Trkiz.Com ‘Kiz’

Gelin Olmak08.03.08

Hayatınızın en özel kıyafetinin nasıl olmasını isterdiniz? Vücut yapınız hangi modellere uygun? Hangi modelleri tercih etmelisiniz? İşte evlilik hazırlığındaki gelin adaylarına mini gelinlik rehberi…

Hayatınızın en güzel gününü planlıyorsunuz… Sevdiğiniz, gönül verdiğiniz insanla artık hayatınızı birleştirip, ortak bir yaşantı kurmak için adım atma hazırlıkları içindesiniz. Elbette o özel günde en güzel, en görkemli, en kusursuz olmayı istiyorsunuz. Ama hala kafanızda tasarladığınız gelinlik modelini bulabilmiş değilsiniz. Oysa öyle çok model, seçenek var ki! Yeter ki bedeninize uygun ve rahat edebileceğiniz bir gelinlik seçmesini bilin. İşte size ipuçları…

 

 

Kemikli bir yapıya sahipseniz kabarık gelinlikler ilk tercihleriniz arasında olabilir. Eğer köprücük kemiğiniz göze çarpıyorsa, ince askılardan sakının.

Narin bir yapıya sahipseniz, sizi boğacak hacimli gelinliklerden uzak durun, vücudunuzu daha saran gelinlikleri tercih edin.

Kilolu iseniz şeritsiz kabarık gelinlikler alt kısımlardaki kilolarınızı saklayacaktır. Üst bedeninizi ise boyunlu modellerle dengeleyebilirsiniz.

Geniş bir bedene sahipseniz, dar korseli gelinliklerden kesinlikle uzak durun. Omuzları kapalı modeller sizi olduğunuzdan geniş gösterebilir.

Göğüslerinizin büyük olduğunu düşünüyorsanız, üst bedende çok aşırıya kaçmamak kaydıyla dar ve yukarı doğru kesime sahip modelleri tercih edebilirsiniz. İnsanların yüzünüze bakmasını istiyorsanız, açık ve fazla dar gelinliklerden kaçının.

Uzun boylu iseniz sizin için her gelinlik modeli uygun olabilir. Ancak uzun kollu modelleri tercih etmeyin. Yukarı kesime sahip gelinlikler sizi olduğunuzdan uzun gösterebilir.

Düşük belli iseniz, omuzlardan dikey olarak inen ve çok geniş eteği olan modeller sizin için ideal. Dar kesimli modellerden kesinlikle uzak durun.

 

 

 

PROVALARA DİKKAT

 

 

Model tercihinizi yaptıktan sonra kullanacağınız iç çamaşırı, ayakkabı ve aksesuarlarınızı hemen hazırlayın.

Sutyen ve ayakkabılarınızdaki küçük bir değişiklik, gelinliğinizde potluklara neden olabilir.

Gelinliğin ilk provasını düğün gününüzden 6 hafta önce yapın ve stiline, renklerine ve bedeninizdeki duruşuna dikkat edin. İçinize sinmeyen bir modeli kesinlikle diktirmeyin.

Gonderen Kadin Erkek, Kiz, Kizlartrkiz 1 yorum →

Etiketler: »

Guzellik ve Ruh Hali08.03.08

Karanlık düşünceler ve kötü bir ruh hali hem fiziksel hem de duygusal olarak sizi etkiler. Korkmayın; neşeli ve pozitif olmak o kadar da zor değil.

Her zaman çok anlaşılır olmasa da zihin ve beden arasında güçlü bir bağ var. Amerika da yapılan araştırmalara göre stres altındaki kadınların kolesterolü diğerlerine göre daha yüksek. Neşeli olduğumuz zamanlardaysa bedenimiz de buna aynı şekilde tepki veriyor. Ayrıca endişe anlarında kalbimiz sıkışıyor, midemize kramplar giriyor ve kaslarımız geriliyor. İngiliz refleksoloji derneği üyesi Simon Duncan, “Hastalıklarımızın yüzde 75 i stresle bağlantılıdır ve/veya onun tarafından tetiklenir. Kızgınlık gibi negatif duygularımızı organizmamızı bozacak şekilde vücudumuzun çeşitli noktalarında yoğunlaştırma eğilimindeyizdir” diye uyarıyor. Neyse ki duyguları kontrol etmek ve negatif hisleri pozitif düşüncelere dönüştürmek elimizde. Yalnızca bizi neyin sakinleştireceğini bilmemiz ve içimizi kaplayan gri bulutların yerine pırıl pırıl güneş ışığını almamız yeterli. Çok da zor sayılmaz değil mi?

