
		<link>http://www.trkiz.com/kalori-cetveli.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/kalori-cetveli.php#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2009 20:56:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Kultur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=194</guid>
		<description><![CDATA[Besinlerin kalori değerleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. Günlük harcadığınız kalorileri bu cetvel yardımıyla hesaplayabilirsiniz ve yiyeceklerinizi besin kalori miktarlarına göre belirleyebilirsiniz. Etler : biftek (ızgara) 100 gr 278 tavuk (ızgara) 100 gr 132 tavuk göğsü (haşlanmış) 100 gr 150 kuzu (yağlı, ızgara) 100 gr 282 kuzu ciğeri (yağda) 100 gr 232 salam 100 gr 446 sosis [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Besinlerin kalori değerleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. Günlük harcadığınız kalorileri bu cetvel yardımıyla hesaplayabilirsiniz ve yiyeceklerinizi besin kalori miktarlarına göre belirleyebilirsiniz.</p>
<p>Etler :</p>
<p>biftek (ızgara) 100 gr 278<br />
tavuk (ızgara) 100 gr 132<br />
tavuk göğsü (haşlanmış) 100 gr 150<br />
kuzu (yağlı, ızgara) 100 gr 282<br />
kuzu ciğeri (yağda) 100 gr 232<br />
salam 100 gr 446<br />
sosis 100 gr 295</p>
<p>Deniz Ürünleri :</p>
<p>midye 1 adet 9<br />
istiridye 1 adet 6<br />
karides 1 adet 144<br />
somon füme 100 gr 171<br />
ton balığı 100 gr 121</p>
<p>Sebzeler :</p>
<p>domates 1 adet 14<br />
enginar 1 adet 10<br />
patlıcan 1 adet 28<br />
taze fasulye 100 gr 90<br />
brokoli 100 gr 35<br />
brüksel lahanası 100 gr 35<br />
kabak 100 gr 25<br />
havuç 100 gr 35<br />
karnabahar 100 gr 32<br />
kereviz 100 gr 18<br />
salatalık 1 adet 11<br />
marul 100 gr 15<br />
mantar 100 gr 14<br />
soğan 100 gr 35<br />
bezelye 100 gr 89<br />
taze yeşil biber 120 gr 15<br />
patates (haşlama) 100 gr 100<br />
ıspanak 100 gr 26<br />
lahana 100 gr 20</p>
<p>Meyveler:</p>
<p>elma 1 adet 60<br />
kayısı 1 adet 8<br />
muz 1 adet 100<br />
kiraz 100 gr 40<br />
hurma 1 adet 15<br />
incir 100 gr 41<br />
incir (kuru) 100 gr 59<br />
greyfurt 1 adet 60<br />
portakal 1 adet 50<br />
kivi 1 adet 34<br />
mandalina 1 adet 50<br />
karpuz 100 gr 19<br />
kavun 100 gr 18<br />
şeftali 1 adet 60<br />
armut 1 adet 70<br />
erik 1 adet 8<br />
üzüm 100 gr 57<br />
çilek 100 gr 26</p>
<p>Tahıllar :</p>
<p>1 dilim beyaz ekmek 28 gr 90<br />
1 dilim kepekli ekmek 28 gr 60<br />
1 dilim kızarmış ekmek 15 gr 35<br />
1 adet kruasan 200 gr 200<br />
bisküvi 100 gr 470<br />
mercimek (kuru) 100 gr 314<br />
arpa (kuru) 100 gr 367<br />
bulgur (kuru) 100 gr 371<br />
kuskus (kuru) 100 gr 367<br />
mısır (kuru) 100 gr 342<br />
buğday (kuru) 100 gr 364<br />
susam 100 gr 589<br />
makarna (kuru) 100 gr 339<br />
makarna (haşlanmış) 100 gr 85<br />
pirinç (kuru) 100 gr 357<br />
pirinç (haşlanmış) 100 gr 125<br />
Süt ve Yumurta Ürünleri</p>
<p>yoğurt (yağlı) 100 gr 95<br />
süt (yağlı) 100 gr 68<br />
yoğurt (yağlı,meyveli) 100 gr 125<br />
beyaz peynir (yağlı) 100 gr 275<br />
