<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Trkiz.Com Kiz Kizlar Kizlarla Chat Sohbet Muhabbet Mirc SesliChat SesliSohbet &#187; Haber</title>
	<atom:link href="http://www.trkiz.com/kiz/haber/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.trkiz.com</link>
	<description>Kiz Bayan bayanlar hanimlar Sohbet chat mirc muhabbet Hakkinda Hersey Sesli</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Sep 2010 16:17:00 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Moğollar Sevenlerini Bekliyor</title>
		<link>http://www.trkiz.com/mogollar-sevenlerini-bekliyor.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/mogollar-sevenlerini-bekliyor.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 14:20:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Grup Moğollar]]></category>
		<category><![CDATA[Grup Moğollar Yeni Albümü]]></category>
		<category><![CDATA[Hiç Yaşlanmayan]]></category>
		<category><![CDATA[Moğollar]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sevenlerini Bekliyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=345</guid>
		<description><![CDATA[Moğollar, Sevenlerini Bekliyor!
‘Hiç Yaşlanmayan Grup’ Olarak da Anılan Moğollar, Yepyeni Albümleriyle İlk Konserlerini Vermeye Hazırlanıyorlar.
40 yıldır müzikyapan Moğollar grubu, NTV’de Gülay Afşar’ın sunduğu ‘Hafta Sonu Haber Merkezi’ programına konuk oldu.
Son albümleri ‘Umut Yolunu Bulur’dan bahseden Moğollar, albümde yer alan Nazım Hikmet’in Hiroşima için yazdığı ‘Bulutlar Adam Öldürmesin’den de bahsettiler.
Şarkının müziğini yapan Taner Öngür, her ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Moğollar, Sevenlerini Bekliyor!</p>
<p>‘Hiç Yaşlanmayan Grup’ Olarak da Anılan Moğollar, Yepyeni Albümleriyle İlk Konserlerini Vermeye Hazırlanıyorlar.</p>
<p>40 yıldır müzikyapan Moğollar grubu, NTV’de Gülay Afşar’ın sunduğu ‘Hafta Sonu Haber Merkezi’ programına konuk oldu.</p>
<p>Son albümleri ‘Umut Yolunu Bulur’dan bahseden Moğollar, albümde yer alan Nazım Hikmet’in Hiroşima için yazdığı ‘Bulutlar Adam Öldürmesin’den de bahsettiler.</p>
<p>Şarkının müziğini yapan Taner Öngür, her ne kadar Hiroşima ile ilgili bir şiir de olsa şarkıyı, son dönemde dünyayı tehdit eden Nükleer çılgınlığına bağladıklarını anlattı.</p>
<p>Cahit Berkay ise yepyeni şarkılarını dinlemek isteyenleri 24 Aralık’ta Beyoğlu Balans’ta verecekleri ilk konsere davet etti. Berkay, “Albümün tamamını bir de Moğolları’ın repertuarında yer etmiş, oturmuş klasikler de olacak. Albümün tanıtım konseri. ilgi duyanları bekleriz” dedi.</p>
<p>KAYNAK: (Televizyon Gazetesi)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/mogollar-sevenlerini-bekliyor.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Senarist Beyin Kanamasi gecirdi</title>
		<link>http://www.trkiz.com/senarist-beyin-kanamasi-gecirdi.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/senarist-beyin-kanamasi-gecirdi.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 05:24:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ezel]]></category>
		<category><![CDATA[ezel dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[ezel dizisi senaristi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=371</guid>
		<description><![CDATA[TV ekranlarının en çok izlenen dizilerinden olan Ezel&#8217;e üzücü haber&#8230; Dizinin senaristlerinden Kerem Deren beyin kanaması geçirdi. Derhal ameliyat edilen Deren, ölümden döndü.