Sorun: Panik

Çözüm: Performans

İşteki bir sunum sırasında terden sırılsıklam oluyorsunuz. Ya da bir davete geldiğinizde hiç kimseyi tanımadığınızı fark ediyorsunuz. Altı aydır tüm duygularınızı altüst etmiş olan erkek arkadaşınız ilişkinizi bitirmek istiyor. Hangisi daha kötü? Bu tip durumlarda kendi kapasitenizin farkında olsanız da sinir hücrelerinize söz geçiremiyorsunuz.

Vücudun tepkisi: Kaygı, bedeni korumacı bir duruma sokar, beyin ise kortizol ve adrenalin gibi stres hormonları salgılamaya başlar. Kortizol salgılanmasındaki artış kan basıncını yükseltir, baş ve kas ağrılarına sebep olur. Organizma ise midedeki yağı tutar ve bu da kalp sorunlarına yol açabilir.

İlacı: İyi haber; stres hormonlarından faydalanabiliyor olmamız. “Adrenalin, konsantrasyonu artırır ve paniğe dönüşmeyen kaygı bir konuşma sırasında başarılı olmanızı sağlar” diyor ruh sağlığı üzerine kitap yazmış olan Alison Waines. Şu rahatlama tekniğini deneyebilirsiniz: Kaygılanmaya başladığınız sırada baş parmağınızla el ayanıza masaj yapın ve derin nefes alın. “Bu egzersiz korku ve kaygıya neden olan ana sinir ağı üzerinde etkilidir” diye açıklıyor Duncan. Bu egzersizi birkaç dakika uygulamak enerjiyi yönlendirir ve stresi azaltır. Adrenalin sayesinde duyularımız hassaslaşır ve daha sosyal hale geliriz. “Adrenalin yükseldiğinde kendimizi enerjik ve güçlü hissederiz. Bu, neşe ve sevinç hormonudur” diye ekliyor Waines.

Sorun: Kıskançlık

Çözüm: Motivasyon

En yakın arkadaşınız terfi etti ve bir ay içinde, gülümsemesiyle her kadının kalbini metrelerce uzaktan çalabilecek o adamla evleniyor. Şehrin merkezindeki o rüya gibi evde çok az bir kira karşılığında oturuyor ve 36 beden bir eteğe hiç zorlanmadan giriveriyor. Bu kadın resmen hayallerinizi çalıyor!

Vücudun tepkisi: Bu tip durumlar derin hislerimizi ve kişisel isteklerimizi etkilemenin yanı sıra doktorlara göre midemize ve sindirim sistemimize de ciddi hasarlar veriyor. Cosmo ya göreyse tıpkı üzerine kötü hislerimizi astığımız çamaşır ipleri gibi düşünebileceğimiz kırışıklıklarımızı derinleştiriyor.

İlacı: “Kıskançlığın olumlu yanı, istediğimizi elde edebilmek için bize cesaret vermesidir. Kıskaçlığın yerini motivasyona bırakması için bizi neyin sinirlendirdiğini bulmamız yeterli. Ardından da arzuladığımız şeye nasıl ulaşacağımıza dair yollar aramalıyız” diyor Waines. Neden Merve nin işi sizinkinden daha iyi? Çünkü siz fotokopi makinesinden habersizken o CV sini düzenliyordu ve iki ay boyunca karşısına çıkan tüm iş ilanlarıyla ilgilendi. Elbette bu, neden sizin değil de bir arkadaşınızın muhteşem bir erkekle beraber olduğunu açıklamıyor. Ama belki de siz bir türlü vazgeçemediğiniz televizyon dizilerini seyrederken o dışarıda yeni insanlarla tanışıyordu.

