Guzellik Ugruna Yapilan Yanlislar08.03.08

Kusursuz ve bakımlı el ve ayaklar, kadın zarafetinin göstergesidir. Peki ya el ve ayakların güzelliği sağlıktan önemli mi? Uzmanlar, el ve ayak hijyenine dikkat edilerek dolaşım bozukluğu, mantar ve eklem hastalıkları gibi birçok hastalığın oluşumunu engellemenin mümkün olduğunu bildirdi.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ortopedi Ana Bilim Dalı ndan Ortopedist Dr. Cemal Kazımoğlu, IHA muhabirine yaptığı açıklamada, el ve ayakların insanların dış ortamla sürekli ilişki kurmasını sağlayan vücudun çok önemli parçaları olduğunu vurgulayarak, Tüm vücut kemiklerimizin sağlıklı olması için her şeyden önce kemik metabolizması için gerekli beslenme şekline özen gösterilmeli ve el-ayak hijyenine dikkat edilmelidir. dedi.

Vücudun tüm yükünü taşıyan ayaklara özel bakım uygulamak gerektiğine dikkat çeken Kazımoğlu, bunun özellikle şeker hastaları için hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Ayakkabı seçerken ayak anatomisini zorlamayacak rahat ayakkabılar tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Ortopedist Dr. Kazımoğlu, Ayak hijyenine yine çok dikkat edilmelidir. Tırnak kesimi düzgün yapılmalıdır. Ayak cildi, mantar ve diğer birçok deri hastalıklarına yatkın cilttir. Temiz tutulması çok önemlidir. Ayağı terleten çorap ve ayakkabıları kullanmaktan kaçınarak mantarı engelleyebiliriz. Dolaşımı rahatlatmak için ara sıra bacak elevasyonu yani bacaklarımızı yukarı kaldırarak yapacağımız egzersizler de faydalıdır. diye konuştu.

Manikür ve pediküre dikkat

Kazımoğlu, uygunsuz ortamlarda yapılan manikür ve pedikürden doğabilecek rahatsızlıklara karşı da şu uyanlarda bulundu:

Uygunsuz ortamlarda yapılan manikür ve pedikürden sonra, en sık olarak tırnak yatağı enfeksiyonu görülür. Yeterli sterilizasyonun sağlanmadığı aletlerin kullanımı, enfeksiyon için zemin hazırlar. Yanlış tırnak kesimine bağlı olarak tırnak batması da gelişebilir. Kısacası, güzelleşmek uğruna sağlığımızdan olmamak için dikkat edilmeli.

 

Ayak sağlığı için her şeyden önce sıkı olmayan, rahat ve alçak topuklu ayakkabıların tercih edilmesini isteyen Dr. Kazımoğlu, Ayakkabının tabanı yumuşak olmalı. Ayak numarasına uygun ayakkabı giyilmeli. Kemik şeklini, çok dar ya da çok geniş ayakkabıların bozacağı unutulmamalı. Ayağı terletebilen spor ayakkabılar çok uzun süre kullanılmamalı. Hijyen açısından da başkalarının ayakkabıları kesinlikle giyilmemeli. dedi.

Ort. Dr. Cemal Kazımoğlu, yüksek topuklu ayakkabıların, ayağa binen yük dağılımını değiştirdiğini kaydederek, Değişen yük dağılımı, ayağın özellikle birinci parmağında yani başparmağında olmak üzere belli yerlerinde aşırı zorlamalara ve deformiterlerin oluşmasına sebep olur. Bunun sonucunda ise ameliyat gerektiren çeşitli rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. diye konuştu.

Ort. Dr. Cemal Kazımoğlu, yaşlanmayla birlikte el ve ayaklarda karşılaşılan problemlerle ilgili olarak da şunları söyledi:

 

Yaşlanma ile beraber ei ve ayaklarda karşılaşılan en sık problem, halk arasında kireçlenme olarak bilinen eklem dejenerasyonudur. Kemik kalitesinin azalmasına bağlı ortaya çıkan bir çok deformite, yaşlılarda sık karşılaşılan durumlardır. Bunların temelinde ise vücudun genel sağlığı ile ilgili farklı problemler yatmaktadır. Yine de özenli bakım ve doğru ayakkabı seçimi ile bu tür dejenerasyonların bir kısmı önlenebilir

Posted in Kadin Erkek, Kiz, Kizlarwith No Comments →

Romantizm Yontemleri08.03.08

“Seni seviyorum” deyin.

