Trkiz.Com ‘Kiz’

istenilen cinsiyette bebek sahibi olunabilirmi12.13.08

Ülkemiz de dahil olmak üzere tüm dünyada insanların bu konudaki istekleri doğrultusunda yapılmış pek çok çalışmalara rağmen elimizde halen kesin sonuçlar bulunmamaktadır.

Bu tür uygulamalardan en popüler olanı “Ericsson metodu” olarak bilinir ki başarı oranı % 75 civarında olduğu iddia edilmektedir.

ABD de yaklaşık 50 merkezde uygulanan bu metottaki prensibe göre; kadın yumurtası her zaman için X kromozomuna sahip olduğu halde erkek spermleri X veya Y kromozomu taşıyabilirler. Yumurta eğer X kromozomlu bir spermle döllenirse cinsiyet dişi (XX), Y kromozomlu bir spermle döllenirse erkek (XY) olacaktır. Bu nedenledir ki cinsiyet belirlenmesinde kadın yumurtasının fonksiyonu yoktur.

Yapı olarak farklı kromozomları taşıyan spermlerin özel “filtrasyon teknikleri” kullanılarak birbirlerinden ayrıştırılması sonrasında, yumurtlama döneminde direkt olarak anne adayı rahmine aşılanması esasına dayanır.

Henüz bu tür işlemler ülkemizde yasal olmadığından ötürü uygulanamamaktadır.

Döllenmenin gerçekleştiği anda belli olan cinsiyet ancak 11. gebelik haftasında penis gelişimi ile görülür hale gelmesine rağmen ultrasonda ancak 14-16. gebelik haftalarından itibaren belirginleşir.

Bebeğin cinsiyetini belirlemek için yapılan tedaviler, belli günlerde ilişkilerin olması, belli gıdalarla beslenme gibi uygulamaların hiçbir tıbbi ve bilimsel yönleri yoktur.

Gonderen Aile Evlilik, Kadin Erkek, Kiz, Kizlartrkiz yorum Yok →

Etiketler: » »

iliski Cesitleri08.03.08

Her birey birbirinden apayrı özellikler sergilemesine rağmen, psikologlar aslında ikili ilişki yaşayanların bilinçaltlarında çoğu zaman ortak türlere rastlandığına dikkat çekmektedirler Peki, siz bunlardan herhangi birini tanıyor musun?

Yetişkin ve Çocuk

Bu türdeki bir çift önemli noktaları güven ve doğrulukla paylaşır. Bir taraf bu önemli noktaların üstesinden çocuksu bir davranışla gelir. Bunların partneri yetişkin rolünü üstlenir ve bunu yerine getirirken üstlendikleri rol gereği güven vermek adına kendi kişisel ihtiyaçlarını reddederler.

Efendi ve Köle

Bu türdeki bir çift otorite ve kontrol ile ilgili bir problem yaşar. Eğer bir partner kendini ikinci plana atılmış hissederse, kendine olan güvenini yitirir bu nedenle buyurgan olurlar ve ev halkının her birine emir verirler.

Kaçan ve Kovalayan

Her iki partner de yakın olmaktan korkarlar fakat birbirlerini mükemmel olarak görürler. Bir taraf diğerini kovalayıp rahat bırakmazken diğeri daha fazla ilgi görmek adına kaçar. Aslında kovalama sürekli yön değiştirir.

İdol ve Hayran

Bir partner diğerini heykel olarak görmekte ısrar ederken bu çoğunlukla bir yarışmanın önemli bir noktasını işaret eder. Herhangi bir mukayeseden kaçınmak adına, her iki partner de bilinçaltında bu oyunu oynamak konusunda hemfikirdir.

Tahta Bebekler

Bu tür bir çifti etrafınızda görebilirsiniz. Benzer gibi görünürler ve çoğunlukla uyumlu kazaklar giyerler. İlgi alanları aynıdır, bir diğer önemli nokta da aynı şeylerden hoşlanmamalarıdır.