Aniden fenalaşarak özel bir hastaneye kaldırılan Deren, beyin damarlarında oluşan baloncuk nedeniyle beyin kanaması geçirdi. Dizinin yapımcılığını üstlenen Ay Yapım&#8217;dan edinilen bilgiye göre hemen ameliyata alınan 38 yaşındaki Kemal Deren&#8217;in başarılı bir operasyon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TV ekranlarının en çok izlenen dizilerinden olan Ezel&#8217;e üzücü haber&#8230; Dizinin senaristlerinden Kerem Deren beyin kanaması geçirdi. Derhal ameliyat edilen Deren, ölümden döndü.</p>
<p>Aniden fenalaşarak özel bir hastaneye kaldırılan Deren, beyin damarlarında oluşan baloncuk nedeniyle beyin kanaması geçirdi. Dizinin yapımcılığını üstlenen Ay Yapım&#8217;dan edinilen bilgiye göre hemen ameliyata alınan 38 yaşındaki Kemal Deren&#8217;in başarılı bir operasyon geçirdiği ve sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.</p>
<p> Deren&#8217;in bir hafta boyunca gözlem altında tutulacağı belirtildi. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/senarist-beyin-kanamasi-gecirdi.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kadinlar 12 eylulu unutmadı</title>
		<link>http://www.trkiz.com/kadinlar-12-eylulu-unutmadi.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/kadinlar-12-eylulu-unutmadi.php#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 08:45:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=298</guid>
		<description><![CDATA[12. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali kapsamında Ankara&#8217;da gerçekleştirilen &#8216;12 Eylül&#8217;e Mektuplar / Kadınlar Saçlarını Çözüyor&#8217; projesi için kaleme alınan mektuplar, 14 Ekim&#8217;e kadar İstanbul&#8217;da sergileniyor
 “İşkenceciyle flört edenin rahmi olmaz. Dayakçı kocayla amir arasındaki ortak payda ikisinin de asfaltçı olduğu gerçeğidir. Faşizmin yollarına asfalt dökerler. Eğer ilk gecede ya da ilk hamlede eyvallah edersen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>12. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali kapsamında Ankara&#8217;da gerçekleştirilen &#8216;12 Eylül&#8217;e Mektuplar / Kadınlar Saçlarını Çözüyor&#8217; projesi için kaleme alınan mektuplar, 14 Ekim&#8217;e kadar İstanbul&#8217;da sergileniyor</p>
<p> “İşkenceciyle flört edenin rahmi olmaz. Dayakçı kocayla amir arasındaki ortak payda ikisinin de asfaltçı olduğu gerçeğidir. Faşizmin yollarına asfalt dökerler. Eğer ilk gecede ya da ilk hamlede eyvallah edersen senin üzerinden vira kahramanlık tasavvur ederler. Pencereden atarlar, iner aşağı tutarlar.” Bu satırların yazarı Ayşen Hadimioğlu bundan 29 yıl önce Ankara Beşevler kadın cezaevinde bunları hissetti. Bizi bu hislerle buluşturansa 14 Ekim’e kadar Garajistanbul’da görebileceğiniz sergi.<br />
Hadimioğlu gibi binlerce kadın henüz silemedikleri ‘darbe’ acılarını Uçan Süpürge’nin Mayıs ayında Ankara’da yapılan 12. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali kapsamında gerçekleştirilen ‘12 Eylül’e Mektuplar / Kadınlar Saçlarını Çözüyor’ projesi için kaleme aldı. Kimisi 12 Eylül’de çocuk olanların elinden çıktı, kimisi eski mektuplarını sergiye taşıdı&#8230;<br />
Binlerce kadının yazdığı mektup Ayşegül Devecioğlu, Gülden Treske, Halime Güner, Latife Tekin ve Umut Tümay Arslan’dan oluşan jüri tarafından seçildi. Festival esnasında Ankara’da gerçekleştirilen sergi şimdilerde ortaya koyduğu pekçok işiyle toplumsal muhalefetin sesi olmaya çalıştığını gözlemlediğimiz Garajİstanbul’da İstanbul Bienal’i kapsamında sergileniyor. Proje o günlerde yaşanan acıların sorumlusu darbecilerin yargılanmasını hedefliyor.</p>
<p>12 Eylül devam ediyor<br />
Sergideki onlarca mektup, cezaevindeki kadınların el işleri, fotoğraflar; hatıralar sergiyi gezenlere hem 12 Eylül’de yaşanan acıları kadın gözüyle okumanın farkını hissettiriyor, hem de 12 Eylül’ün henüz bitmediğini insanın yüzüne çarpıyor. Evladından haber alamayan anneler, cezaevindeki babalarını göremeyen kız çocukları, işkencelerde hayatının bir bölümünü bırakan, tecavüze uğrayan kadınlar&#8230;<br />
Sergide bugün yazılmış mektupların yanı sıra o günlerden saklanmış hatıralar da yer alıyor. Sergiyi gezerken şu hikayeyi öğreniyoruz: Berrin Uyar ve Zerrin Şenesen iki kardeşti. İkisi de Metris Cezaevinde’ydi. Zerrin Şenesen Metris’ten felç olduğu için tahliye edildi. Cezaevinde yaşadıkları karanlık günlere inat neşeli karikatürler, rengârenk desenler çizen Berrin Uyar 1982-1983’e bağlanırken kardeşine şöyle bir kart göndermiş: “Biliyorsun sürekli kuş resmi yaptığımdan bana Metris’in kuşçusu diyorlardı&#8230; Şimdi ise sürüngenlere başladım&#8230; 1982 yılında her şey o kadar ağır gitti ki. 1983 yılı için dileğim zamanın mutluluğa, hasretlere kavuşmaya, sevgiye, umuda, iyiye, güzele doğu daha hızlı dönmesi.”<br />