Birbirinize sevgiyle sarılın.

Evrak çantasına ya da TV ekranına bir aşk notu bırakın.

Her zaman dinlediği radyodan, ikinizin ortak aşk şarkısını istekte bulunun.

Yatağına çiçek yapraklarını serpin.

Bir yazı ya da mail gönderin ya da telefonuna haylaz mesajlar çekin.

Aynaya rujunuzla ya da karşınızdaki duvara karanlıkta fosforlu görünen bir kalemle “Seni seviyorum” yazın.

Evin dört bir yanını kokulu mumlarla süsleyerek sadece mum ışığında, romantik müzikler ve şarap eşliğinde bir gece geçirin.

Yıldızları izleyin. Bahçede uzanın ve adlarını biliyorsanız takımyıldızlarını görmeye çalışın.

Yatakta kahvaltıyı yapın ya da yemek yiyin. Afrodizyak bir yemek hazırlayarak tüm bunları daha da özel kılabilirsiniz

Bahçede piknik yapın.

Bir bot kiralayın.

Kanoya binmek, romantik bir nehirde kürek çekmek ya da motor bot üzerinde sakin bir gezinti seçeneklerinden birini tercih edebilirsiniz.

Yorganlarınızı alın, iki fincan sıcak çikolata yapın ve kanepeye ya da ateşin önüne sokulun

Posted in Erkekler, Kadin Erkek, Kiz, Kizlarwith No Comments →

Gelin Olmak08.03.08

Hayatınızın en özel kıyafetinin nasıl olmasını isterdiniz? Vücut yapınız hangi modellere uygun? Hangi modelleri tercih etmelisiniz? İşte evlilik hazırlığındaki gelin adaylarına mini gelinlik rehberi…

Hayatınızın en güzel gününü planlıyorsunuz… Sevdiğiniz, gönül verdiğiniz insanla artık hayatınızı birleştirip, ortak bir yaşantı kurmak için adım atma hazırlıkları içindesiniz. Elbette o özel günde en güzel, en görkemli, en kusursuz olmayı istiyorsunuz. Ama hala kafanızda tasarladığınız gelinlik modelini bulabilmiş değilsiniz. Oysa öyle çok model, seçenek var ki! Yeter ki bedeninize uygun ve rahat edebileceğiniz bir gelinlik seçmesini bilin. İşte size ipuçları…

 

 

Kemikli bir yapıya sahipseniz kabarık gelinlikler ilk tercihleriniz arasında olabilir. Eğer köprücük kemiğiniz göze çarpıyorsa, ince askılardan sakının.

Narin bir yapıya sahipseniz, sizi boğacak hacimli gelinliklerden uzak durun, vücudunuzu daha saran gelinlikleri tercih edin.

Kilolu iseniz şeritsiz kabarık gelinlikler alt kısımlardaki kilolarınızı saklayacaktır. Üst bedeninizi ise boyunlu modellerle dengeleyebilirsiniz.

Geniş bir bedene sahipseniz, dar korseli gelinliklerden kesinlikle uzak durun. Omuzları kapalı modeller sizi olduğunuzdan geniş gösterebilir.

Göğüslerinizin büyük olduğunu düşünüyorsanız, üst bedende çok aşırıya kaçmamak kaydıyla dar ve yukarı doğru kesime sahip modelleri tercih edebilirsiniz. İnsanların yüzünüze bakmasını istiyorsanız, açık ve fazla dar gelinliklerden kaçının.

Uzun boylu iseniz sizin için her gelinlik modeli uygun olabilir. Ancak uzun kollu modelleri tercih etmeyin. Yukarı kesime sahip gelinlikler sizi olduğunuzdan uzun gösterebilir.

Düşük belli iseniz, omuzlardan dikey olarak inen ve çok geniş eteği olan modeller sizin için ideal. Dar kesimli modellerden kesinlikle uzak durun.