kaşar peyniri (yağlı) 100 gr 413<br />
parmesan peyniri (yağlı) 100 gr 440<br />
yumurta 1 adet 80<br />
yumurta akı 1 adet 15<br />
yumurta sarısı 1 adet 65<br />
Yağlar ;</p>
<p>tereyağı 28 gr 206<br />
margarin 28 gr 204<br />
sıvı yağ 28 gr 130<br />
Kuruyemişler</p>
<p>badem 100 gr 600<br />
hindistancevizi 100 gr 603<br />
fındık 100 gr 650<br />
fıstık 100 gr 560<br />
çam fıstığı 100 gr 600<br />
ceviz 100 gr 549<br />
patlamış mısır 100 gr 478<br />
kabak çekirdeği 100 gr 571<br />
ay çekirdeği 100 gr 578 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/kalori-cetveli.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Online Kurallar</title>
		<link>http://www.trkiz.com/online-kurallar.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/online-kurallar.php#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2009 20:55:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Kultur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=192</guid>
		<description><![CDATA[Her eve bir bilgisayar girdiğinden beri, kadın ve erkekler birbirleriyle tanışmak için interneti kullanıyor. Peki, internette nasıl flört ediliyor? Son zamanlarda sosyalleşme amaçlı siteler oldukça çoğaldı. Artık sadece ülkeler içinde değil, ülkeler arası hatta kıtalar arası bir iletişim söz konusu. Evinizde monitörün karşısına oturduğunuz zaman, İspanyadaki biriyle tanışabiliyorsunuz. Sosyal networkler çığ gibi büyüyor ve doğal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her eve bir bilgisayar girdiğinden beri, kadın ve erkekler birbirleriyle tanışmak için interneti kullanıyor. Peki, internette nasıl flört ediliyor?</p>
<p>Son zamanlarda sosyalleşme amaçlı siteler oldukça çoğaldı. Artık sadece ülkeler içinde değil, ülkeler arası hatta kıtalar arası bir iletişim söz konusu. Evinizde monitörün karşısına oturduğunuz zaman, İspanyadaki biriyle tanışabiliyorsunuz.</p>
<p>Sosyal networkler çığ gibi büyüyor ve doğal olarak bir çeşit sanal iletişim yasası doğuyor. Siz de online flört oyununa katılmak istiyorsanız, öğrenmeniz gereken birkaç kural var.</p>
<p>Online kaynakları kullanın!<br />
Size sosyalleşme imkanı sunan siteler, belki fark etmediniz ama aslında bir sanat sayılır. Neredeyse herkesin MySpace, Facebook gibi sitelerde bir profili vardır. Bu siteler sizin birbirinize şarkı gönderebilmenizi, hızlı mesajlar bırakmanızı ve linkler yollayabilmenizi sağlar. Siz de bu olanaklardan faydalanın. Hoşlandığınız kişinin profilini inceleyin ve onun hoşuna gidebileceğini düşündüğünüz şarkı ve linkleri yollayın. Bu sayede onun dikkatini çekmeyi başarabilirsiniz.</p>
<p>Sanal dünyada flört etmenin en güzel yanlarından biri de şudur; gerçek hayatta birine çok kötü bir şey söylediğinizde, bunu telafi etmeniz hiç kolay olmaz. İlişkinize sürülmüş bir leke gibi o söz orada asılır kalır ve telafi etmek için çok uğraşmanız gerekir. Fakat online ilişkilerde durum daha farklıdır, diyelim ki flörtünüze çok kızdınız ve gece çok kötü bir mesaj bıraktınız. Sabah kalktığınızda ise pişman oldunuz. Bu durumda tek yapmanız gereken siteye gidip mesajı silmek!</p>