Kedi ve Köpek

Görünüşte bu partnerlerin tanışmamalarının daha iyi olacağı düşünülür. Herhangi bir şey yüzünden gereksiz yere tartışırlar. Her ikisi de bir savaş bölgesinde birbirlerine yakın şekilde yaşamaktan kaçınırlar. Bu türlerin tümünde ilişkinize ait parçalara rastlarsınız. İlişkilerimiz ilerledikçe bir türde davranış göstermemiz mümkün değildir. Örneğin, bir hastalık ve hassaslık anında bir yetişkin ve bir çocuk rolünü üstlenirsiniz

Gonderen ask, Kadin Erkek, Kiz, Kizlartrkiz yorum Yok →

Modada Siklik08.03.08

Modacılar her yıl favori olan kıyafetleri, ayakkabıları ve aksesuarları belirlese de şu gerçeği unutmamalısınız; her kadın kendisinin modacısıdır. Ancak kendi tarzınızı yaratırken de modanın hiçbir zaman değişmeyen kurallarına dikkat etmekte fayda var.

RENK VE DURUŞ

Tek renklilik, kurtarıcınız olabilir. Tepeden tırnağa aynı renkte giysiler giyerseniz, uzun, bölünmemiş bir çizgi illüzyonu yaratmış olursunuz. Bu da sizi daha ince gösterir ve kusurların daha az göze çarpmasını sağlar. Siyah, devetüyü, krem, koyu kahve gibi nötr tonları kullanmayı tercih edin.

 

 

BEDENİNİZE UYMALI

Vücudunuza çok büyük (uzun, bol tişört ya da elbiseler gibi), ya da çok küçük (kısacık, üzerinize yapışan tişörtler gibi) gelen giysiler, sizi olduğunuzdan daha kilolu gösterir. Bu nedenle kendi bedeninizde uygun giysiler satın alın. Böylece vücut hatlarınız daha ölçülü biçimde ortaya çıkar.

YAPIŞKAN DEĞİL, AKIŞKAN

Giydiğiniz kumaşlar ikinci bir deri gibi üzerinize yapışmamalı, yapışmadan sarmalı. Jean gibi sert kumaşlar çıkıntıları toplayıp saklarken, poplin ve keten gibi daha az sert kumaşlarda fazlalıklar pörtleyebilir. Çok ince kumaşlarsa en tehlikelisidir. Hem iç gösterebilir, hem de vücuttaki çıkıntıları iyice ortaya serer. Böylece Güzel olayım derken daha da kötü bir hal alabilirsiniz. Bu nedenle kıvrımlı bir şekilde inen, yapışmayan ama akışkan duran kumaşları tercih edin.

PANTOLON ALIRKEN

Kıyafetler arasında pantolonlar önemli bir yer tutar. Bu nedenle pantolon seçimi de önemlidir. Pantolonda en iyi görüntüyü elde etmek için büzgüsüz ve pilesiz pantolonları tercih edin. Çünkü bunlar sizi daha göbekli gösterir. Ayrıca göbek deliğinizin yaklaşık 2.5 santim aşağısında biten, az düşük belli ve paçaları hafif geniş pantalonları da giyebilirsiniz. Pantolon paçalarının hafif geniş olması kalça genişliğini dengeler.

ETEK KİLOYU ÖRTER

Etek alırken kilonuza çok dikkat etmeniz gerekir. Özellikle etekler büyük popolarla tombik göbekleri gayet şık bir biçimde kamufle eder. Eteklerde diz hizası uzunluğunu tercih edin. Çünkü diz hizasındaki etekler bacaklarınızın en iyi şekilde görünmesini garantiler. Kısa boylular ise uzun etek giymemeli.

Gonderen Kadin Erkek, Kiz, Kizlartrkiz yorum Yok →

Guzellik Ugruna Yapilan Yanlislar08.03.08

Kusursuz ve bakımlı el ve ayaklar, kadın zarafetinin göstergesidir. Peki ya el ve ayakların güzelliği sağlıktan önemli mi? Uzmanlar, el ve ayak hijyenine dikkat edilerek dolaşım bozukluğu, mantar ve eklem hastalıkları gibi birçok hastalığın oluşumunu engellemenin mümkün olduğunu bildirdi.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ortopedi Ana Bilim Dalı ndan Ortopedist Dr. Cemal Kazımoğlu, IHA muhabirine yaptığı açıklamada, el ve ayakların insanların dış ortamla sürekli ilişki kurmasını sağlayan vücudun çok önemli parçaları olduğunu vurgulayarak, Tüm vücut kemiklerimizin sağlıklı olması için her şeyden önce kemik metabolizması için gerekli beslenme şekline özen gösterilmeli ve el-ayak hijyenine dikkat edilmelidir. dedi.