Serginin amacını, kadınların içindeki öfkeyi en güzel, 80’de 28 yaşında olan bir kadının “Daha yenilerde arkamdan gelen ayak seslerinden korkmadan, arkama bakma ihtiyacı duymadan yürüyebiliyorum,” sözlerinin yanındaki mektup özetliyor: “Üniversite öğrencilerinin ‘ellerim titremedi’ açıklamanı alkışlaması, birdenbire ünlü TSK ressamı oluvermen, küçük çocukların seni gördüğünde ‘Aaa tonton dede’ demesi, sakın ama sakın, hiçbir şey ama hiçbir şey, senin ellerindeki yüzündeki kanı temizleyemez. Sebep olduğun her şeyi ama her şeyi son nefesine kadar hatırla. Bizim unutmamız nasıl mümkün değilse, sen de unutmamalısın. Yargılanmadan ölürsen eğer, kendimi (hiçbir suçum olmadığı halde) asla affedemem.”<br />
10 Ekim Cumartesi saat 17.00’da Garajİstanbul’da mektupları sahipleri okuyacak.</p>
<p>‘Küçük Kara Balık evine dönecek’<br />
Cezaevinden kızına fotoğraflar, minik oyuncaklar ve bir kitap gönderen baba Kemal Elçi’nin kaleminden&#8230;<br />
“Kutuda Behrengi’nin ‘Küçük Kara Balık’ adlı kitabı var. Benim en sevdiğim masaldır. Kitabı okuyup bitirdiğinde ‘Küçük Kara Balık’ okyanusa kavuştu mu evine dönebildi mi diye merak edeceğini de biliyorum. Sen bil ki ‘Küçük Kara Balıklar’ ne yapar eder okyanusa ulaşır ve bir gün evlerine dönerler&#8230;<br />
Herkese sor beni kızım, Ezgim&#8230; Anlatsınlar&#8230; İçinde suskunluk, öfke olmayayım. Daha büyüdüğünde<br />
annene, dedenlere, amcana yazdığım mektuplar duruyorsa onlardan isteyip okumanı istiyorum&#8230; Yakıldıysa da<br />
sor anlatsınlar sana&#8230;<br />
Yaptığım hiçbir şeyden pişmanlık duymuyorum. İnanarak yaşamış, halkını çok sevmiş, namuslu ve onurlu bir babanın kızı olarak yaşa kızım&#8230; Başını hiç eğme&#8230;” ( 19 Haziran 1979)<br />
“Günde bir kez tuvalet hakkımız vardı. Saat ve gece-gündüz kavramlarını kaybetmiştik. Geriye baktığımda onurlu bir hayatım olduğunu düşünüyorum. Arkadaşlarımla, eşimle, kendimle tüm 12 Eylül kadınlarıyla gurur duyuyorum”<br />
“Paşam diye severdi babaannen, bilemezdi postalların altında ezilen gül yüzünü. Gül yüzlü gül kokulu oğlum topraktan geldin toprağa döndün. Soğuk topraklarda soğuk bedenini kim ısıtıyor oğlum? Son sözün su olmuş su. Senin yanında olamadım sana o suyu veremedim ya, dünyanın bütün suları bana haram, bana zehir. Söyle bana şimdi ben nasıl su içeyim oğlum, nasıl?<br />
Yavruuuum diye bağırdım duydun mu? Kimsesizler mezarlığına gömmüşler seni. Hangisinin senin mezarın olduğunu bilmiyorlardı. Hapishanede yere düşmüş başını çarpmışsın, beyin kanamasından da ölmüşsün. Bu kadar basitti onlar için. Mezarlıkta bırakıp gittiler beni&#8230;”</p>
<p>radikal </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/kadinlar-12-eylulu-unutmadi.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cezasini Kendileri Kesti</title>
		<link>http://www.trkiz.com/cezasini-kendileri-kesti.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/cezasini-kendileri-kesti.php#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2008 21:03:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=128</guid>
		<description><![CDATA[Kız kardeşlerine tecavüz eden amcalarının oğlunu önce affettiler.
Ama bir yıl sonra beklenmedik bir şey oldu.Güngören’de, kız kardeşlerine tecavüz ettiğini öne sürdükleri amcalarının oğlunu öldürdükleri iddiasıyla iki kardeş gözaltına alındı.
Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Akıncılar Mahallesi Salcı Sokak’taki bir inşaat alanında Ramazan B’nin tabancayla öldürülmüş halde bulunmasının ardından çalışma başlattı.
Ramazan B’nin amcasının çocukları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kız kardeşlerine tecavüz eden amcalarının oğlunu önce affettiler.<br />
Ama bir yıl sonra beklenmedik bir şey oldu.Güngören’de, kız kardeşlerine tecavüz ettiğini öne sürdükleri amcalarının oğlunu öldürdükleri iddiasıyla iki kardeş gözaltına alındı.<br />
Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Akıncılar Mahallesi Salcı Sokak’taki bir inşaat alanında Ramazan B’nin tabancayla öldürülmüş halde bulunmasının ardından çalışma başlattı.<br />
Ramazan B’nin amcasının çocukları Fedli B.<br />
ve kardeşi Aydın B, olayda kullanıldığı tahmin edilen tabancayla birlikte Üsküdar’da yakalandı.<br />
Şüpheliler, polisteki ifadelerinde, kız kardeşlerinin bir yıl önce Ramazan B’nin tecavüzüne uğradığını belirterek, bunun ardından kız kardeşlerinin, evli olan Ramazan B’ye nikahsız olarak verildiğini, kız kardeşlerini baba evine geri göndermesi üzerine Ramazan B’yi öldürdüklerini itiraf ettikleri bildirildi.<br />
Emniyette işlemleri tamamlanan iki kardeş adliyeye sevk edildi.  Kaynak: İnternethaber.Com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/cezasini-kendileri-kesti.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ogrencisiz Yuksekokul</title>
		<link>http://www.trkiz.com/ogrencisiz-yuksekokul.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/ogrencisiz-yuksekokul.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 23:13:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ogrencisiz]]></category>
		<category><![CDATA[Yuksekokul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=419</guid>
		<description><![CDATA[Uşak Üniversitesi Eşme Meslek Yüksekokulu&#8217;nda üç yıl önce açılan Bağcılık ve Şarap Üretim Teknolojileri bölümü, laboratuvar, mahzen ve uygulama alanı eksikliği nedeniyle bir öğrenci bile kabul edemedi.