Sorun: Kızgınlık

Çözüm: Harekete Geçmek

Ayağınızı vuran ayakkabınıza kızdığınızda bile ağzınızdan bir sürü kötü laf dökülüveriyor. Elbette bu, can sıkıcı bir durum ama en ufak olayda bile dişleriniz gıcırdamaya başlıyorsa dikkat!

Vücudun tepkisi: Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çok hassas kişilerin kalp krizine yakalanma oranı, sakin olanlara göre yüzde 2,7 daha fazla. Her olaydan kolayca etkilenen bir yapıya sahip olanlar, en ufak olayda bile boğazlarına bir şey tıkanmış gibi hissetmeye başlar. Bunun sonucunda da harap olmuş sinirlerle, her an kavga etmeye hazır hale gelirler.

İlacı: “Sinir, canımızı sıkan ve değişmesini istediğimiz konular hakkında bizi uyarır. Burada önemli olan kendinize daha fazla sorun çıkarmadan kızgınlığınızla başa çıkabilmeniz” diye açıklıyor sinir tedavi uzmanı Mike Fisher. Ayrıca ani tepkiler vermek, sonrasında pişman olacağınız sözler sarf etmenize veya hareketlerde bulunmanıza neden olabilir. Bunu önlemek için tepkinizi ortaya koymadan önce kendinize biraz zaman tanıyıp sakinleşmeniz daha faydalı olacaktır. Eğer rahatsızlığınız devam ediyorsa mantıklı bir tepkiyle bunu dile getirmeniz daha doğru olur. İş yerinde üstünüz olan kişiye bağırarak tepki vermek yerine ondan bir randevu isteyin ve sizi kızdıran konuyu sakince tartışın.

Sorun: Dengesizlik

Çözüm: Yaratıcılık

Kahkahalarla gülerken aniden gözyaşları içinde mi kalıyorsunuz? İyimser ve kötümser hava birbirini kovalıyor ya da yemeğin ortasında canınız tatlı mı çekiyor? Sürekli dengesiz davranışlarda bulunuyor olmak sizi yoruyor mu? İnanın bu durum en az sizin kadar kendini tetikte hisseden erkek arkadaşınızın da canını sıkıyor.

Vücudun tepkisi: Herkes zaman zaman dengesizlikler yaşar. Ancak bu ruh haliniz yataktan çıkmanızı engelliyor ya da kulüplerde sabahlara kadar içki içmenizi beraberinde getiriyorsa yaşam kalitenizi etkiliyor demektir.

İlacı: İç kapanıklıklarını sanata döken pek çok isim gibi siz de ruh halinizdeki gelgitleri yaratıcılığa kanalize edebilirsiniz. Klasikler arasına girecek bir kitap yazamasanız bile içinizde yaşadığınız dengesizlikleri sağlığınızı etkilemeyecek şekilde kullanabilirsiniz. Waines, her duygunuza uygun bir renk vermekle işe başlamanızı öneriyor: “Örneğin, sarı heyecanı, pembe sakinliği, maviyse modunuzun düşük olduğu anları ifade edebilir. Ardından bu üç renge uygun bir aktivite listesi hazırlayın.” Yeni bir spora başlamak, morali bozuk olan arkadaşınıza destek olmak; ancak enerjinizin yüksek olduğu zamanlarda yapabilecekleriniz. Bir sergi gezmek ya da arkadaşlarınızla bir öğle yemeği yemekse nispeten az enerjiye ihtiyaç duyacağınız anlarda yapabileceğiniz aktiviteler. Moralinizin bozuk olduğunu hissettiğiniz zamanlardaysa bir komedi filmi izlemeyi ya da yogaya başlamayı tercih edebilirsiniz. İşte bu kadar basit.