Vücudun tüm yükünü taşıyan ayaklara özel bakım uygulamak gerektiğine dikkat çeken Kazımoğlu, bunun özellikle şeker hastaları için hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Ayakkabı seçerken ayak anatomisini zorlamayacak rahat ayakkabılar tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Ortopedist Dr. Kazımoğlu, Ayak hijyenine yine çok dikkat edilmelidir. Tırnak kesimi düzgün yapılmalıdır. Ayak cildi, mantar ve diğer birçok deri hastalıklarına yatkın cilttir. Temiz tutulması çok önemlidir. Ayağı terleten çorap ve ayakkabıları kullanmaktan kaçınarak mantarı engelleyebiliriz. Dolaşımı rahatlatmak için ara sıra bacak elevasyonu yani bacaklarımızı yukarı kaldırarak yapacağımız egzersizler de faydalıdır. diye konuştu.

Manikür ve pediküre dikkat

Kazımoğlu, uygunsuz ortamlarda yapılan manikür ve pedikürden doğabilecek rahatsızlıklara karşı da şu uyanlarda bulundu:

Uygunsuz ortamlarda yapılan manikür ve pedikürden sonra, en sık olarak tırnak yatağı enfeksiyonu görülür. Yeterli sterilizasyonun sağlanmadığı aletlerin kullanımı, enfeksiyon için zemin hazırlar. Yanlış tırnak kesimine bağlı olarak tırnak batması da gelişebilir. Kısacası, güzelleşmek uğruna sağlığımızdan olmamak için dikkat edilmeli.

 

Ayak sağlığı için her şeyden önce sıkı olmayan, rahat ve alçak topuklu ayakkabıların tercih edilmesini isteyen Dr. Kazımoğlu, Ayakkabının tabanı yumuşak olmalı. Ayak numarasına uygun ayakkabı giyilmeli. Kemik şeklini, çok dar ya da çok geniş ayakkabıların bozacağı unutulmamalı. Ayağı terletebilen spor ayakkabılar çok uzun süre kullanılmamalı. Hijyen açısından da başkalarının ayakkabıları kesinlikle giyilmemeli. dedi.

Ort. Dr. Cemal Kazımoğlu, yüksek topuklu ayakkabıların, ayağa binen yük dağılımını değiştirdiğini kaydederek, Değişen yük dağılımı, ayağın özellikle birinci parmağında yani başparmağında olmak üzere belli yerlerinde aşırı zorlamalara ve deformiterlerin oluşmasına sebep olur. Bunun sonucunda ise ameliyat gerektiren çeşitli rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. diye konuştu.

Ort. Dr. Cemal Kazımoğlu, yaşlanmayla birlikte el ve ayaklarda karşılaşılan problemlerle ilgili olarak da şunları söyledi:

 

Yaşlanma ile beraber ei ve ayaklarda karşılaşılan en sık problem, halk arasında kireçlenme olarak bilinen eklem dejenerasyonudur. Kemik kalitesinin azalmasına bağlı ortaya çıkan bir çok deformite, yaşlılarda sık karşılaşılan durumlardır. Bunların temelinde ise vücudun genel sağlığı ile ilgili farklı problemler yatmaktadır. Yine de özenli bakım ve doğru ayakkabı seçimi ile bu tür dejenerasyonların bir kısmı önlenebilir

Gonderen Kadin Erkek, Kiz, Kizlartrkiz yorum Yok →

Romantizm Yontemleri08.03.08

“Seni seviyorum” deyin.

Birbirinize sevgiyle sarılın.

Evrak çantasına ya da TV ekranına bir aşk notu bırakın.

Her zaman dinlediği radyodan, ikinizin ortak aşk şarkısını istekte bulunun.

Yatağına çiçek yapraklarını serpin.

Bir yazı ya da mail gönderin ya da telefonuna haylaz mesajlar çekin.

Aynaya rujunuzla ya da karşınızdaki duvara karanlıkta fosforlu görünen bir kalemle “Seni seviyorum” yazın.

Evin dört bir yanını kokulu mumlarla süsleyerek sadece mum ışığında, romantik müzikler ve şarap eşliğinde bir gece geçirin.

Yıldızları izleyin. Bahçede uzanın ve adlarını biliyorsanız takımyıldızlarını görmeye çalışın.

Yatakta kahvaltıyı yapın ya da yemek yiyin. Afrodizyak bir yemek hazırlayarak tüm bunları daha da özel kılabilirsiniz

Bahçede piknik yapın.