Uşak Üniversitesi 7 Eylül 2007 tarihinde bölüme Akademik Personel Alımı için gazetelere ilan verdi ve Ziraat Fakültesi&#8217;nin ilgili bölümünden mezun olan bir öğretim görevlisini işe başlattı. Ancak okulda bölümle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uşak Üniversitesi Eşme Meslek Yüksekokulu&#8217;nda üç yıl önce açılan Bağcılık ve Şarap Üretim Teknolojileri bölümü, laboratuvar, mahzen ve uygulama alanı eksikliği nedeniyle bir öğrenci bile kabul edemedi.</p>
<p>Uşak Üniversitesi 7 Eylül 2007 tarihinde bölüme Akademik Personel Alımı için gazetelere ilan verdi ve Ziraat Fakültesi&#8217;nin ilgili bölümünden mezun olan bir öğretim görevlisini işe başlattı. Ancak okulda bölümle ilgili laboratuvar, mahzen ve uygulama alanı eksikliği nedeniyle öğrenci kabul edilemedi. Bölümün faaliyete geçememesinden dolayı, öğretim görevlisi de Uşak&#8217;ta başka bir meslek yüksekokulunda görevlendirildi.<br />
<span id="more-419"></span><br />
Eşme Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Nuray Pütkül, Bağcılık ve Şarap Üretim Teknolojileri Bölümü’nün faaliyete geçebilmesi için eksikliklerinin giderilmesi gerektiğini söyledi. Pütkül, “Eşmeliler&#8217;in yoğun isteği üzerine bölüm 2007 yılında yöresel bir özellik olduğu için açıldı. Eşme Belediyesi ve Eşmeliler bölümün alt yapısını biz yaparız diyerek söz vermişlerdi ancak bubugüne kadar ne yazık ki gerçekleştirilemedi. Bölüm açıldı ancak alt yapısı yani mahzen, laboratuvar ve uygulama alanı olmadığından öğrenci alımı da gerçekleşmedi. Türkiye genelindeki üniversitelerin aynı bölümlerine bakıldığında da çok fazla tercih edilmediğini görüyoruz. 5- 10 öğrencinin yaptığı tercih de maliyetleri karşılayamayacağı için öğrenci kabul edilmiyor” dedi.</p>
<p>&#8220;BÖLÜMÜ İSTEDİKLERİNİ DÜŞÜNMÜYORUM&#8221;</p>
<p>Eşme Belediye Başkanı CHP&#8217;li Ahmet Yıldırım ise bölüm açıldığında belediye olarak alt yapı için kum ve çimento ile inşaata yardım sözü verdiklerini söyledi. Bu konuda halen de yardım yapmaya hazır olduklarını kaydeden Yıldırım, “Yalnız üniversite yönetimi olmayacak bir talepte bulunarak Meslek Yüksek Okulu&#8217;na şaraphane yapılmasını ve bağlar oluşturulmasını istedi. Belediye olarak bu şekilde yasal bir yükümlülüğümüz ve nakdi olarak da elimizden gelen bir şey yok. Yine de yardımcı olmak için Güllü ve Güney&#8217;de bulunan şarap fabrikaları ile ilçemizde bir kooperatif tarafından kurulan şarap fabrikasını göstererek öğrencilerin buralarda staj görebileceklerini belirttik. Ama bugüne kadar bir gelişme olmadı&#8221; dedi.<br />
Ergül Özdemir &#8211; DHA &#8211; Milliyet </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/ogrencisiz-yuksekokul.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baris ve Demokrasi partisiyle Yola Devam</title>
		<link>http://www.trkiz.com/baris-ve-demokrasi-partisiyle-yola-devam.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/baris-ve-demokrasi-partisiyle-yola-devam.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 14:15:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Barış ve Demokrasi Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[BDP]]></category>
		<category><![CDATA[BDP Genel Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[BDP ile Yola Devam]]></category>
		<category><![CDATA[DTP Meclis Üyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İstifadan Vazgeçtiler]]></category>
		<category><![CDATA[Kapatılan DTP Üyeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=343</guid>
		<description><![CDATA[BDP (Barış ve Demokrasi Partisi) ile Yola Devam!
DTP’liler, İmralı’dan Gelen İşaretle İstifadan Vazgeçip, Meclis’te Kalarak Bdp Partiisi’yle Devam Etme Kararı Aldılar.