Sorun: Suçluluk Duygusu

Çözüm: İletişim Kurmak

İstediklerimiz yerine yapmak zorunda olduklarımızı yerine getirme eğilimindeyizdir. Neden mi? Elbette bencil olmamaya ve mümkün olduğunca iyi bir birey olmaya çalıştığımız için! Bu yüzden evinizde rahat edemeyen annenizden ya da yanlışlıkla çarptığınız lambadan bile özür diler durursunuz. Ya da arkadaşınız sizin organize ettiğiniz bir akşam yemeğinde ağlamaya başlarsa kendinizi bundan sorumlu hissedersiniz.

Vücudun tepkisi: Amerika da yapılan araştırmalar, mükemmeliyet arayışıyla kronik baş ve mide ağrıları arasındaki direkt ilişkiyi ortaya koyuyor. Buna bağlı olarak suçluluk duygusuyla kendini yiyip bitiren kimselerin bulimiya türü hastalıklara yakalanma riskleri daha fazla oluyor.

İlacı: Waines, suçluluk duygusunun insanlardan ve dış dünyadan uzaklaşmaya yol açabileceği konusunda uyarıyor. Örneğin bir arkadaşınızı üzmüş olmanız sonucunda ortaya çıkan suçluluk duygusu, defansif bir tavırla o kişiyle bir daha görüşmemeye varabiliyor. Bu durumda objektif gerçeklerden çok duygularımızla hareket etmiş oluyoruz. Bir daha kendinizi güçsüz hissettiğinizde yaptığınız hatayı düşünüp durmak yerine davranışınızın sebep olduğu durumu gözden geçirin. Eğer bir arkadaşınızı incittiğinizi düşünüyorsanız ona ne hissettiğini sorun. Eğer durum düşündüğünüz gibiyse çözüm basit: Özür dilemek ve ilişkinize kaldığı yerden devam etmek. Bu süreçte de daha az hassas olup durumun farkında olan tek kişinin siz olduğunuz fikrinden kurtulmalısınız.

Gonderen Kadin Erkek, Kiz, Kizlartrkiz yorum Yok →

Anne ve Anne Adaylari07.29.08

Annelere ve anne adaylarına uyarılar
Anne sütü, bağışıklama takvimine uygun olarak yapılan aşılar ve düzenli hekim kontrolü, bebek ve çocukları ölümlere yol açan bir çok hastalıktan koruyor.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bebek ve çocuk sağlığına yönelik sürdürülen programların, ailelerin aktif katılımı ve desteği ile başarılı olacağını belirterek, “Anne sütü, bağışıklama takvimine uygun olarak yapılan aşılar ve düzenli hekim kontrolü, bebek ve çocuklarımızı ölümlere yol açan bir çok hastalıktan korumaktadır” dedi.

Sağlık Bakanı Akdağ, yaptığı yazılı açıklamada, bebeklerin sağlıklı olarak dünyaya gelmeleri ve yaşamlarını yine sağlıklı olarak sürdürmeleri için Sağlık Bakanlığı’nca başlatılan ve sürdürülen programlar hakkında bilgi verdi, anne adaylarına uyarılarda bulundu.

Türkiye’de bebek ve çocuk ölümlerinin önemli bir bölümünün, korunabilir hastalıklar sonucu gerçekleştiğini ifade eden Akdağ, anne sütü, bağışıklama takvimine uygun olarak yapılan aşılar ve düzenli hekim kontrolünün, bebek ve çocukları ölümlere yol açan bir çok hastalıktan koruduğunu kaydetti.