 

 

 

PROVALARA DİKKAT

 

 

Model tercihinizi yaptıktan sonra kullanacağınız iç çamaşırı, ayakkabı ve aksesuarlarınızı hemen hazırlayın.

Sutyen ve ayakkabılarınızdaki küçük bir değişiklik, gelinliğinizde potluklara neden olabilir.

Gelinliğin ilk provasını düğün gününüzden 6 hafta önce yapın ve stiline, renklerine ve bedeninizdeki duruşuna dikkat edin. İçinize sinmeyen bir modeli kesinlikle diktirmeyin.

Posted in Kadin Erkek, Kiz, Kizlarwith No Comments →

Guzellik ve Ruh Hali08.03.08

Karanlık düşünceler ve kötü bir ruh hali hem fiziksel hem de duygusal olarak sizi etkiler. Korkmayın; neşeli ve pozitif olmak o kadar da zor değil.

Her zaman çok anlaşılır olmasa da zihin ve beden arasında güçlü bir bağ var. Amerika da yapılan araştırmalara göre stres altındaki kadınların kolesterolü diğerlerine göre daha yüksek. Neşeli olduğumuz zamanlardaysa bedenimiz de buna aynı şekilde tepki veriyor. Ayrıca endişe anlarında kalbimiz sıkışıyor, midemize kramplar giriyor ve kaslarımız geriliyor. İngiliz refleksoloji derneği üyesi Simon Duncan, “Hastalıklarımızın yüzde 75 i stresle bağlantılıdır ve/veya onun tarafından tetiklenir. Kızgınlık gibi negatif duygularımızı organizmamızı bozacak şekilde vücudumuzun çeşitli noktalarında yoğunlaştırma eğilimindeyizdir” diye uyarıyor. Neyse ki duyguları kontrol etmek ve negatif hisleri pozitif düşüncelere dönüştürmek elimizde. Yalnızca bizi neyin sakinleştireceğini bilmemiz ve içimizi kaplayan gri bulutların yerine pırıl pırıl güneş ışığını almamız yeterli. Çok da zor sayılmaz değil mi?

Sorun: Panik

Çözüm: Performans

İşteki bir sunum sırasında terden sırılsıklam oluyorsunuz. Ya da bir davete geldiğinizde hiç kimseyi tanımadığınızı fark ediyorsunuz. Altı aydır tüm duygularınızı altüst etmiş olan erkek arkadaşınız ilişkinizi bitirmek istiyor. Hangisi daha kötü? Bu tip durumlarda kendi kapasitenizin farkında olsanız da sinir hücrelerinize söz geçiremiyorsunuz.

Vücudun tepkisi: Kaygı, bedeni korumacı bir duruma sokar, beyin ise kortizol ve adrenalin gibi stres hormonları salgılamaya başlar. Kortizol salgılanmasındaki artış kan basıncını yükseltir, baş ve kas ağrılarına sebep olur. Organizma ise midedeki yağı tutar ve bu da kalp sorunlarına yol açabilir.

İlacı: İyi haber; stres hormonlarından faydalanabiliyor olmamız. “Adrenalin, konsantrasyonu artırır ve paniğe dönüşmeyen kaygı bir konuşma sırasında başarılı olmanızı sağlar” diyor ruh sağlığı üzerine kitap yazmış olan Alison Waines. Şu rahatlama tekniğini deneyebilirsiniz: Kaygılanmaya başladığınız sırada baş parmağınızla el ayanıza masaj yapın ve derin nefes alın. “Bu egzersiz korku ve kaygıya neden olan ana sinir ağı üzerinde etkilidir” diye açıklıyor Duncan. Bu egzersizi birkaç dakika uygulamak enerjiyi yönlendirir ve stresi azaltır. Adrenalin sayesinde duyularımız hassaslaşır ve daha sosyal hale geliriz. “Adrenalin yükseldiğinde kendimizi enerjik ve güçlü hissederiz. Bu, neşe ve sevinç hormonudur” diye ekliyor Waines.

Sorun: Kıskançlık

Çözüm: Motivasyon

En yakın arkadaşınız terfi etti ve bir ay içinde, gülümsemesiyle her kadının kalbini metrelerce uzaktan çalabilecek o adamla evleniyor. Şehrin merkezindeki o rüya gibi evde çok az bir kira karşılığında oturuyor ve 36 beden bir eteğe hiç zorlanmadan giriveriyor. Bu kadın resmen hayallerinizi çalıyor!