Kapatma kararının ardından sine-i millete dönme kararı alan DTP’liler, İmralı’dan gelen işaretle bundan vazgeçip, Meclis’te kalarak Barış ve Demokrasi Partisi’yle yola devam etme kararı aldılar. Ahmet Türk, “Halkımız, Aydınlar, akademik çevreler ve Sayın Öcalan, Parlamento [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BDP (Barış ve Demokrasi Partisi) ile Yola Devam!</p>
<p>DTP’liler, İmralı’dan Gelen İşaretle İstifadan Vazgeçip, Meclis’te Kalarak Bdp Partiisi’yle Devam Etme Kararı Aldılar.</p>
<p>Kapatma kararının ardından sine-i millete dönme kararı alan DTP’liler, İmralı’dan gelen işaretle bundan vazgeçip, Meclis’te kalarak Barış ve Demokrasi Partisi’yle yola devam etme kararı aldılar. Ahmet Türk, “Halkımız, Aydınlar, akademik çevreler ve Sayın Öcalan, Parlamento zemininin terk edilmesinin doğru olmadığını bize ilettiler” dedi.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla kapatılan DTP’nin Genel Başkanı Ahmet Türk, 19 milletvekilinin “Sine-i Millet”e dönme kararından vazgeçme gerekçelerini, “Sayın Abdullah Öcalan Meclis’i adres gösterdi. Tabanımız da bunu istiyor” sözleriyle açıkladı. Kapatma kararının ardından sine-i millete dönme kararı alan DTP’liler, İmralı’dan gelen işaretle bundan vazgeçti. DTP yönetimi, dün Meclis’te kalarak yola, Barış ve Demokrasi Partisi’yle devam etme kararı aldı.</p>
<p>BDP Genel Başkanı partiye davet etti</p>
<p>BDP ve kapatılan DTP’nin Parti Meclisi üyeleri dün Türk’ün de katılımıyla bir toplantı yaptı. Toplantı arasında BDP Genel Başkanı Demir Çelik, “DTP’nin milletvekillerini, siyasal hayatlarını ve siyasal mücadelelerini BDP’de sürdürmeye davet ediyoruz” çağrısı yaptı. Çelik, BDP’nin ocak sonunda veya şubat başında olağanüstü kongre kararı aldığını da açıkladı. Rahatsızlığı nedeniyle Türk, hastaneye gitti ve bir süre toplantıya katılmadı. Demir’in açıklamasından yaklaşık 1.5 saat sonra Türk, basının karşısına çıktı. Türk, yola BDP çatısı altında devam edeceklerini bildirerek, şu mesajları verdi:</p>
<p>Sayın Öcalan ve halkımızın isteği</p>
<p>Bizi şiddet yanlısı gösteren anlayışın herkes tarafından mahkûm edilmesi gerekir. Partimiz 6 kez kapatılmasına rağmen demokratik mücadelemizi sürdürüyoruz. Bu şiddeti değil, barışı savunduğumuzun açık bir göstergesidir. Halkımız, parlamentoda mücadelemizi sürdürmemizi istedi. Bunu çok yüksek sesle ifade ettiler. Bütün sivil toplum örgütlerimiz bu mücadelede devam kararı aldılar, düşüncelerini bize ilettiler, adeta rica ettiler, ‘Bu zemini terk etmeyin’ dediler. Yine Türkiye’deki demokratik güçler, Aydınlar, yazarlar, akademik çevreler bu süreçte parlamentoda bulunmanın önemini ortaya koydular. Çarşamba günü İmralı’da Sayın Öcalan ile avukatları bir görüşme yaptılar. Bu görüşme sonucunda, Sayın Öcalan da Parlamento zemininin terk edilmesinin doğru olmadığını ve bu mücadelenin devam edilmesi gerektiği şeklinde. Bu bize iletildi.</p>
<p>Bir canı kaybetmek bir partiden önemli</p>
<p>Tüm gelişmeleri değerlendirerek, istifanın doğru olmadığı inancına vardık. Bir canı bile kaybetmemiz, bir partinin kapatılmasından daha önemlidir. Onun için diyoruz ki; ey siyasetçiler, siyasi partiler gelin canlara sahip çıkalım, gelin canları kaybetmeyelim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/baris-ve-demokrasi-partisiyle-yola-devam.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Devir Tasarruf Devri</title>
		<link>http://www.trkiz.com/devir-tasarruf-devri.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/devir-tasarruf-devri.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 14:53:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Belediyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Belediyeler Tasarruf Derdinde]]></category>
		<category><![CDATA[Devir]]></category>
		<category><![CDATA[Devir Tasarruf Devri]]></category>
		<category><![CDATA[Devri]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarruf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=347</guid>
		<description><![CDATA[Devir Tasarruf Devri!
Ekonomik Kriz, Belediyeleri de Tasarrufa Yönlendirdi.
Ekonomik kriz, belediyeleri de tasarrufa yönlendirdi. Karabağlar Belediye Başkanı CHP’li Sıtkı Kürüm, inşaat mühendisi olmanın da avantajını kullanarak, yatırımları ihaleye çıkmadan kendi iş makineleri ve personeliyle yapıyor.