Çocuk sağlığı konusunda gerçek bir değişimin, ancak ulusal ve uluslararası politikaların kararlı ve sürekli olmasıyla sağlanabildiğini belirten Akdağ, gelecek kuşakların daha sağlıklı olması için anne, bebek ve çocuklara yönelik sağlık hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması gerektiği bildirdi. Akdağ, bu nedenle, Dünya Sağlık Günü’nün 2005 yılı temasının, “Her Anne ve Çocuk Değerlidir” olarak belirlendiğini belirterek, hamile tüm bayanların gebelikleri süresince hekim kontrolünde olmaları ve doğumlarını bir sağlık kuruluşunda yapmalarının, anne ve doğacak bebeğin sağlığı açısından çok önemli olduğunu vurguladı. Akdağ, şunları kaydetti:

“Gebelik süresince, anne adayının bir sağlık personeli tarafındandüzenli olarak izlenmesi, anne ve doğacak bebeğin yaşamını olumsuz etkileyebilecek sorunlar için önlem alınmasını sağlamaktadır. Hamilelik süresince düzenli olarak yapılan hekim kontrolüyle, bebeğin anne karnında oksijensiz kalması, erken doğum, annenin gebelik zehirlenmesi ve ‘düşük doğum ağırlıklı’ bebek doğumu gibi anne ve bebeği etkileyen hastalık ve durumlar önceden fark edilerek önlem alınabilir.”

Akdağ, bebeklerin doğum sonrasında da düzenli hekim kontrolünde olmalarının, sağlıklı gelişimleri açısından çok önemli olduğunu, bebekve çocuklarda ölümlere yol açan bir çok hastalığın, düzenli hekim kontrolünde ve erken teşhisle önlenebildiğini bildirdi.

ANNE SÜTÜNÜN FAYDALARI
Anne sütünün içerdiği yüze yakın yararlı maddeyle, bebekler için ilk 6 ay mükemmel tek besin olduğunun altını çizen Akdağ, anne sütüylebeslenen bebeklerin hastalıklara karşı daha dirençli olduklarını dile getirdi. Emzirmenin son derece sağlıklı ve doğal bir yöntem olduğuna işaret eden Akdağ, şöyle devam etti:
“Her hamile bayanın vücudunda, hamilelik süresinde bebeğini emzirebilmesi için gerekli değişimler olmaktadır. Bu yüzden her anne emzirme yeteneğine sahiptir. Önemli olan bu yeteneği uygun şekilde kullanabilmektir. Loğusalık döneminde sütün bol şekilde gelmesi için; annenin bebeğini sık sık emzirmesi ve bol miktarda sıvı tüketmesi gerekmektedir. Emzirmede en rahat pozisyon seçilmeli, bebeğin baş ve gövdesi tam olarak anneye dönük olmalıdır. Emzirme meme başından değil, meme başı çevresindeki koyu renkli kısmı kaplayacak şekilde yaptırılmalıdır. Anne sütü, bebeklerin normal büyümesi ve gelişimini sağlayacak en ideal yapıdadır. Hiçbir yiyecek ve içecek anne sütünün yerini tutamaz.Anne sütüyle beslenen bebeklerde; ishal, kulak enfeksiyonları, astım, alerjik ve solunum sistemi hastalıkları çok daha az görülür. Anne sütüayrıca bebekleri bakteriyel menenjite karşı korur ve içerdiği yararlı maddelerle bebeklerin bağışıklık sistemlerinin gelişimini kolaylaştırır.”

BEBEK VE ÇOCUKLARA YÖNELİK AŞI FAALİYETLERİ
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, BCG verem, çocuk felci, difteri-boğmaca-tetanos karma aşısı, kızamık ve hepatit B aşılarının tamamının sağlık ocakları ve ana çocuk sağlığı merkezlerinde ücretsiz yapıldığını belirterek, şöyle devam etti:
“Bakanlık olarak bebek ve çocuklarımız için uyguladığımız aşılamatakvimine göre; aileler bebekleri doğar doğmaz hepatit B, iki ay dolunca BCG verem, difteri- boğmaca-tetanos karma aşısı, ağızdan çocukfelci aşısı, hepatit B, üç ve dört ay dolunca, difteri-boğmaca-tetanoskarma ile ağızdan çocuk felci aşısı, dokuz ay dolunca kızamık ve hepatit B, 16-18 ay dolunca yine difteri-boğmaca-tetanos karma aşısı ile ağızdan çocuk felci pekiştirme dozunu ücretsiz yaptırabilmektedir. Okul dönemi çocuklar için ilköğretim birinci sınıfta ‘erişkin tipidifteri dozu’ içeren tetanos-difteri aşısı, ağızdan çocuk felci, kızamık ve verem aşıları uygulanmaktadır.”