<p>Zaman avantajını kullanın!<br />
Çok şükür ki internet, bir şeyi söylemeden önce düşünme imkanını sunuyor. Ne zaman ki konuşma bir yerde tıkandı, ya da bir konuda fikir belirtmeniz gerekiyor, ne söyleyeceğinize karar vermek için zamanınız var. Eğer riskli bir durumdaysanız, daha önceki konuşmalarınızı gözden geçirin. Paniğe kapılıp saçmalamaya gerek yok, geçmiş konuşmalara bakın ve ne söyleyeceğinize karar verin.</p>
<p>Bu sayede verilmeye çalışan gizli mesajları da atlamamış olursunuz, imalı bir soruyla karşılaştığınızda düşünme hakkınızı kullanın, cevabın neden geciktiği sorulursa da kahve almaya gittiğinizi söylersiniz.</p>
<p>Sürekli iletişimde olmayın!<br />
Şüphesiz çevrimiçi ilişkilerde en sık rastlanan şey, gelen mesajlara anında cevap verme eğilimidir. Fakat verimli bir ilişki istiyorsanız, bu tür eğilimlerden kaçınmalısınız. Karşılıklı konuşma imkanı sağlayan programlar yerine, e-mail ve ya kısa mesajlar bırakabileceğiniz programları kullanırsanız, hem kendinizi fazla kaptırmamış olursunuz, hem de karşı tarafa bağımsızlığı sevdiğiniz izlenimini veririsiniz. Ne de olsa bu internet, kendinizi istediğiniz gibi kabul ettirebilirisiniz.</p>
<p>Msn ikonlarını idareli kullanın!<br />
Bu ikonlar gençler arasında genellikle sevimli ve zorunlu görülür. Fakat 20&#8242;lerinizi geçtiyseniz bunları idareli ve gerektiği yerlerde kullanmalısınız. Bunları hiç kullanmamak ta yanlış bir izlenim yaratabilir. Tabii ki patronunuza e-mail yollarken kullanın demiyoruz. Fakat yakınlaşmaya çalıştığınız kişiyle konuşurken kullanabilirsiniz. Bu sayede duygularını daha rahat idare edebilirsiniz. Online sohbetlerin bazılarında ses ve görüntü olmadığı için, yanlış anlaşılmalar olabilir. Fakat yerinde kullanılan ikonlar sayesinde, duygularınızı daha net iletebilirsiniz.</p>
<p>Kendinizi hemen ortaya dökmeyin!<br />
Aileleriniz zamanında gençler flört ederken haftada en çok iki kere görüşebiliyorlardı. Fakat internet ve profiller sayesinde ilgilendiğiniz kişi her yerde yanınızda olabiliyor. Sürekli görüşmek ve samimi olmak sizin kendinizi çok çabuk açmanıza sebep olabilir. Çok utanç duyduğunuz hikayeleri bile bu samimiyete dayanarak hemen ona anlatabilirsiniz. Fakat unutmayın, farklı ve itici olmak arasında ince bir fark vardır. İnternetinizin hızının yüksek olması, sizin de son sürat ilerlemeniz gerektiği anlamına gelmez!</p>
<p>Çevrimiçi samimiyet!<br />
Bildiğiniz gibi her teknolojik icat artıları ve eksileri ile gelir. İnternet de çok faydalı bir şey olabilir fakat onu da doğru kullanmak gerekli. İnternetteki flört olanakları neredeyse sınırsız, fakat bu kaynaya dalarken unutmamanız gereken bir şey var; eğer yanlış kullanılırsa, zarar verici olabilir. Siz de zarar görenlerden olmak istemiyorsanız, size verdiğimiz ip uçlarını kullanmaya başlayın!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/online-kurallar.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyimser Olmak, Sağlıklı Olmak</title>