Hesap yapıyorum Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm, Uzundere Rekreasyon Alanı ile Bozyaka Pazaryeri’ni ihaleye çıkmadan, kendi iş makineleri ve teknik personeliyle yapacak. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Devir Tasarruf Devri!</p>
<p>Ekonomik Kriz, Belediyeleri de Tasarrufa Yönlendirdi.</p>
<p>Ekonomik kriz, belediyeleri de tasarrufa yönlendirdi. Karabağlar Belediye Başkanı CHP’li Sıtkı Kürüm, inşaat mühendisi olmanın da avantajını kullanarak, yatırımları ihaleye çıkmadan kendi iş makineleri ve personeliyle yapıyor.</p>
<p>Hesap yapıyorum Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm, Uzundere Rekreasyon Alanı ile Bozyaka Pazaryeri’ni ihaleye çıkmadan, kendi iş makineleri ve teknik personeliyle yapacak. İş makinelerini bakım ve onarımdan geçirerek inşaata başlayan Kürüm, “Üç kuruşun hesabını yapıyorum” dedi ve şöyle devam etti:</p>
<p>Mazot parası harcadık</p>
<p>“Daha ortada belediye hizmet binamız yok. Para biriktirmemiz lazım. Müteahitler bu tutumuma çok kızıyor ama böyle davranmak zorundayım. Tasarruf yaparak 15 milyon liralık işi, yaklaşık 500 bin liraya mal ettik. Burada sadece makineler için mazot parası harcadık.” </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/devir-tasarruf-devri.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tuncay Güney Nobel bekliyor</title>
		<link>http://www.trkiz.com/tuncay-guney-nobel-bekliyor.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/tuncay-guney-nobel-bekliyor.php#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2008 21:04:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=130</guid>
		<description><![CDATA[Tuncay Güney bu kez ekranda fena patladı.
Kimlere fırça çekmedi ki özellikle de bir takım gazetecilere.İNTERNETHABERMehmet Ali Brand, CHP’nin çarşaf açılımını tartıştığı “32.
Gün’de”, Tuncay Güney’e de yer ayırdı.
Güney, hakkında ortaya atılan bir takım iddialara sert çıktı ve “Beni bir dönem Mossad ve CIA’in ajanı ilan edenler şimdi MİT’e yamamaya çalışıyorlar.
Artık karar versinler de ben de ona [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tuncay Güney bu kez ekranda fena patladı.<br />
Kimlere fırça çekmedi ki özellikle de bir takım gazetecilere.İNTERNETHABERMehmet Ali Brand, CHP’nin çarşaf açılımını tartıştığı “32.<br />
Gün’de”, Tuncay Güney’e de yer ayırdı.<br />
Güney, hakkında ortaya atılan bir takım iddialara sert çıktı ve “Beni bir dönem Mossad ve CIA’in ajanı ilan edenler şimdi MİT’e yamamaya çalışıyorlar.<br />
Artık karar versinler de ben de ona göre davranıyım” diye seslendi.Sabah gazetesinin önceki gün gündeme taşıdığı ve olay yaratan MİT belgesinin yankıları sürüyor.<br />
Turcay Güney’in “İpek” kod adlı MİT elamanı olduğu yönündeki iddialara bugün cevap geldi.<br />
Kanada’dan 32.<br />
Gün’e telefonla bağlanan Tuncay Güney, MİT elemanı olduğu yönündeki iddiaları yalanladı ve Mehmet Eymür’ü tanımadığını söyledi.”O İPEK BEN DEĞİLİM”Birand, programda MİT’in açıklamasının bir bölümünde kısmi de olsa Güney’in varlığının kabul edildiği ifade etti.<br />
Güney, MİT’in açıklamasını bu anlama rağmen saygıyla karşıladığını söyleyerek, “Devletin her kurumuna saygılı olduğum gibi MİT’e de saygı duyuyorum.<br />
Ancak ben yaşamımın hiçbir bölümünde MİT’le çalışmadım, yüz yüze bir görüşmem olmadı, fiili olarakta görev almadım.<br />
Mehmet Eymür’ün bana neden böyle davrandığını da bilmiyorum.<br />
Bu konuda Tuncay Güney İpek olarak bir ilişkinin var olduğu belirtildi.<br />
Ancak benim böyle bir ismim yok.<br />
Daha önce de söylediğim gibi ilgili kişi ben değilim” dedi.”BANA NOBEL VERSİNLER”Hakkında yazılanlara da sert tepki gösteren Güney, bazı köşe yazarlarına da ateş püskürdü.<br />
Telefonla rahat ulaşılabileceğini, Kanada’ya gelindiğinde de tüm sorulara cevap verebileceğini defalarca söylemesine rağmen, kendisine sorulmadan kendisiyle ilgili çok çirkin iddiaların ortaya atıldığını söyleyen Güney, bunların tamamına açıklama gönderdiğini söyleyerek “Açıklama yapıyorum ama bunları köşelerinden yayınlamıyorlar.<br />
Ben yaşımdan utanıyorum onlar kendi yaşlarından utanmıyorlar.<br />
Kocaman kocalan adamlar bunlar.<br />
Ayıp diyorum ayıp.<br />
Beni Mossad ve CIA ajanı yaptılar.<br />
Şimdi de sıra MİT’te.<br />
Artık bir karar versinler ve ben de ona göre davranıyım.<br />
Bir bakar mısınız dünyadın tüm istihbarat birimlerinde varım.<br />
Eğer öyleyse Türkiye benimle gurur duysun, ben istihbarat Nobel’i istiyorum o zaman” dedi.  Kaynak: İnternethaber.Com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/tuncay-guney-nobel-bekliyor.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>10 bin kadın girişimciye destek</title>
		<link>http://www.trkiz.com/10-bin-kadin-girisimciye-destek.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/10-bin-kadin-girisimciye-destek.php#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 08:46:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=300</guid>
		<description><![CDATA[Özyeğin Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Hüsnü Özyeğin, Goldman Sachs ile 10 bin kadın projesi kapsamında Türk kadın girişimcilerinin nitelik kazanmalarına ve iş dünyasında yükselmelerine destek olmaya çalışacaklarını söyledi.