Akdağ, Sağlık Bakanlığı’nca bebek ve çocukların sağlığına yönelik sürdürülen programların, ailelerin aktif katılımı, destek ve ilgisiylebaşarılı olacağına dikkati çekti.

Gonderen Cocuk Sagligi, Kiz, Kizlartrkiz yorum Yok →

Etiketler: » » »

Kozmetik ve Alerji07.29.08

Kozmetikler ve allerji
formda Hatırı sayılır miktarda para ödeyerek bir nemlendirici aldınız… Ürün size “hipoallerjenik” olarak sunulduğu ve “kaliteli” bir marka olduğu için tereddüt etmeden kullanmaya başladınız. 2-3 gün sonra yüzünüzde kızarıklık ve kaşıntı başladı ve gittikçe artan bir dermatit (egzama) tablosu ortaya çıktı… Bu durum özellikle hanımlar arasında oldukça sık rastlanan bir talihsizliktir. Kullanılan kozmetik madde allerji yapmıştır. Hem de “hipoallerjenik” (allerji yapma ihtimali zayıf) olduğu halde. Kullanılan ürün hipoallerjenik değil ise, ciltte dermatit oluşturma riski şüphesiz daha da fazla olacaktır.

Kozmetikler niçin dermatit yapıyor?
Sağlık ve güzelleşmek için kullanılan bu ürünlerin cilde zarar vermeyecek şekilde üretilmesi gerekmez mi? Bu maddelerin denetimi yok mu? Ne yazık ki ülkemizde gıda maddelerinin üretimi bile kontrol ve denetim altına alınamamıştır ve kozmetikler için böyle bir beklenti içinde olmak fazlaca “iyimserlik” olacaktır. ABD ‘de yapılan araştırmalarda kozmetik maddeler içinde 2983 adet kimyasal madde olduğunu ve bunların 884 tanesinin toksik özellikte olduğu belirlenmiştir.

Kozmetiklerle allerji nasıl gelişir?
Bu konu tamamen kişinin cilt yapısı ve bağışıklık sistemi ile ilişkilidir. Bağışıklık sistemi organizmayı yabancı maddelerden korumak üzere programlanmıştır. Bunlar genellikle bakteriler, virüsler ve tümörleşen hücrelerdir. Bağışıklık sistemi hergün hücrelerimizi adeta tek tek kontrol ederek vücudun “sağlık durumunu” idame ettirir. Maalesef bazı kişilerde kozmetikler ve sanitasyon maddeleri (ör: sabun) içindeki partiküller zararlı madde olarak algılanır ve vücutta bunlara karşı “dermatit” ile sonuçlanacak reaksiyon (tepkime) başlatılır.

Kozmetikler 2 farklı dermatite neden olur:
“Allerjik kontakt dermatit” ve “İrritan kontakt dermatit”. Birincisi adın da anlaşıldığı gibi doğrudan doğruya kozmetiklere allerji gelişmesiyle ortaya çıkar. Önceden herhangi bir allerjen maddenin teması ile duyarlanmış deriye aynı maddenin tekrar temas etmesi ile ortaya çıkan bağışıklık sistemi aracılıklı bir reaksiyondur. Kontakt dermatit tanısı konan hastaların yaklaşık % 25-30 kadarını allerjik kontakt dermatit oluşturmaktadır. Allerjene karşı gelişen duyarlılık haftalarca, yıllarca hatta çoğu kez bütün bir ömür boyu devam edebilir. Allerji gelişmiş olan maddeye her temas edildiğinde, dermatit bulguları ortaya çıkar İrritan kontakt dermatit ise kozmetik ve sanitasyon ürünleri içindeki “tahriş edici” maddelere bağlı olarak ortaya çıkar. Deriye dışardan temas eden bir takım tahriş edici maddelerin oluşturduğu immünolojik olmayan, yani bağışıklık sistemi tarafından başlatılmayan reaksiyonlardır. Tüm kontakt dermatit olgularının ortalama %70’ini oluşturur. Maddelerin toksik etkisine bağlı olarak ortaya çıkar. Önceden duyarlılık kazanılmış olması gerekmez ve maddeyle ilk kez temas edilmesi sonrasında bile meydana gelebilir.