Bir bot kiralayın.

Kanoya binmek, romantik bir nehirde kürek çekmek ya da motor bot üzerinde sakin bir gezinti seçeneklerinden birini tercih edebilirsiniz.

Yorganlarınızı alın, iki fincan sıcak çikolata yapın ve kanepeye ya da ateşin önüne sokulun

Gonderen Erkekler, Kadin Erkek, Kiz, Kizlartrkiz yorum Yok →

Gelin Olmak08.03.08

Hayatınızın en özel kıyafetinin nasıl olmasını isterdiniz? Vücut yapınız hangi modellere uygun? Hangi modelleri tercih etmelisiniz? İşte evlilik hazırlığındaki gelin adaylarına mini gelinlik rehberi…

Hayatınızın en güzel gününü planlıyorsunuz… Sevdiğiniz, gönül verdiğiniz insanla artık hayatınızı birleştirip, ortak bir yaşantı kurmak için adım atma hazırlıkları içindesiniz. Elbette o özel günde en güzel, en görkemli, en kusursuz olmayı istiyorsunuz. Ama hala kafanızda tasarladığınız gelinlik modelini bulabilmiş değilsiniz. Oysa öyle çok model, seçenek var ki! Yeter ki bedeninize uygun ve rahat edebileceğiniz bir gelinlik seçmesini bilin. İşte size ipuçları…

 

 

Kemikli bir yapıya sahipseniz kabarık gelinlikler ilk tercihleriniz arasında olabilir. Eğer köprücük kemiğiniz göze çarpıyorsa, ince askılardan sakının.

Narin bir yapıya sahipseniz, sizi boğacak hacimli gelinliklerden uzak durun, vücudunuzu daha saran gelinlikleri tercih edin.

Kilolu iseniz şeritsiz kabarık gelinlikler alt kısımlardaki kilolarınızı saklayacaktır. Üst bedeninizi ise boyunlu modellerle dengeleyebilirsiniz.

Geniş bir bedene sahipseniz, dar korseli gelinliklerden kesinlikle uzak durun. Omuzları kapalı modeller sizi olduğunuzdan geniş gösterebilir.

Göğüslerinizin büyük olduğunu düşünüyorsanız, üst bedende çok aşırıya kaçmamak kaydıyla dar ve yukarı doğru kesime sahip modelleri tercih edebilirsiniz. İnsanların yüzünüze bakmasını istiyorsanız, açık ve fazla dar gelinliklerden kaçının.

Uzun boylu iseniz sizin için her gelinlik modeli uygun olabilir. Ancak uzun kollu modelleri tercih etmeyin. Yukarı kesime sahip gelinlikler sizi olduğunuzdan uzun gösterebilir.

Düşük belli iseniz, omuzlardan dikey olarak inen ve çok geniş eteği olan modeller sizin için ideal. Dar kesimli modellerden kesinlikle uzak durun.

 

 

 

PROVALARA DİKKAT

 

 

Model tercihinizi yaptıktan sonra kullanacağınız iç çamaşırı, ayakkabı ve aksesuarlarınızı hemen hazırlayın.

Sutyen ve ayakkabılarınızdaki küçük bir değişiklik, gelinliğinizde potluklara neden olabilir.

Gelinliğin ilk provasını düğün gününüzden 6 hafta önce yapın ve stiline, renklerine ve bedeninizdeki duruşuna dikkat edin. İçinize sinmeyen bir modeli kesinlikle diktirmeyin.

Gonderen Kadin Erkek, Kiz, Kizlartrkiz 1 yorum →

Etiketler: »

Guzellik ve Ruh Hali08.03.08

Karanlık düşünceler ve kötü bir ruh hali hem fiziksel hem de duygusal olarak sizi etkiler. Korkmayın; neşeli ve pozitif olmak o kadar da zor değil.