Vücudun tepkisi: Bu tip durumlar derin hislerimizi ve kişisel isteklerimizi etkilemenin yanı sıra doktorlara göre midemize ve sindirim sistemimize de ciddi hasarlar veriyor. Cosmo ya göreyse tıpkı üzerine kötü hislerimizi astığımız çamaşır ipleri gibi düşünebileceğimiz kırışıklıklarımızı derinleştiriyor.

İlacı: “Kıskançlığın olumlu yanı, istediğimizi elde edebilmek için bize cesaret vermesidir. Kıskaçlığın yerini motivasyona bırakması için bizi neyin sinirlendirdiğini bulmamız yeterli. Ardından da arzuladığımız şeye nasıl ulaşacağımıza dair yollar aramalıyız” diyor Waines. Neden Merve nin işi sizinkinden daha iyi? Çünkü siz fotokopi makinesinden habersizken o CV sini düzenliyordu ve iki ay boyunca karşısına çıkan tüm iş ilanlarıyla ilgilendi. Elbette bu, neden sizin değil de bir arkadaşınızın muhteşem bir erkekle beraber olduğunu açıklamıyor. Ama belki de siz bir türlü vazgeçemediğiniz televizyon dizilerini seyrederken o dışarıda yeni insanlarla tanışıyordu.

Sorun: Kızgınlık

Çözüm: Harekete Geçmek

Ayağınızı vuran ayakkabınıza kızdığınızda bile ağzınızdan bir sürü kötü laf dökülüveriyor. Elbette bu, can sıkıcı bir durum ama en ufak olayda bile dişleriniz gıcırdamaya başlıyorsa dikkat!

Vücudun tepkisi: Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çok hassas kişilerin kalp krizine yakalanma oranı, sakin olanlara göre yüzde 2,7 daha fazla. Her olaydan kolayca etkilenen bir yapıya sahip olanlar, en ufak olayda bile boğazlarına bir şey tıkanmış gibi hissetmeye başlar. Bunun sonucunda da harap olmuş sinirlerle, her an kavga etmeye hazır hale gelirler.

İlacı: “Sinir, canımızı sıkan ve değişmesini istediğimiz konular hakkında bizi uyarır. Burada önemli olan kendinize daha fazla sorun çıkarmadan kızgınlığınızla başa çıkabilmeniz” diye açıklıyor sinir tedavi uzmanı Mike Fisher. Ayrıca ani tepkiler vermek, sonrasında pişman olacağınız sözler sarf etmenize veya hareketlerde bulunmanıza neden olabilir. Bunu önlemek için tepkinizi ortaya koymadan önce kendinize biraz zaman tanıyıp sakinleşmeniz daha faydalı olacaktır. Eğer rahatsızlığınız devam ediyorsa mantıklı bir tepkiyle bunu dile getirmeniz daha doğru olur. İş yerinde üstünüz olan kişiye bağırarak tepki vermek yerine ondan bir randevu isteyin ve sizi kızdıran konuyu sakince tartışın.

Sorun: Dengesizlik

Çözüm: Yaratıcılık

Kahkahalarla gülerken aniden gözyaşları içinde mi kalıyorsunuz? İyimser ve kötümser hava birbirini kovalıyor ya da yemeğin ortasında canınız tatlı mı çekiyor? Sürekli dengesiz davranışlarda bulunuyor olmak sizi yoruyor mu? İnanın bu durum en az sizin kadar kendini tetikte hisseden erkek arkadaşınızın da canını sıkıyor.

Vücudun tepkisi: Herkes zaman zaman dengesizlikler yaşar. Ancak bu ruh haliniz yataktan çıkmanızı engelliyor ya da kulüplerde sabahlara kadar içki içmenizi beraberinde getiriyorsa yaşam kalitenizi etkiliyor demektir.