Kozmetik allerjilerine nasıl tanı konur?
Bu tür kontakt (temas) allerjilerinde uyglanan özel bir tanı yöntemi vardır. Yama testi (patch test) adı verilen ve vücutta temas allerjilerine neden olduğu bilinen temel maddeleri içeren bu test sırt bölgesine uygulanır ve kişinin allerjik olduğu maddeler belirlenir. Bu tespit çok önemlidir, çünkü temas allerjilerinin “kalıcı” bir tedavisi yoktur. Tek tedavi yöntemi allerji yapan maddelerden uzak kalınmasıdır. Birden fazla kozmetik ürün kullanıyorum, acaba allerjimin sebebi hangisi? Bu durumda bir allerji uzmanına başvurmanız gerekir. Kullanmakta olduğunuz kozmetik maddeler yama testine benzer bir metodla değerlendirilerek hangisinin allerji nedeni olduğu tespit edilebilir.

Kozmetik allerjilerinden korunmak mümkün mü?
Öncelikle kaliteli ve markalı ürünler tercih edilmelidir. Daha önce kullanılmamış olan bir ürün ilk kullanımda yüze ya da ellere değil, vücudun başka bir bölgesine (ör: kolun iç kısmına) ve çok az miktarda 2-3 gün süreyle uygulanmalıdır. Sözkonusu ürün uygulama bölgesinde herhangi bir reaksiyona neden olmuyor ise kullanılmaya başlanmalıdır. Bu konuda emin olunamıyor ise bir uzman doktordan yardım alınmalıdır.

Sözün özü;
Kozmetikler ve sanitasyon ürünleri, modern dünyada günlük hayatın vazgeçilemez bir parçasıdır. Bazen istenmeyen etkilere neden olsalar da onları kullanmaya devam edeceğiz. Bu nedenle, her konuda olduğu gibi kozmetikler konusunda da “bilgili” birer tüketici olmak ve sağlığımızın için en doğrusunu uygulamayı bilmek zorundayız.

Kaynak: Allerjim.Com, Dr.Zafer Çalışkaner sağlık

Gonderen Kiz, Kizlartrkiz yorum Yok →

Etiketler: »