Her zaman çok anlaşılır olmasa da zihin ve beden arasında güçlü bir bağ var. Amerika da yapılan araştırmalara göre stres altındaki kadınların kolesterolü diğerlerine göre daha yüksek. Neşeli olduğumuz zamanlardaysa bedenimiz de buna aynı şekilde tepki veriyor. Ayrıca endişe anlarında kalbimiz sıkışıyor, midemize kramplar giriyor ve kaslarımız geriliyor. İngiliz refleksoloji derneği üyesi Simon Duncan, “Hastalıklarımızın yüzde 75 i stresle bağlantılıdır ve/veya onun tarafından tetiklenir. Kızgınlık gibi negatif duygularımızı organizmamızı bozacak şekilde vücudumuzun çeşitli noktalarında yoğunlaştırma eğilimindeyizdir” diye uyarıyor. Neyse ki duyguları kontrol etmek ve negatif hisleri pozitif düşüncelere dönüştürmek elimizde. Yalnızca bizi neyin sakinleştireceğini bilmemiz ve içimizi kaplayan gri bulutların yerine pırıl pırıl güneş ışığını almamız yeterli. Çok da zor sayılmaz değil mi?

Sorun: Panik

Çözüm: Performans

İşteki bir sunum sırasında terden sırılsıklam oluyorsunuz. Ya da bir davete geldiğinizde hiç kimseyi tanımadığınızı fark ediyorsunuz. Altı aydır tüm duygularınızı altüst etmiş olan erkek arkadaşınız ilişkinizi bitirmek istiyor. Hangisi daha kötü? Bu tip durumlarda kendi kapasitenizin farkında olsanız da sinir hücrelerinize söz geçiremiyorsunuz.

Vücudun tepkisi: Kaygı, bedeni korumacı bir duruma sokar, beyin ise kortizol ve adrenalin gibi stres hormonları salgılamaya başlar. Kortizol salgılanmasındaki artış kan basıncını yükseltir, baş ve kas ağrılarına sebep olur. Organizma ise midedeki yağı tutar ve bu da kalp sorunlarına yol açabilir.

İlacı: İyi haber; stres hormonlarından faydalanabiliyor olmamız. “Adrenalin, konsantrasyonu artırır ve paniğe dönüşmeyen kaygı bir konuşma sırasında başarılı olmanızı sağlar” diyor ruh sağlığı üzerine kitap yazmış olan Alison Waines. Şu rahatlama tekniğini deneyebilirsiniz: Kaygılanmaya başladığınız sırada baş parmağınızla el ayanıza masaj yapın ve derin nefes alın. “Bu egzersiz korku ve kaygıya neden olan ana sinir ağı üzerinde etkilidir” diye açıklıyor Duncan. Bu egzersizi birkaç dakika uygulamak enerjiyi yönlendirir ve stresi azaltır. Adrenalin sayesinde duyularımız hassaslaşır ve daha sosyal hale geliriz. “Adrenalin yükseldiğinde kendimizi enerjik ve güçlü hissederiz. Bu, neşe ve sevinç hormonudur” diye ekliyor Waines.

Sorun: Kıskançlık

Çözüm: Motivasyon

En yakın arkadaşınız terfi etti ve bir ay içinde, gülümsemesiyle her kadının kalbini metrelerce uzaktan çalabilecek o adamla evleniyor. Şehrin merkezindeki o rüya gibi evde çok az bir kira karşılığında oturuyor ve 36 beden bir eteğe hiç zorlanmadan giriveriyor. Bu kadın resmen hayallerinizi çalıyor!

Vücudun tepkisi: Bu tip durumlar derin hislerimizi ve kişisel isteklerimizi etkilemenin yanı sıra doktorlara göre midemize ve sindirim sistemimize de ciddi hasarlar veriyor. Cosmo ya göreyse tıpkı üzerine kötü hislerimizi astığımız çamaşır ipleri gibi düşünebileceğimiz kırışıklıklarımızı derinleştiriyor.

İlacı: “Kıskançlığın olumlu yanı, istediğimizi elde edebilmek için bize cesaret vermesidir. Kıskaçlığın yerini motivasyona bırakması için bizi neyin sinirlendirdiğini bulmamız yeterli. Ardından da arzuladığımız şeye nasıl ulaşacağımıza dair yollar aramalıyız” diyor Waines. Neden Merve nin işi sizinkinden daha iyi? Çünkü siz fotokopi makinesinden habersizken o CV sini düzenliyordu ve iki ay boyunca karşısına çıkan tüm iş ilanlarıyla ilgilendi. Elbette bu, neden sizin değil de bir arkadaşınızın muhteşem bir erkekle beraber olduğunu açıklamıyor. Ama belki de siz bir türlü vazgeçemediğiniz televizyon dizilerini seyrederken o dışarıda yeni insanlarla tanışıyordu.