Proje, gelişmekte olan ülkelerde kadınların girişimcilik ve yöneticilik yönlerini güçlendirmeyi, kadın-erkek eşitsizliğini azaltarak paylaşımcı, sürdürülebilir bir ekonomik büyümeyi desteklemeyi hedefliyor.
2008 yılından bu yana 8 Afrika, 5 Orta ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Özyeğin Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Hüsnü Özyeğin, Goldman Sachs ile 10 bin kadın projesi kapsamında Türk kadın girişimcilerinin nitelik kazanmalarına ve iş dünyasında yükselmelerine destek olmaya çalışacaklarını söyledi.</p>
<p>Proje, gelişmekte olan ülkelerde kadınların girişimcilik ve yöneticilik yönlerini güçlendirmeyi, kadın-erkek eşitsizliğini azaltarak paylaşımcı, sürdürülebilir bir ekonomik büyümeyi desteklemeyi hedefliyor.</p>
<p>2008 yılından bu yana 8 Afrika, 5 Orta ve Uzakdoğu, 3 Amerika ülkesi olmak üzere toplam 16 ülkede uygulanan proje, 100 milyon dolarlık bütçesi ile önümüzdeki 5 yıl içinde dünyanın dört bir yanındaki 10 bin kadına ulaşmayı amaçlıyor.</p>
<p>Goldman Sachs Başkan Yardımcısı Michael Sherwood, proje kapsamında üniversite ve araştırma kurumları ile işbirliği içinde kadınlara iş hayatı ve yöneticilik konularında eğitim vererek iş dünyasında yükselmelerine destek olmayı hedeflediklerini söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/10-bin-kadin-girisimciye-destek.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Turkiye kadinsiz gelisiyor</title>
		<link>http://www.trkiz.com/turkiye-kadinsiz-gelisiyor.php</link>
		<comments>http://www.trkiz.com/turkiye-kadinsiz-gelisiyor.php#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 08:43:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trkiz.com/?p=296</guid>
		<description><![CDATA[BM Kalkınma Programı&#8217;nın Cinsiyete Dayalı Gelişme Endeksi şaşırttı. Türkiye, kadınların toplumsal hayata aktif katılımını ölçen endekste 109 ülke içinde 101&#8242;inci
BM Kalkınma Programı’nın (UNDP) yıllık ‘İnsani Gelişme Endeksi’ raporunda bu yıl üç sıra birden gerileyerek 79’uncu sıraya inen Türkiye, kadınlara fırsat eşitliği sunulması konusunda da alarm verdi.
Rapordaki ‘Cinsiyete Dayalı Gelişme Endeksi’ (GEM) verilerine göre, Türkiye, bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BM Kalkınma Programı&#8217;nın Cinsiyete Dayalı Gelişme Endeksi şaşırttı. Türkiye, kadınların toplumsal hayata aktif katılımını ölçen endekste 109 ülke içinde 101&#8242;inci</p>
<p>BM Kalkınma Programı’nın (UNDP) yıllık ‘İnsani Gelişme Endeksi’ raporunda bu yıl üç sıra birden gerileyerek 79’uncu sıraya inen Türkiye, kadınlara fırsat eşitliği sunulması konusunda da alarm verdi.<br />
Rapordaki ‘Cinsiyete Dayalı Gelişme Endeksi’ (GEM) verilerine göre, Türkiye, bu alanda Pakistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de gerisinde kalarak 109 ülke arasında 101. oldu.<br />
Son 27 yılda ortalama yaşam beklentisi, okuma-yazma oranı ve gayrı safi milli hasılası giderek yükselen Türkiye’nin bu endeksteki yeri şaşırttı. Cinsiyete Dayalı Gelişme Endeksi (GEM) kadınların ekonomik ve politik hayata aktif katılımı ve bunun gücüne dair göstergeler ortaya dökülerek hesaplanıyor. GEM’e ilk kez 1995 raporunda yer verilmişti. Bu yılki raporda Türkiye; Pakistan ve Ermenistan’ın altında 101. sırada. Türkiye’yi Azerbaycan ve İran izliyor.<br />
UNDP yetkilileri, Radikal’in soruları üzerine, cinsiyete dayalı gelişme endeksi verilerinde birçok kriterin yer aldığını hatırlattı: “Cinsiyeti güçlendirme ölçüsü kadınların siyasal ve ekonomik hayatta etkin bir rol üstlenip üstlenemediklerini gösterir. Bu ölçü, kadınların parlamentodaki sandalye sayısının; kadın yasama üyelerinin, üst düzey yetkili ve yöneticilerin; kadın profesyonel ve teknik çalışanların oranını ve ekonomik bağımsızlığın bir göstergesi olarak kazanılan gelirdeki cinsiyete bağlı eşitsizliği ölçümler.”<br />
Sonuç, kadın örgütlerine göre de hiç şaşırtıcı değil. Kadının İnsan Hakları Vakfı Koordinatörü Pınar İlkkaracan, Türkiye’nin büyük bir ‘duraklama’ halinde olduğunu düşünüyor:<br />