		<link>http://www.trkiz.com/iyimser-olmak-saglikli-olmak.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/iyimser-olmak-saglikli-olmak.php#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2009 20:54:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Kultur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=190</guid>
		<description><![CDATA[Hepimiz kendimizi daha iyi, daha huzurlu ve mutlu hissetmek istiyoruz. Aklımızın arkasında, yaşlanırken de genç ve güzel görünme istediği var. Hepimiz, daha iyi yaşamanın yollarını arıyoruz. Mesela, genetik mirasın ne olduğunu, nasıl değiştirilebileceğini, botoksu, mikroskobik lazer uygulamalarını, akıllı ilaçları, nano teknolojiyi ve daha pek çok şeyi anlamaya çalışıyoruz. Amacımız hep aynı: Daha iyi yaşamak, daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimiz kendimizi daha iyi, daha huzurlu ve mutlu hissetmek istiyoruz. Aklımızın arkasında, yaşlanırken de genç ve güzel görünme istediği var. Hepimiz, daha iyi yaşamanın yollarını arıyoruz. Mesela, genetik mirasın ne olduğunu, nasıl değiştirilebileceğini, botoksu, mikroskobik lazer uygulamalarını, akıllı ilaçları, nano teknolojiyi ve daha pek çok şeyi anlamaya çalışıyoruz. Amacımız hep aynı: Daha iyi yaşamak, daha güzel yaşlanmak! Haklıyız!.. Bundan daha masum bir istek var mı?..</p>
<p>BU tatlı telaş eğer abartılmaz ve &#8220;yaşlılıkla kavga süreci&#8221; haline getirilmezse güzel bir şeydir. Kan basıncını, kolesterolünü, şekerini ayarlamayı, romatizmadan, bellek kaybı, cinsel güç azalması, duyma ve görme sorunlarından uzak yaşamayı kim istemez?.. Diğer taraftan başka faktörler de bu çabamızı telaş haline getirebiliyor. Araştırmalar, ortalama yaşam beklentisinin uzadığını gösterdikçe biz de doğal olarak ömrün bu uzayan kısmını sağlıklı bir şekilde tamamlamak istiyoruz. Çünkü çok iyi biliyoruz ki ömrümüzün uzayan kısmı çocukluğumuz ya da gençlik çağlarımız değil. Bilim ne yaparsa yapsın, çocukluk en fazla 15, gençlik en fazla 25 yıl sürüyor. Sonrası yaşlanma yolculuğundan ibaret. Ve ne yazık ki bu yolculuğun önünde küçük veya büyük bazı çakıl taşları daima var. Bu çakıl taşlarının ortak adları &#8220;yaşlılıkla ilişkili hastalıklar&#8221;. Ömrümüz uzadıkça bu hastalıkların canımızı sıkma ihtimali artıyor. Bunların başında kanserler, şeker hastalıkları, hipertansiyon, damar sertlikleri, Alzheimer hastalığı, romatizmal problemler, kilo sorunu, inme-felç, damar sertliğine bağlı bellek kayıpları (demans), prostat büyümesi, andropoz ve menopoz gibi problemler geliyor.</p>
<p>NE ERKEN, NE GEÇ</p>
<p>Bütün mesele, gençlik ve orta yaşlarda bu hastalıklara karşı güçlü bir sığınak yapabilmekten geçiyor. Ama ne &#8220;Hocam, ben o yaşları çoktan geçtim, 60&#8242;lara, 70&#8242;lere geldim, yani geç kaldım&#8221;, ne de &#8220;Ben daha çok gencim, acelesi yok&#8221; diye düşünmelisiniz. Başlamak için hiçbir yaş çok erken veya geç değildir! Başlama vuruşunu beslenmenize özen gösterip aktivitenizi arttırarak, uykunuzu iyileştirip stresinizi azaltarak yapın, ama yapacağınız şeyleri sadece bu dar alana da sıkıştırmayın.</p>