Sorun: Kızgınlık

Çözüm: Harekete Geçmek

Ayağınızı vuran ayakkabınıza kızdığınızda bile ağzınızdan bir sürü kötü laf dökülüveriyor. Elbette bu, can sıkıcı bir durum ama en ufak olayda bile dişleriniz gıcırdamaya başlıyorsa dikkat!

Vücudun tepkisi: Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çok hassas kişilerin kalp krizine yakalanma oranı, sakin olanlara göre yüzde 2,7 daha fazla. Her olaydan kolayca etkilenen bir yapıya sahip olanlar, en ufak olayda bile boğazlarına bir şey tıkanmış gibi hissetmeye başlar. Bunun sonucunda da harap olmuş sinirlerle, her an kavga etmeye hazır hale gelirler.

İlacı: “Sinir, canımızı sıkan ve değişmesini istediğimiz konular hakkında bizi uyarır. Burada önemli olan kendinize daha fazla sorun çıkarmadan kızgınlığınızla başa çıkabilmeniz” diye açıklıyor sinir tedavi uzmanı Mike Fisher. Ayrıca ani tepkiler vermek, sonrasında pişman olacağınız sözler sarf etmenize veya hareketlerde bulunmanıza neden olabilir. Bunu önlemek için tepkinizi ortaya koymadan önce kendinize biraz zaman tanıyıp sakinleşmeniz daha faydalı olacaktır. Eğer rahatsızlığınız devam ediyorsa mantıklı bir tepkiyle bunu dile getirmeniz daha doğru olur. İş yerinde üstünüz olan kişiye bağırarak tepki vermek yerine ondan bir randevu isteyin ve sizi kızdıran konuyu sakince tartışın.

Sorun: Dengesizlik

Çözüm: Yaratıcılık

Kahkahalarla gülerken aniden gözyaşları içinde mi kalıyorsunuz? İyimser ve kötümser hava birbirini kovalıyor ya da yemeğin ortasında canınız tatlı mı çekiyor? Sürekli dengesiz davranışlarda bulunuyor olmak sizi yoruyor mu? İnanın bu durum en az sizin kadar kendini tetikte hisseden erkek arkadaşınızın da canını sıkıyor.

Vücudun tepkisi: Herkes zaman zaman dengesizlikler yaşar. Ancak bu ruh haliniz yataktan çıkmanızı engelliyor ya da kulüplerde sabahlara kadar içki içmenizi beraberinde getiriyorsa yaşam kalitenizi etkiliyor demektir.

İlacı: İç kapanıklıklarını sanata döken pek çok isim gibi siz de ruh halinizdeki gelgitleri yaratıcılığa kanalize edebilirsiniz. Klasikler arasına girecek bir kitap yazamasanız bile içinizde yaşadığınız dengesizlikleri sağlığınızı etkilemeyecek şekilde kullanabilirsiniz. Waines, her duygunuza uygun bir renk vermekle işe başlamanızı öneriyor: “Örneğin, sarı heyecanı, pembe sakinliği, maviyse modunuzun düşük olduğu anları ifade edebilir. Ardından bu üç renge uygun bir aktivite listesi hazırlayın.” Yeni bir spora başlamak, morali bozuk olan arkadaşınıza destek olmak; ancak enerjinizin yüksek olduğu zamanlarda yapabilecekleriniz. Bir sergi gezmek ya da arkadaşlarınızla bir öğle yemeği yemekse nispeten az enerjiye ihtiyaç duyacağınız anlarda yapabileceğiniz aktiviteler. Moralinizin bozuk olduğunu hissettiğiniz zamanlardaysa bir komedi filmi izlemeyi ya da yogaya başlamayı tercih edebilirsiniz. İşte bu kadar basit.

Sorun: Suçluluk Duygusu

Çözüm: İletişim Kurmak

İstediklerimiz yerine yapmak zorunda olduklarımızı yerine getirme eğilimindeyizdir. Neden mi? Elbette bencil olmamaya ve mümkün olduğunca iyi bir birey olmaya çalıştığımız için! Bu yüzden evinizde rahat edemeyen annenizden ya da yanlışlıkla çarptığınız lambadan bile özür diler durursunuz. Ya da arkadaşınız sizin organize ettiğiniz bir akşam yemeğinde ağlamaya başlarsa kendinizi bundan sorumlu hissedersiniz.