“2000’li yıllarda kadın haretinin çabalarıyla çok önemli yasal reformlar oldu. Medeni Kanun’da kadın-erkek eşitlendi, TCK’da çok önemli reformlar oldu. Ancak uygulamada hiçbir ilerleme göremiyoruz. İstihdam Yasası’nda değişiklikler olması gerekiyor. Türkiye aile içi şiddet nedeniyle hayatını kaybeden Nahide Opuz davasında AİHM’de yalnızca kadına karşı şiddeti önlememekten değil, kadınlar ve erkekler arasında eşitliği fiili olarak sağlayamamaktan da suçlu bulundu.”<br />
KADER Başkanı Avukat Hülya Gülbahar ise rakamları sözün bittiği yer olarak değerlendirdi:<br />
“29 Mart yerel seçimlerinden önce de kampanyalarla Türkiye’nin bu utanç verici sıralara düşmemesi için siyasetçileri uyarmıştık. Sonuç Türkiye’nin 81 ilinden 39 il genel meclisinde bir tek kadın üye yok! Türkiye’nin yarısında iller kadınsız meclislerce yönetiliyor. Uluslararası toplantılarda Türkiye’deki kadınların temsilini anlatan grafikleri gösteremiyoruz. Pasta grafikte yüzde 0.56 ya da yüzde 1 lik oranları grafik programları bile hesaba katmak istemiyor. Yüzde 0.56 pasta saç teli kadar bile yer tutmuyor.”<br />
Türkiye’de 1980-2007 arasında doğumda beklenen ortalama ömrün yaklaşık 11 yıl, yetişkinlerde okuryazarlık ve okullaşma oranlarının yüzde 23, satınalma gücü paritesine göre uyarlanmış kişi başına düşen gayrı safi yurtiçi hasılanın ise yüzde 100 artması bile, Türkiye’yi cinsiyete dayalı gelişmişlik endekslerinde alt sıralardan kurtaramadı.<br />
İnsanı Gelişmişlik Raporu, gayri safi milli hasılanın ötesinde yoksulluk ve cinsiyet eşitliği gibi endekslere bakılarak hazırlanıyor. Türkiye İnsani Yoksulluk Endeksi’nde de 135 ülke içinde 40’ncı. Yoksulluğu kapsamlı göstergelerle ölçen endekse göre Türkiye, 40 yaş öncesi ölüm oranında 50’nci; okur-yazar olmayan yetişkinlerin genel nüfusa oranında 77’nci; iyileştirilmiş bir su kaynağına erişemeyen insanların oranı sıralamasında da üçüncü ve Ekvador, Bahreyn gibi ülkelerin gerisinde.</p>
<p>İnsani gelişmişlikte 79’uncu<br />
BM, 1990 yılından beri ‘daha kapsamlı bir refah tanımı elde edebilmek için’ gayri safi yurtiçi hasıladan başka ölçütleri de göz önünde bulunduruyor ve İnsani Gelişme Raporu’nu yayımlıyor.<br />
Raporda, ‘doğumda beklenen ortalama ömür’, ‘yetişkinlerde okuryazarlık oranı’ ile ‘brüt okullaşma oranı’ ve ‘satın alma gücü paritesine göre uyarlanmış gelir düzeyi’ gibi göstergeleri kullanan UNDP raportörleri, son raporlarında Türkiye’yi ‘insani gelişmişlik’ açısından 79. sıraya yerleştirdi.<br />
Böylece 2006 yılında 96’ncı, 2007’de 92’nci iken 2008 yılında 76’ncı sıraya yükselen Türkiye, yeniden üç puan gerileyerek 2009 yılında 79’uncu sıraya inmiş oldu.<br />
2007 yılı verileri değerlendiren bu nedenle küresel krizin etkilerini yansıtmayan son raporda ilk 10 sırayı Norveç, Avustralya, İzlanda, Kanada, İrlanda, Hollanda, İsveç, Fransa, İsviçre ve Japonya aldı. Çin de dokuz sıra yükselerek 92. oldu.<br />
Türkiye’de 1980-2007 arasında doğumda beklenen ortalama ömrün yaklaşık 11 yıl, yetişkinlerde okuryazarlık ve okullaşma oranlarının yüzde 23, satınalma gücü paritesine göre uyarlanmış kişi başına düşen gayrı safi yurtiçi hasılanın ise yüzde<br />
100 artması bile, Türkiye’yi cinsiyete dayalı gelişmişlik endekslerinde alt sıralardan kurtaramadı.<br />
İnsanı Gelişmişlik Raporu, gayri safi milli hasılanın ötesinde yoksulluk ve cinsiyet eşitliği gibi endekslere bakılarak hazırlanıyor. Türkiye İnsani Yoksulluk Endeksi’nde de 135 ülke içinde 40’ncı sırada. Yoksulluğu kapsamlı göstergelerle ölçen endekse göre Türkiye, 40 yaşından önce ölüm oranı sıralamasında 50’nci, okur-yazar olmayan yetişkinlerin genel nüfusa oranı sıralamasında 77’nci, iyileştirilmiş bir su kaynağına erişemeyen insanların oranı sıralamasında da üçüncü. İnsani Yoksulluk Endeksi’nde Türkiye; Ekvador, Bahreyn gibi ülkelerin gerisinde kalıyor.</p>
<p>radika</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trkiz.com/turkiye-kadinsiz-gelisiyor.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