Bazi Bazi Kizlarin Ozellikleri07.29.08

İŞTe BaZı KıZLaRıN ÖZeLLiKLeRi
1-) Brad Pitt Leonardo Di Capriovs… gibi tanımadığı insanLara aşık oLurLar.
2-) CırtLak renkLi markası we fiyatı 100 m öteden beLLi oLan “cast” ayakkabıLarın içine kot pantoLonun paçasını sokar we herkesin onLara beğeniyLe baktığını zannederLer.
3-) Dış görünüşe değiL iç görünüşe önem werdikLerini söyLeyip karşıLarına çıkan iLk yakışıkLı we beyinsiz erkeğe aşık oLurLar.
4-) OnLarın önem sırası aşağıdan yukarıya doorudur. Ayakkabının markasıpantoLonun markasıgömLeğin markası beyin…
5-) KendiLerini dünyanın en güzeL kızı zannederLer we bunu çewreye hissettirmeye çaLışırLar.
6-) Kadın HakLarı diye çığırırLar ama kamu kuruLuşLarında en hızLı onLarın işi görüLür.
7-) “Aaaaaeeyayayay iiinaaağğğğnnnmmııığğğğyyyoooğğğğğ- – - – - – - – - – rrruuuuuooommmmm m ciiidddiiiiiğğğğymiiisiiiiııııaannnn aaaaayyyyyy çuuuooookkkk tııııaaaattttLLııııaaaaa” gibi angutça bir konuşma diLLeri wardır.
8-) En PatatesLeri internete girince ortamın şahı padişahı CLaudia Schifferi oLur.
9-) OnLara göre paran oLduğu sürece adamsındır.Parasız erkek öLü erkektir.
10-) Kıçını açıkta bırakan bodyLer giyip gün boyu çekiştirirLer. Ya görünmesini istemiosan giyme!Bu ne pehriz bu ne Lahana turşusu…
11-) Edep yerLerine kadar görünecek kıyafetLer giyip “ErkekLer sapık bakıyorLar” derLer. Ya peki senin açık giyinmekteki amacın ne?Göstermekse eğer bakınca niye sapık diyorsun. Sende teşhircisin ona bakarsan…
12-) Bir erkek kötü 1 şey yaptığında “Erkek diiLmi hepsi aynı” derLer. Bende geçen sokakta 1 hayat kadını gördüm. Napiim şimdi “kadın değiL mi hepsi aynı ” mı diyeyim? Aynı mantık ona bakarsan…
13-) MesajLarında “canımşekerim1 tanem” gibi sıfatLarı resmi oLdukLarı kişiLere yazar sonrada “umut wermedim ki ben” diye zeytinyağı moduna geçerLer.
14-) Erkeğin yaptığı her işe “ben de yaparım ne farkım war” diye atLarLar.
15-) Sokakta bağıra bağıra anıra anıra güLerLer we siz ona kınayarak baktığınızda siz geçene kadar durup siz geçer geçmez.”KİKİKİKiiikklkkkiikkl” diye bağırırLar.
16-) Kot pantoLonu çizmenin içine sokup şebek oLurLar.
17-) DuwarLarına Gökhan Özen posterLeri yapıştırıp “aşkııııaaaıııaıaıaıaım yaaaaaağğğğğ” diye arkadaşLarıyLa ayin yaparLar.
18-) 1 PLaza topuk giyip yürürken Yao Ming oLurLar. Yürüyemiyosan giyme ya… ALLA ALLA…
19-) Gitar(ki ben çaLıyorum) bağLama vs çaLan erkekLerin dibine girip bir o yana bir bu yana kafa saLLayarak yavşarLar.
20-) YüzLerini fondotene ruja carta curta buLarLar.
21-) Sınıfta ağLayıp sızLarLar nedensiz yere…
22-) “Ay arabeskmi dinLiyosun iiğğğğğğwweeeennnnçç” diyip biLgisayarLarında İbrahim TatLıses’in tüm aLbümLerini buLundururLar.
23-) SeninLe mesLeğinarabanokuLunparanayakkabın vs gibi her şeyin için beraber oLabiLirLer. Karakterin we beynin hariç…
24-) 1 BirayLa sarhoş oLup geceyi mahwederLer.
25-) OkuL etekLerini kısaLtırLar.
YaLaNSa YaLaN DiYiN / Not : alintidir /

Gonderen Kiz, Kizlartrkiz yorum Yok →

  • You Avatar
    Trkiz.Com Sitesine Hosgeldiniz. Sitemizde Kizlar hakkinda bilgiler Kadin Sagligi, Kadinlar, Kiz, Kizlar, Anne Cocuk, Dogum, Gebelik, Estetik, ev dekor, Moda stil, Yemek Tarifleri, Diyet fitness, itiraf, kadin haklari, Mirc, Chat Sohbet, Kiz Sohbet, kiz Chat, Kizlarla Chat, kizlarla Sohbet, Haber, Evlilik, Cinsellik, Yasam, Saglik, bayan, bayanlar, Kadinca, Diyet, Guzellik, Guzellesme, Ask, Diyet, Astroloji Makyaj, Siirler, Sozler, mesajlar ve yakisiklilar bulunmaktadir . ^_*

Trkiz.Com Kiz Kizlar:
Nicknizi Yazip:

mirc mircturkce turkcemirc mircsite mircarama indirmirc chatmirc mirchat
bedava sohbet gazete gazeteler turkchat oyun mirc indir odev hikaye