Vücudun tepkisi: Amerika da yapılan araştırmalar, mükemmeliyet arayışıyla kronik baş ve mide ağrıları arasındaki direkt ilişkiyi ortaya koyuyor. Buna bağlı olarak suçluluk duygusuyla kendini yiyip bitiren kimselerin bulimiya türü hastalıklara yakalanma riskleri daha fazla oluyor.

İlacı: Waines, suçluluk duygusunun insanlardan ve dış dünyadan uzaklaşmaya yol açabileceği konusunda uyarıyor. Örneğin bir arkadaşınızı üzmüş olmanız sonucunda ortaya çıkan suçluluk duygusu, defansif bir tavırla o kişiyle bir daha görüşmemeye varabiliyor. Bu durumda objektif gerçeklerden çok duygularımızla hareket etmiş oluyoruz. Bir daha kendinizi güçsüz hissettiğinizde yaptığınız hatayı düşünüp durmak yerine davranışınızın sebep olduğu durumu gözden geçirin. Eğer bir arkadaşınızı incittiğinizi düşünüyorsanız ona ne hissettiğini sorun. Eğer durum düşündüğünüz gibiyse çözüm basit: Özür dilemek ve ilişkinize kaldığı yerden devam etmek. Bu süreçte de daha az hassas olup durumun farkında olan tek kişinin siz olduğunuz fikrinden kurtulmalısınız.

Gonderen Kadin Erkek, Kiz, Kizlartrkiz yorum Yok →

Anne ve Anne Adaylari07.29.08

Annelere ve anne adaylarına uyarılar
Anne sütü, bağışıklama takvimine uygun olarak yapılan aşılar ve düzenli hekim kontrolü, bebek ve çocukları ölümlere yol açan bir çok hastalıktan koruyor.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bebek ve çocuk sağlığına yönelik sürdürülen programların, ailelerin aktif katılımı ve desteği ile başarılı olacağını belirterek, “Anne sütü, bağışıklama takvimine uygun olarak yapılan aşılar ve düzenli hekim kontrolü, bebek ve çocuklarımızı ölümlere yol açan bir çok hastalıktan korumaktadır” dedi.

Sağlık Bakanı Akdağ, yaptığı yazılı açıklamada, bebeklerin sağlıklı olarak dünyaya gelmeleri ve yaşamlarını yine sağlıklı olarak sürdürmeleri için Sağlık Bakanlığı’nca başlatılan ve sürdürülen programlar hakkında bilgi verdi, anne adaylarına uyarılarda bulundu.

Türkiye’de bebek ve çocuk ölümlerinin önemli bir bölümünün, korunabilir hastalıklar sonucu gerçekleştiğini ifade eden Akdağ, anne sütü, bağışıklama takvimine uygun olarak yapılan aşılar ve düzenli hekim kontrolünün, bebek ve çocukları ölümlere yol açan bir çok hastalıktan koruduğunu kaydetti.

Çocuk sağlığı konusunda gerçek bir değişimin, ancak ulusal ve uluslararası politikaların kararlı ve sürekli olmasıyla sağlanabildiğini belirten Akdağ, gelecek kuşakların daha sağlıklı olması için anne, bebek ve çocuklara yönelik sağlık hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması gerektiği bildirdi. Akdağ, bu nedenle, Dünya Sağlık Günü’nün 2005 yılı temasının, “Her Anne ve Çocuk Değerlidir” olarak belirlendiğini belirterek, hamile tüm bayanların gebelikleri süresince hekim kontrolünde olmaları ve doğumlarını bir sağlık kuruluşunda yapmalarının, anne ve doğacak bebeğin sağlığı açısından çok önemli olduğunu vurguladı. Akdağ, şunları kaydetti:

“Gebelik süresince, anne adayının bir sağlık personeli tarafındandüzenli olarak izlenmesi, anne ve doğacak bebeğin yaşamını olumsuz etkileyebilecek sorunlar için önlem alınmasını sağlamaktadır. Hamilelik süresince düzenli olarak yapılan hekim kontrolüyle, bebeğin anne karnında oksijensiz kalması, erken doğum, annenin gebelik zehirlenmesi ve ‘düşük doğum ağırlıklı’ bebek doğumu gibi anne ve bebeği etkileyen hastalık ve durumlar önceden fark edilerek önlem alınabilir.”

Akdağ, bebeklerin doğum sonrasında da düzenli hekim kontrolünde olmalarının, sağlıklı gelişimleri açısından çok önemli olduğunu, bebekve çocuklarda ölümlere yol açan bir çok hastalığın, düzenli hekim kontrolünde ve erken teşhisle önlenebildiğini bildirdi.