<p>Amacınız sadece uzun yaşamak değil, aynı zamanda &#8220;nitelikli bir ömür sürmek&#8221;, bu önlemleri &#8220;başarılı yaşlanma çalışması&#8221; haline getirmekse benim size önerim, gayretlerinizi çeşitlendirmeniz, keyifli hale getirmeniz ve sevmenizdir. Elinize bir kağıt-kalem alın ve eksiklerinizi tek tek gözden geçirin:</p>
<p>Yeteri kadar geziyor musunuz?</p>
<p>Okuyor, izliyor musunuz?</p>
<p>Dost ve arkadaş ilişkilerinizi güçlendiriyor musunuz?</p>
<p>İnanç dünyanızı, maneviyatınızı zenginleştirmeyi sürdürüyor musunuz?</p>
<p>İyimser biri olmaya gayret ediyor musunuz?</p>
<p>Son zamanlarda bilinçli farkındalığınızı geliştirmek için bir şeyler yaptınız mı?</p>
<p>Ekonomik durumunuza gerekli özeni gösteriyor musunuz?</p>
<p>Sağlıklı bir çevrede yaşamak konusunda yeteri kadar dikkatli misiniz?</p>
<p>Yeni hobiler öğrenmek, yaratıcı olmak, esnek kalmak, kendinize iyi davranmak konusunda verdiğiniz sözleri tutabiliyor musunuz?</p>
<p>Hayat, eğer mutluluk ve huzurun peşine takılıp gitmekse -ki öyledir- mutluluk (belirli bir oranda ne kadar genetik kodların yönetiminde olursa olsun) ve huzuru yakalamak, önemli ölçüde bizim elimizdedir. Aslında doğru olan, kısa ve geçici bir süreç olan mutluluktan daha çok huzurun peşinde koşmak, huzura odaklanmaktır. Hayattan iyi bir huzur alabilmek ise bedeni değil, ruhu beslemekten geçiyor. Yaşama daha derin anlamlar katmakla ilgili görünüyor. Huzur, koruyor. Hastalıklara karşı direnci arttırıyor.</p>
<p>Amacınız sadece uzun yaşamak değil, iyi ve nitelikli yaşamak olsun. Eğer bu amaca ulaşmak istiyorsanız iyimserliği ve huzuru ıskalamamaya bakın!</p>
<p>İYİMSERLİK KALKANINI DELDİRMEYİN</p>
<p>Eğer nitelikli yaşlanmak ve hayat okulunun başarılı bir öğrencisi olmakta kararlıysanız şu çok önemli noktayı da bir kenara not edin: Bilimsel çalışmaların çoğu (örneğin, Mayo Clinic tarafından yapılan Minnesota Çok Aşamalı Kişilik Envanteri (MMPİ) çalışması), olumlu kalmanın sağlıklı ve uzun bir yaşamın en önemli yardımcılarından biri olduğunu gösteriyor. Olumlu insanlar uzun ve nitelikli yaşam yönünden yüzde 50 daha şanslı bulunuyor. Bu insanlar daha az fiziksel ve duygusal sorun yaşıyor. Daha yüksek enerji düzeyine sahipler. Daha az hastalanıyor, mutlu ve sakin bir yaşam sürüyorlar. Yaşadığımız sorunların, ekonomik, sosyal, politik ortamın iyimser olmayı güçleştirdiğinin, hatta kötümserliğe katkıda bulunduğunun ben de farkındayım. Ama siz ne yapın edin, &#8220;iyimserlik kalkanınızı deldirmeyin&#8221;. Çünkü bir görüşe göre &#8220;İyi insan iyimser insandır&#8221;. İyimserler uzun ve nitelikli yaşam oyununu daha kolay kazanıyorlar.</p>
<p>Hayata olumlu bakın</p>
<p>Hayata iyimser ve olumlu bakanlar, daha nitelikli ve kaliteli bir yaşam sürüyor. Daha az hastalanıp daha az fiziksel sorun yaşıyorlar. Daha çabuk ve daha çok şeyden mutlu oluyorlar. En önemlisi daha yüksek enerjiye sahipler.</p>
<p>Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/iyimser-olmak-saglikli-olmak.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