İlacı: İç kapanıklıklarını sanata döken pek çok isim gibi siz de ruh halinizdeki gelgitleri yaratıcılığa kanalize edebilirsiniz. Klasikler arasına girecek bir kitap yazamasanız bile içinizde yaşadığınız dengesizlikleri sağlığınızı etkilemeyecek şekilde kullanabilirsiniz. Waines, her duygunuza uygun bir renk vermekle işe başlamanızı öneriyor: “Örneğin, sarı heyecanı, pembe sakinliği, maviyse modunuzun düşük olduğu anları ifade edebilir. Ardından bu üç renge uygun bir aktivite listesi hazırlayın.” Yeni bir spora başlamak, morali bozuk olan arkadaşınıza destek olmak; ancak enerjinizin yüksek olduğu zamanlarda yapabilecekleriniz. Bir sergi gezmek ya da arkadaşlarınızla bir öğle yemeği yemekse nispeten az enerjiye ihtiyaç duyacağınız anlarda yapabileceğiniz aktiviteler. Moralinizin bozuk olduğunu hissettiğiniz zamanlardaysa bir komedi filmi izlemeyi ya da yogaya başlamayı tercih edebilirsiniz. İşte bu kadar basit.

Sorun: Suçluluk Duygusu

Çözüm: İletişim Kurmak

İstediklerimiz yerine yapmak zorunda olduklarımızı yerine getirme eğilimindeyizdir. Neden mi? Elbette bencil olmamaya ve mümkün olduğunca iyi bir birey olmaya çalıştığımız için! Bu yüzden evinizde rahat edemeyen annenizden ya da yanlışlıkla çarptığınız lambadan bile özür diler durursunuz. Ya da arkadaşınız sizin organize ettiğiniz bir akşam yemeğinde ağlamaya başlarsa kendinizi bundan sorumlu hissedersiniz.

Vücudun tepkisi: Amerika da yapılan araştırmalar, mükemmeliyet arayışıyla kronik baş ve mide ağrıları arasındaki direkt ilişkiyi ortaya koyuyor. Buna bağlı olarak suçluluk duygusuyla kendini yiyip bitiren kimselerin bulimiya türü hastalıklara yakalanma riskleri daha fazla oluyor.

İlacı: Waines, suçluluk duygusunun insanlardan ve dış dünyadan uzaklaşmaya yol açabileceği konusunda uyarıyor. Örneğin bir arkadaşınızı üzmüş olmanız sonucunda ortaya çıkan suçluluk duygusu, defansif bir tavırla o kişiyle bir daha görüşmemeye varabiliyor. Bu durumda objektif gerçeklerden çok duygularımızla hareket etmiş oluyoruz. Bir daha kendinizi güçsüz hissettiğinizde yaptığınız hatayı düşünüp durmak yerine davranışınızın sebep olduğu durumu gözden geçirin. Eğer bir arkadaşınızı incittiğinizi düşünüyorsanız ona ne hissettiğini sorun. Eğer durum düşündüğünüz gibiyse çözüm basit: Özür dilemek ve ilişkinize kaldığı yerden devam etmek. Bu süreçte de daha az hassas olup durumun farkında olan tek kişinin siz olduğunuz fikrinden kurtulmalısınız.

Posted in Kadin Erkek, Kiz, Kizlarwith No Comments →

  • You Avatar
    Trkiz.Com Sitesine Hosgeldiniz. Sitemizde Kizlar hakkinda bilgiler Kadin Sagligi, Kadinlar, Kiz, Kizlar, Anne Cocuk, Dogum, Gebelik, Estetik, ev dekor, Moda stil, Yemek Tarifleri, Diyet fitness, itiraf, kadin haklari, Mirc, Chat Sohbet, Kiz Sohbet, kiz Chat, Kizlarla Chat, kizlarla Sohbet, Haber, Evlilik, Cinsellik, Yasam, Saglik, bayan, bayanlar, Kadinca, Diyet, Guzellik, Guzellesme, Ask, Diyet, Astroloji Makyaj, Siirler, Sozler, mesajlar ve yakisiklilar bulunmaktadir . ^_*

Trkiz.Com Kiz Kizlar:
Nicknizi Yazip:

mirc mircturkce turkcemirc mircsite mircarama indirmirc chatmirc mirchat
bedava sohbet gazete gazeteler turkchat oyun mirc indir odev mirc indir hikayeler hikaye

TrafficRank.de kostenlose Statistik mit PageRank-Anzeige ohne Toolbar