ANNE SÜTÜNÜN FAYDALARI
Anne sütünün içerdiği yüze yakın yararlı maddeyle, bebekler için ilk 6 ay mükemmel tek besin olduğunun altını çizen Akdağ, anne sütüylebeslenen bebeklerin hastalıklara karşı daha dirençli olduklarını dile getirdi. Emzirmenin son derece sağlıklı ve doğal bir yöntem olduğuna işaret eden Akdağ, şöyle devam etti:
“Her hamile bayanın vücudunda, hamilelik süresinde bebeğini emzirebilmesi için gerekli değişimler olmaktadır. Bu yüzden her anne emzirme yeteneğine sahiptir. Önemli olan bu yeteneği uygun şekilde kullanabilmektir. Loğusalık döneminde sütün bol şekilde gelmesi için; annenin bebeğini sık sık emzirmesi ve bol miktarda sıvı tüketmesi gerekmektedir. Emzirmede en rahat pozisyon seçilmeli, bebeğin baş ve gövdesi tam olarak anneye dönük olmalıdır. Emzirme meme başından değil, meme başı çevresindeki koyu renkli kısmı kaplayacak şekilde yaptırılmalıdır. Anne sütü, bebeklerin normal büyümesi ve gelişimini sağlayacak en ideal yapıdadır. Hiçbir yiyecek ve içecek anne sütünün yerini tutamaz.Anne sütüyle beslenen bebeklerde; ishal, kulak enfeksiyonları, astım, alerjik ve solunum sistemi hastalıkları çok daha az görülür. Anne sütüayrıca bebekleri bakteriyel menenjite karşı korur ve içerdiği yararlı maddelerle bebeklerin bağışıklık sistemlerinin gelişimini kolaylaştırır.”

BEBEK VE ÇOCUKLARA YÖNELİK AŞI FAALİYETLERİ
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, BCG verem, çocuk felci, difteri-boğmaca-tetanos karma aşısı, kızamık ve hepatit B aşılarının tamamının sağlık ocakları ve ana çocuk sağlığı merkezlerinde ücretsiz yapıldığını belirterek, şöyle devam etti:
“Bakanlık olarak bebek ve çocuklarımız için uyguladığımız aşılamatakvimine göre; aileler bebekleri doğar doğmaz hepatit B, iki ay dolunca BCG verem, difteri- boğmaca-tetanos karma aşısı, ağızdan çocukfelci aşısı, hepatit B, üç ve dört ay dolunca, difteri-boğmaca-tetanoskarma ile ağızdan çocuk felci aşısı, dokuz ay dolunca kızamık ve hepatit B, 16-18 ay dolunca yine difteri-boğmaca-tetanos karma aşısı ile ağızdan çocuk felci pekiştirme dozunu ücretsiz yaptırabilmektedir. Okul dönemi çocuklar için ilköğretim birinci sınıfta ‘erişkin tipidifteri dozu’ içeren tetanos-difteri aşısı, ağızdan çocuk felci, kızamık ve verem aşıları uygulanmaktadır.”

Akdağ, Sağlık Bakanlığı’nca bebek ve çocukların sağlığına yönelik sürdürülen programların, ailelerin aktif katılımı, destek ve ilgisiylebaşarılı olacağına dikkati çekti.

Gonderen Cocuk Sagligi, Kiz, Kizlartrkiz yorum Yok →

Etiketler: » » »

  • You Avatar
    Trkiz.Com Sitesine Hosgeldiniz. Sitemizde Kizlar hakkinda bilgiler Kadin Sagligi, Kadinlar, Kiz, Kizlar, Anne Cocuk, Dogum, Gebelik, Estetik, ev dekor, Moda stil, Yemek Tarifleri, Diyet fitness, itiraf, kadin haklari, Mirc, Chat Sohbet, Kiz Sohbet, Haber, Evlilik, Yasam, bayanlar, Kadinca, Diyet, Guzellik, Guzellesme, Ask, Diyet, Astroloji Makyaj, Siirler, Sozler, mesajlar ve yakisiklilar bulunmaktadir . ^_*

mirc mircturkce turkcemirc mircsite mircarama indirmirc chatmirc mirchat
bedava sohbet gazete turkchat oyun mirc indir odev Sitemap hikaye Sozler